Ana içeriğe atla

⏳🕊️ SUSUZ ORMAN GÜNLÜKLERİ – BÖLÜM 15

⏳🕊️ SUSUZ ORMAN GÜNLÜKLERİ – BÖLÜM 15


🏜️⌛ Kum Saati Kuşu – Zamanı Geri Taşıyan Kanatlar

Ormanın derinliklerinde bazı hikâyeler yalnızca fısıltılarla yaşardı. Elif, Çınar'ın anlattığı eski sırların peşinden giderken gökyüzünde sessizce süzülen tuhaf bir kuş gördü. Ne kanat sesi duyuluyordu ne de gölgesi yere düşüyordu. Sanki rüzgârın değil, zamanın içinde uçuyordu. Ve onu gören herkes gibi Elif de, geçmiş ile geleceğin aynı anda nefes aldığı bir anın içine çekiliyordu.

SUSUZ ORMAN GÜNLÜKLERİ – BÖLÜM 15 Kum Saati Kuşu

Elif, kırmızı tohumu geride bırakıp ormanın daha önce hiç gitmediği bir bölümüne yürüdü.
Ağaçlar sessizdi.
Gökyüzü durgundu.
Tam o sırada dalların arasından bir gölge geçti.
Ama bu sıradan bir kuş değildi.
Kanat çırpmıyor gibiydi.
Yine de hareket ediyordu.
Elif başını kaldırdı.
Kuşun gözlerinde garip bir ışık vardı.
Sanki yılları taşıyordu.
Bir anlığına etrafındaki her şey yavaşladı.
Rüzgâr sustu.
Yapraklar hareketsiz kaldı.
Ve uzaklardan gelen bir ses duyuldu:
“Zaman yalnızca ileri gitmez.
Onu hatırlayanlar için geri de konuşur.”
Kuş gökyüzünde bir daire çizdi.
Ardından gözden kayboldu.
Ama geride bıraktığı sessizlik, Elif'in kalbinde uzun süre yaşamaya devam etti.



Mesime Elif Ünalmış 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KIRILMADAN GÜÇLENMEK   5. Bölüm – Sessizden Söze: Duygularla Var Olmak   Hazal sabah kahvesini içerken pencereye baktı. Camın buğusuna parmağıyla bir çizgi çekti, sonra sildi. İçinde bir şeyler birikmişti ama ne olduğunu tam adlandıramıyordu. Annesinin sesi yankılandı zihninde: “Bazı şeyleri içine at, evin huzuru bozulmasın.” Bu cümle yıllardır onunla birlikteydi. Ama artık başka bir yerdeydi. Sessizlik, huzur değil, eksiklik getiriyordu. Duygularını tanımak, ifade etmek, kendini anlatmak istiyordu. Ama bunu nasıl yapacağını hâlâ tam bilmiyordu. Eşiyle olan ilişkisi zamanla bir sessizlik yarışına dönüşmüştü. Konuşmalar yüzeysel, duygular eksikti. Hazal, onunla değil, onun varlığının içinde yankılanan sessizlikle mücadele ediyordu. Çünkü baskı her zaman bağırarak gelmezdi. Bazen bir suskunluk, bazen bir “ne gerek var” cümlesi, bazen bir göz devirmeydi. Hazal, bu görünmez baskının içinde kendi sesini arıyordu. Her geçen gün biraz daha içine çekiliyor, ama bir yandan da...

KAVRAMSAL ÖYKÜLER

  Yaş Sınırı: Genel İzleyici (Tüm yaş grupları için uygundur)   Sevgi Dilek, henüz 1. sınıfa gidiyordu. Sapsarı saçları ve mavi gözleriyle çok sevimliydi. Dilek, okulun açılmasıyla yeni arkadaşlar edinmiş ve okuluna iyice alışmaya başlamıştı. Yeni şeyler öğrenmek onu heyecanlandırıyordu. Okulu çok seviyordu ve arkadaşlarını da çok değerli buluyordu. Ancak en çok arkadaşı Semra'yı seviyordu. Semra'nın babası öğretmen olduğu için başka bir okula tayin olmuştu ve Semra'dan ayrılmak zorunda kaldı. Dilek bu duruma çok üzülmüştü. Ancak annesi durumu kabul etmesi için Dilek'i karşısına alarak durumu izah etti. Annesi, Dilek'in dilediği zaman Semra'yı arayabileceğini söyledi. Dilek bunun üzerine çok sevindi. O günden sonra bütün dikkatini okula vererek yeni şeyler öğrenmeye devam etti. Aradan geçen zaman içinde arkadaşlarını aramayı da ihmal etmedi. Dilek, yeni arkadaşlar edinmeye ve sınıfında daha aktif olmaya devam etti. Semra'yla da sık sık telefonla konuşarak ...

Hatay Depreminin İkinci Yıldönümü: Yıkımın ve Umudun İzleri

  Hatay'da depremin üzerinden iki yıl geçti. Ancak, bu doğal afetin açtığı yaralar hala sarılmayı bekliyor. Depremzedeler, yaşadıkları acıları ve çaresizlikleri unutamıyor. Onların hikayeleri, bizlere dayanışmanın ve insanlığın önemini hatırlatıyor. Depremde evlerini, sevdiklerini kaybeden insanlar, yeni bir hayat kurma çabası içinde. Bu zorlu süreçte, birbirlerine destek olarak ayakta kalmaya çalışıyorlar. Her şeye rağmen umutlarını yitirmeyen depremzedeler, yarınlara daha güçlü bakma arzusu taşıyor. Depremin getirdiği yıkımın ardından, hayatlarını yeniden inşa etmeye çalışan bu insanların sesine kulak vermek ve onların yaşadığı zorlukları anlamak, hepimiz için bir sorumluluk. Bir daha bu acıların yaşanmaması için, toplum olarak bilinçli ve duyarlı olmalıyız. Bu yıldönümünde, depremzedelerin acılarını ve çaresizliklerini unutmamak için bir kez daha hatırlatmak istiyoruz: Yaşananlardan ders çıkararak, gelecekte daha sağlam adımlar atmalıyız. Bu süreçte en önemli şey, dayanışma v...