Ana içeriğe atla

🌊🪞 SUSUZ ORMAN GÜNLÜKLERİ – BÖLÜM 19

🌊🪞 SUSUZ ORMAN GÜNLÜKLERİ – BÖLÜM 19
✨🌙 Aynalı Göl – Suyun Hatırladığı Yüzler


Kayıp Harfler Adası'ndan ayrılan Elif, bu kez ormanın en sessiz köşelerinden birine ulaştı. Karşısında duran göl, diğer göller gibi görünüyordu ama yüzeyi olağanüstü derecede sakindi. Ne rüzgâr suyu hareket ettirebiliyor ne de düşen yapraklar yansımayı bozabiliyordu. Elif göle baktığında yalnızca kendi yüzünü değil, ormanın sakladığı eski hatıraları da görmeye başladı.
SUSUZ ORMAN GÜNLÜKLERİ – BÖLÜM 19 Aynalı Göl
Elif, adadan ayrıldıktan sonra uzun süre yürüdü.
Patika onu ormanın daha önce görmediği bir bölümüne götürdü.
Ağaçların arasında saklanan küçük bir göl vardı.
Su öylesine sakindi ki gökyüzü onun içinde ikinci kez yaşıyor gibiydi.
Elif kıyıya yaklaştı.
Gölün yüzeyine baktı.
Önce kendi yansımasını gördü.
Sonra görüntü değişmeye başladı.
Yeşil ormanlar...
Berrak dereler...
Gökyüzünü dolduran kuş sürüleri...
Hepsi suyun içinde canlanıyordu.
Elif gözlerini ayırmadan izledi.
Tam o anda gölün yüzeyinde ince halkalar oluştu.
Ve tanıdık bir ses duyuldu:
“Su yalnızca yansıtmaz.
Hatırlamayı da bilir.”
Elif gülümsedi.
Çünkü ormanın hikâyesi, bu kez suyun hafızasında yaşamaya devam ediyordu.



Mesime Elif Ünalmış 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KIRILMADAN GÜÇLENMEK   5. Bölüm – Sessizden Söze: Duygularla Var Olmak   Hazal sabah kahvesini içerken pencereye baktı. Camın buğusuna parmağıyla bir çizgi çekti, sonra sildi. İçinde bir şeyler birikmişti ama ne olduğunu tam adlandıramıyordu. Annesinin sesi yankılandı zihninde: “Bazı şeyleri içine at, evin huzuru bozulmasın.” Bu cümle yıllardır onunla birlikteydi. Ama artık başka bir yerdeydi. Sessizlik, huzur değil, eksiklik getiriyordu. Duygularını tanımak, ifade etmek, kendini anlatmak istiyordu. Ama bunu nasıl yapacağını hâlâ tam bilmiyordu. Eşiyle olan ilişkisi zamanla bir sessizlik yarışına dönüşmüştü. Konuşmalar yüzeysel, duygular eksikti. Hazal, onunla değil, onun varlığının içinde yankılanan sessizlikle mücadele ediyordu. Çünkü baskı her zaman bağırarak gelmezdi. Bazen bir suskunluk, bazen bir “ne gerek var” cümlesi, bazen bir göz devirmeydi. Hazal, bu görünmez baskının içinde kendi sesini arıyordu. Her geçen gün biraz daha içine çekiliyor, ama bir yandan da...

KAVRAMSAL ÖYKÜLER

  Yaş Sınırı: Genel İzleyici (Tüm yaş grupları için uygundur)   Sevgi Dilek, henüz 1. sınıfa gidiyordu. Sapsarı saçları ve mavi gözleriyle çok sevimliydi. Dilek, okulun açılmasıyla yeni arkadaşlar edinmiş ve okuluna iyice alışmaya başlamıştı. Yeni şeyler öğrenmek onu heyecanlandırıyordu. Okulu çok seviyordu ve arkadaşlarını da çok değerli buluyordu. Ancak en çok arkadaşı Semra'yı seviyordu. Semra'nın babası öğretmen olduğu için başka bir okula tayin olmuştu ve Semra'dan ayrılmak zorunda kaldı. Dilek bu duruma çok üzülmüştü. Ancak annesi durumu kabul etmesi için Dilek'i karşısına alarak durumu izah etti. Annesi, Dilek'in dilediği zaman Semra'yı arayabileceğini söyledi. Dilek bunun üzerine çok sevindi. O günden sonra bütün dikkatini okula vererek yeni şeyler öğrenmeye devam etti. Aradan geçen zaman içinde arkadaşlarını aramayı da ihmal etmedi. Dilek, yeni arkadaşlar edinmeye ve sınıfında daha aktif olmaya devam etti. Semra'yla da sık sık telefonla konuşarak ...

Hatay Depreminin İkinci Yıldönümü: Yıkımın ve Umudun İzleri

  Hatay'da depremin üzerinden iki yıl geçti. Ancak, bu doğal afetin açtığı yaralar hala sarılmayı bekliyor. Depremzedeler, yaşadıkları acıları ve çaresizlikleri unutamıyor. Onların hikayeleri, bizlere dayanışmanın ve insanlığın önemini hatırlatıyor. Depremde evlerini, sevdiklerini kaybeden insanlar, yeni bir hayat kurma çabası içinde. Bu zorlu süreçte, birbirlerine destek olarak ayakta kalmaya çalışıyorlar. Her şeye rağmen umutlarını yitirmeyen depremzedeler, yarınlara daha güçlü bakma arzusu taşıyor. Depremin getirdiği yıkımın ardından, hayatlarını yeniden inşa etmeye çalışan bu insanların sesine kulak vermek ve onların yaşadığı zorlukları anlamak, hepimiz için bir sorumluluk. Bir daha bu acıların yaşanmaması için, toplum olarak bilinçli ve duyarlı olmalıyız. Bu yıldönümünde, depremzedelerin acılarını ve çaresizliklerini unutmamak için bir kez daha hatırlatmak istiyoruz: Yaşananlardan ders çıkararak, gelecekte daha sağlam adımlar atmalıyız. Bu süreçte en önemli şey, dayanışma v...