Ana içeriğe atla

Görünmeyen Sesler – Betonun İçindeki Yaprak (Bölüm 8)



Görünmeyen Sesler – Betonun İçindeki Yaprak (Bölüm 8)

Yaş Grubu: 10 – 14  
Neden Önerilir: Çocuklara çevreyle bağ kurmanın sadece fiziksel değil, duygusal bir ihtiyaç olduğunu düşündürür.  

Lina hiç ağaç dikmedi.  
Ama ağaçsız bir sokakta büyüdü.  
Penceresinden baktığında gördüğü tek şey,  
duvarlardı.  
Gri, yüksek, suskun duvarlar.  

Bir gün öğretmen sınıfa sordu:  
“Doğayla en güzel anınız neydi?”  
Cevaplar geldi:  
“Denizde yüzmek!”  
“Ormanda yürümek!”  
“Bahçede çiçek ekmek!”  

Lina sustu.  
Çünkü onun doğası,  
betondu.  
Ve eksik olan sadece yeşil değildi.  
Eksik olan,  
bağdı.  

Okulda çevre haftası başladı.  
Herkes geri dönüşüm kutuları yaptı.  
Lina’nın kutusu boş kaldı.  
Çünkü evde plastik toplanmazdı.  
Çünkü evde doğa konuşulmazdı.  
Çünkü evde nefes almak bile lükstü.  

Bir gün öğretmen bir video izlettirdi:  
Bir çocuğun ağaca sarıldığı bir sahne.  
Lina’nın gözleri doldu.  
“Ben hiç ağaç sarılmadım,” dedi.  
Sınıf sustu.  
Çünkü bazen en büyük eksiklik,  
en basit olandır.  


Aynı gün başka bir şehirde,  
bir çocuk çöpleri ayrıştırmayı unuttuğu için azar işitti.  
Bir diğeri pikniğe gitmek istemedi çünkü “sinek var” dedi.  
Bir başkası doğayı kirlettiği için ceza aldı.  
Ve biri doğayı hiç tanımadı.  
Çünkü hiç çıkamadı.  

Çevre, sadece dışarısı değildir.  
Çevre, içimizdeki alan.  
Çevre, nefes almak.  
Çevre, ait hissetmek.  
Ve bazen çevre,  
hiç sahip olmadığın bir şeyin yokluğudur.  

O gün Lina okuldan dönerken,  
bir ağacın yanından geçti.  
Durdu.  
Elini uzattı.  
Dokundu.  
Ve ilk kez düşündü:  
“Belki de doğa,  
bizi unutmamıştır.”  

Çünkü artık biliyordu:  
Bazı eksiklikler,  
toprağa dokununca azalır.  
Ve bazen bir yaprak,  
bir çocuğun içini yeşertir.  

💧 DÜŞÜN  
Doğayla en son ne zaman bağ kurdun?  
Çevre senin için sadece dışarısı mı?  
Bir çocuğun doğaya erişimi neden önemlidir?  
Eksiklik bazen görünmeyen bir boşluk mudur?  
Çevre sevgisi, yaşanarak mı öğrenilir?  

💧 MİNİ ANKET  
Doğada en çok ne seni rahatlatır?  
☐ Sessizlik  
☐ Rüzgâr  
☐ Ağaçlar  
☐ Toprak  

Sence çevrede en büyük eksiklik nedir?  
☐ Erişim  
☐ Farkındalık  
☐ Saygı  

Yaş Grubu: 10 – 14  
Neden Önerilir: Çocuklara çevreyle bağ kurmanın sadece fiziksel değil, duygusal bir ihtiyaç olduğunu düşündürür.  

21.05.2026
Mesime Elif Ünalmış

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KIRILMADAN GÜÇLENMEK   5. Bölüm – Sessizden Söze: Duygularla Var Olmak   Hazal sabah kahvesini içerken pencereye baktı. Camın buğusuna parmağıyla bir çizgi çekti, sonra sildi. İçinde bir şeyler birikmişti ama ne olduğunu tam adlandıramıyordu. Annesinin sesi yankılandı zihninde: “Bazı şeyleri içine at, evin huzuru bozulmasın.” Bu cümle yıllardır onunla birlikteydi. Ama artık başka bir yerdeydi. Sessizlik, huzur değil, eksiklik getiriyordu. Duygularını tanımak, ifade etmek, kendini anlatmak istiyordu. Ama bunu nasıl yapacağını hâlâ tam bilmiyordu. Eşiyle olan ilişkisi zamanla bir sessizlik yarışına dönüşmüştü. Konuşmalar yüzeysel, duygular eksikti. Hazal, onunla değil, onun varlığının içinde yankılanan sessizlikle mücadele ediyordu. Çünkü baskı her zaman bağırarak gelmezdi. Bazen bir suskunluk, bazen bir “ne gerek var” cümlesi, bazen bir göz devirmeydi. Hazal, bu görünmez baskının içinde kendi sesini arıyordu. Her geçen gün biraz daha içine çekiliyor, ama bir yandan da...

Gizemli Satırlar –Küçük Bilim Kaşifi (Bölüm 5): Franklin’in Sessiz Işığı

Gizemli Satırlar – Küçük Bilim Kaşifi (Bölüm 5): Franklin’in sessiz Işığı  Hedef Yaş Grubu: 8–12 yaş   Bu seri, çocukların bilimsel merakını desteklemek ve hayal gücünü teşvik etmek amacıyla hazırlanmıştır. Hedef Yaş Grubu: 8–12 yaş   Bu seri, çocukların bilimsel merakını desteklemek ve hayal gücünü teşvik etmek amacıyla hazırlanmıştır. Ulaş o sabah kitaplığından bir kitap seçti. Kapağında spiral bir yapı vardı.   “DNA,” dedi sessizce. “Hayatın şifresi.”   İçindekiler kısmında bir isim dikkatini çekti: Rosalind Franklin. Kahvaltı masasında annesi Yasemin Hanım ona baktı:   “Bugün sıra Franklin’de mi?”   “Evet. DNA’yı fotoğraflayan kadın.”   Serdar Bey ekledi:   “Ve ne yazık ki adı uzun süre gizli kaldı.” Ulaş kitabı açtı. Sayfalarda siyah-beyaz bir fotoğraf vardı.   “Bu mu DNA’nın ilk görüntüsü?”   “Evet,” dedi annesi. “Fotoğraf 51.” Okulda öğretmeni tahtaya bir kelime yazdı: ...

KAVRAMSAL ÖYKÜLER

  Yaş Sınırı: Genel İzleyici (Tüm yaş grupları için uygundur)   Sevgi Dilek, henüz 1. sınıfa gidiyordu. Sapsarı saçları ve mavi gözleriyle çok sevimliydi. Dilek, okulun açılmasıyla yeni arkadaşlar edinmiş ve okuluna iyice alışmaya başlamıştı. Yeni şeyler öğrenmek onu heyecanlandırıyordu. Okulu çok seviyordu ve arkadaşlarını da çok değerli buluyordu. Ancak en çok arkadaşı Semra'yı seviyordu. Semra'nın babası öğretmen olduğu için başka bir okula tayin olmuştu ve Semra'dan ayrılmak zorunda kaldı. Dilek bu duruma çok üzülmüştü. Ancak annesi durumu kabul etmesi için Dilek'i karşısına alarak durumu izah etti. Annesi, Dilek'in dilediği zaman Semra'yı arayabileceğini söyledi. Dilek bunun üzerine çok sevindi. O günden sonra bütün dikkatini okula vererek yeni şeyler öğrenmeye devam etti. Aradan geçen zaman içinde arkadaşlarını aramayı da ihmal etmedi. Dilek, yeni arkadaşlar edinmeye ve sınıfında daha aktif olmaya devam etti. Semra'yla da sık sık telefonla konuşarak ...