Ana içeriğe atla

Görünmeyen Sesler – Bir Çatının Ötesi (Bölüm 5)


Görünmeyen Sesler – Bir Çatının Ötesi (Bölüm 5)

Yaş Grubu: 10 – 14  
Neden Önerilir: Çocuklara barınmanın sadece fiziksel değil, duygusal ve sosyal bir ihtiyaç olduğunu düşündürür.  

Leo’nun bir evi yoktu.  
Ama bir adresi vardı.  
Bir çadırın yanındaki taş.  
Oraya oturur, defterini açardı.  
Çünkü öğrenmek için çatı değil, kararlılık gerekirdi.  
Ama güven olmadan hiçbir bilgi yerleşmezdi.  

Gece olunca rüzgâr içeri dolardı.  
Annesi battaniyeyi ikiye katlar,  
kardeşini sarar,  
Leo’ya gülümserdi.  
“Sen güçlüsün,” derdi.  
Ama Leo güçlü olmak istemezdi.  
Sadece sıcak olmak isterdi.  

Okulda “ev ödevi” verildiğinde,  
Leo defterine bakardı.  
Ev yoktu.  
Ama ödev vardı.  
Bu çelişki, içini acıtırdı.  

Bir gün öğretmen sınıfa sordu:  
“Ev sizin için ne demek?”  
Cevaplar geldi:  
“Yatak!”  
“Televizyon!”  
“Kokusu!”  

Leo elini kaldırdı.  
“Ev,” dedi,  
“yağmur yağdığında ıslanmamaktır.  
Ve biri seni bekliyorsa,  
orada olmak istemektir.”  

Sınıf sustu.  
Çünkü Leo’nun sesi,  
duvarlardan daha sağlamdı.  

 
Aynı gün başka bir şehirde,  
bir çocuk yeni odasının perdesini seçiyordu.  
Bir diğeri taşınmaktan yorulmuştu.  
Bir başkası evde yalnız kalmaktan korkuyordu.  
Ve biri hâlâ sokakta uyuyordu.  

Barınma, sadece dört duvar değildir.  
Barınma, güven hissidir.  
Barınma, ait olmaktır.  
Barınma, eksik olanı saklamadan yaşayabilmektir.  

O gün Leo okuldan dönerken,  
çadırın önünde durdu.  
İçeri girmedi.  
Gökyüzüne baktı.  
Ve ilk kez düşündü:  
“Bir gün, bu hikâyeyi anlatacağım.”  
Çünkü artık biliyordu:  
Bazı eksiklikler, anlatıldıkça azalır.  
Ve bazen en sağlam ev,  
bir cümlede kurulur.  

💧 DÜŞÜN  
Ev senin için ne zaman sadece bir yer değildi?  
Barınmak, sadece korunmak mıdır?  
Güvende hissetmek için neye ihtiyaç duyarsın?  
Eksiklik, bazen görünmeyen bir çatıda mı saklanır?  
Bir çocuğun evi olmadan da hayali olabilir mi?  

💧 MİNİ ANKET  
Evde en çok ne seni güvende hissettirir?  
☐ Aile  
☐ Sessizlik  
☐ Sıcaklık  
☐ Rutin  

Sence barınmada en büyük eksiklik nedir?  
☐ Güvenlik  
☐ Mahremiyet  
☐ Süreklilik  

Yaş Grubu: 10 – 14  
Neden Önerilir: Çocuklara barınmanın sadece fiziksel değil, duygusal ve sosyal bir ihtiyaç olduğunu düşündürür.  

11.01.2026  
Mesime Elif Ünalmış

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KIRILMADAN GÜÇLENMEK   5. Bölüm – Sessizden Söze: Duygularla Var Olmak   Hazal sabah kahvesini içerken pencereye baktı. Camın buğusuna parmağıyla bir çizgi çekti, sonra sildi. İçinde bir şeyler birikmişti ama ne olduğunu tam adlandıramıyordu. Annesinin sesi yankılandı zihninde: “Bazı şeyleri içine at, evin huzuru bozulmasın.” Bu cümle yıllardır onunla birlikteydi. Ama artık başka bir yerdeydi. Sessizlik, huzur değil, eksiklik getiriyordu. Duygularını tanımak, ifade etmek, kendini anlatmak istiyordu. Ama bunu nasıl yapacağını hâlâ tam bilmiyordu. Eşiyle olan ilişkisi zamanla bir sessizlik yarışına dönüşmüştü. Konuşmalar yüzeysel, duygular eksikti. Hazal, onunla değil, onun varlığının içinde yankılanan sessizlikle mücadele ediyordu. Çünkü baskı her zaman bağırarak gelmezdi. Bazen bir suskunluk, bazen bir “ne gerek var” cümlesi, bazen bir göz devirmeydi. Hazal, bu görünmez baskının içinde kendi sesini arıyordu. Her geçen gün biraz daha içine çekiliyor, ama bir yandan da...

KAVRAMSAL ÖYKÜLER

  Yaş Sınırı: Genel İzleyici (Tüm yaş grupları için uygundur)   Sevgi Dilek, henüz 1. sınıfa gidiyordu. Sapsarı saçları ve mavi gözleriyle çok sevimliydi. Dilek, okulun açılmasıyla yeni arkadaşlar edinmiş ve okuluna iyice alışmaya başlamıştı. Yeni şeyler öğrenmek onu heyecanlandırıyordu. Okulu çok seviyordu ve arkadaşlarını da çok değerli buluyordu. Ancak en çok arkadaşı Semra'yı seviyordu. Semra'nın babası öğretmen olduğu için başka bir okula tayin olmuştu ve Semra'dan ayrılmak zorunda kaldı. Dilek bu duruma çok üzülmüştü. Ancak annesi durumu kabul etmesi için Dilek'i karşısına alarak durumu izah etti. Annesi, Dilek'in dilediği zaman Semra'yı arayabileceğini söyledi. Dilek bunun üzerine çok sevindi. O günden sonra bütün dikkatini okula vererek yeni şeyler öğrenmeye devam etti. Aradan geçen zaman içinde arkadaşlarını aramayı da ihmal etmedi. Dilek, yeni arkadaşlar edinmeye ve sınıfında daha aktif olmaya devam etti. Semra'yla da sık sık telefonla konuşarak ...

Hatay Depreminin İkinci Yıldönümü: Yıkımın ve Umudun İzleri

  Hatay'da depremin üzerinden iki yıl geçti. Ancak, bu doğal afetin açtığı yaralar hala sarılmayı bekliyor. Depremzedeler, yaşadıkları acıları ve çaresizlikleri unutamıyor. Onların hikayeleri, bizlere dayanışmanın ve insanlığın önemini hatırlatıyor. Depremde evlerini, sevdiklerini kaybeden insanlar, yeni bir hayat kurma çabası içinde. Bu zorlu süreçte, birbirlerine destek olarak ayakta kalmaya çalışıyorlar. Her şeye rağmen umutlarını yitirmeyen depremzedeler, yarınlara daha güçlü bakma arzusu taşıyor. Depremin getirdiği yıkımın ardından, hayatlarını yeniden inşa etmeye çalışan bu insanların sesine kulak vermek ve onların yaşadığı zorlukları anlamak, hepimiz için bir sorumluluk. Bir daha bu acıların yaşanmaması için, toplum olarak bilinçli ve duyarlı olmalıyız. Bu yıldönümünde, depremzedelerin acılarını ve çaresizliklerini unutmamak için bir kez daha hatırlatmak istiyoruz: Yaşananlardan ders çıkararak, gelecekte daha sağlam adımlar atmalıyız. Bu süreçte en önemli şey, dayanışma v...