Ana içeriğe atla


Görünmeyen Sesler – Hakkaniyetin İzinde (Bölüm 4)

Yaş Grubu: 10 – 14  
Neden Önerilir: Çocuklara adaletin yalnızca kurallarla değil, empati ve bağlamla anlaşılabileceğini düşündürür.  
Sami her sabah aynı saatte kalkardı.  
Aynı otobüse biner, aynı sıraya otururdu.  
Ama o gün farklıydı.  
Çünkü okulda bir yarışma vardı.  
Ve Sami katılamıyordu.  

Yarışma, yalnızca belirli not ortalamasının üzerindeki öğrenciler içindi.  
Sami bir puanla gerideydi.  
Ama o puan, onun hikâyesini anlatmıyordu.  
Çünkü Sami, her gün kardeşine kahvaltı hazırlıyor,  
okula yürüyerek gidiyor,  
ödevlerini gece lambasının ışığında yapıyordu.  

Öğretmen listeleri okuduğunda,  
Sami başını eğdi.  
“Yine olmadı,” diye düşündü.  
“Yine eksik kaldım.”  

Ama eksik olan neydi?  
Çaba mı?  
Zeka mı?  
Yoksa sadece görünürlük mü?  

O gün sınıfta bir tartışma başladı:  
“Adalet nedir?”  
Bir öğrenci, “Herkese aynı davranmak,” dedi.  
Bir diğeri, “Kurallara uymak,” dedi.  
Sami sessizdi.  
Ama sonra elini kaldırdı.  
“Adalet,” dedi,  
“herkese aynı ayakkabıyı vermek değil,  
herkese yürüyebileceği bir yol açmaktır.”  

Sınıf sustu.  
Öğretmen yaklaştı.  
“Sence bu yarışma adil değil mi?”  
Sami başını salladı.  
“Ben sadece şunu bilmek istiyorum,” dedi.  
“Çabam neden görünmüyor?”  

  
Aynı gün başka bir okulda,  
bir çocuk sınavda kopya çektiği için ceza aldı.  
Ama onun evinde kitap yoktu.  
Bir diğeri ödül aldı.  
Ama ödevini ailesi yapmıştı.  
Bir başkası hiç konuşmadı.  
Çünkü konuşursa fark edilecekti.  
Ve bazen fark edilmek, cezalandırılmak demekti.  

Adalet, sadece kural değil.  
Adalet, bağlamdır.  
Adalet, herkesin hikâyesini duymaktır.  
Adalet, eksik olanı fark etmektir.  

O gün yarışma yapıldı.  
Sami izledi.  
Ama içi boş değildi.  
Çünkü artık biliyordu:  
Bazı eksiklikler, yalnızca eşitlikle değil,  
hakkaniyetle azalır.  

💧 DÜŞÜN  
Adalet senin için ne zaman eksikti?  
Eşitlik ve adalet aynı şey midir?  
Çaba görünmediğinde ne hissedersin?  
Kurallar her zaman adil midir?  
Eksiklik bazen sistemin içinde mi gizlidir?  

💧 MİNİ ANKET  
Bir yarışmaya alınmadığında ne hissedersin?  
☐ Haksızlık  
☐ Yetersizlik  
☐ Kırgınlık  
☐ Alışkanlık  

Sence adaletin en büyük eksiği nedir?  
☐ Eşitlik  
☐ Empati  
☐ Esneklik  

Yaş Grubu: 10 – 14  
Neden Önerilir: Çocuklara adaletin yalnızca kurallarla değil, empati ve bağlamla anlaşılabileceğini düşündürür.  

11.05..2026  
Mesime Elif Ünalmış

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KIRILMADAN GÜÇLENMEK   5. Bölüm – Sessizden Söze: Duygularla Var Olmak   Hazal sabah kahvesini içerken pencereye baktı. Camın buğusuna parmağıyla bir çizgi çekti, sonra sildi. İçinde bir şeyler birikmişti ama ne olduğunu tam adlandıramıyordu. Annesinin sesi yankılandı zihninde: “Bazı şeyleri içine at, evin huzuru bozulmasın.” Bu cümle yıllardır onunla birlikteydi. Ama artık başka bir yerdeydi. Sessizlik, huzur değil, eksiklik getiriyordu. Duygularını tanımak, ifade etmek, kendini anlatmak istiyordu. Ama bunu nasıl yapacağını hâlâ tam bilmiyordu. Eşiyle olan ilişkisi zamanla bir sessizlik yarışına dönüşmüştü. Konuşmalar yüzeysel, duygular eksikti. Hazal, onunla değil, onun varlığının içinde yankılanan sessizlikle mücadele ediyordu. Çünkü baskı her zaman bağırarak gelmezdi. Bazen bir suskunluk, bazen bir “ne gerek var” cümlesi, bazen bir göz devirmeydi. Hazal, bu görünmez baskının içinde kendi sesini arıyordu. Her geçen gün biraz daha içine çekiliyor, ama bir yandan da...

KAVRAMSAL ÖYKÜLER

  Yaş Sınırı: Genel İzleyici (Tüm yaş grupları için uygundur)   Sevgi Dilek, henüz 1. sınıfa gidiyordu. Sapsarı saçları ve mavi gözleriyle çok sevimliydi. Dilek, okulun açılmasıyla yeni arkadaşlar edinmiş ve okuluna iyice alışmaya başlamıştı. Yeni şeyler öğrenmek onu heyecanlandırıyordu. Okulu çok seviyordu ve arkadaşlarını da çok değerli buluyordu. Ancak en çok arkadaşı Semra'yı seviyordu. Semra'nın babası öğretmen olduğu için başka bir okula tayin olmuştu ve Semra'dan ayrılmak zorunda kaldı. Dilek bu duruma çok üzülmüştü. Ancak annesi durumu kabul etmesi için Dilek'i karşısına alarak durumu izah etti. Annesi, Dilek'in dilediği zaman Semra'yı arayabileceğini söyledi. Dilek bunun üzerine çok sevindi. O günden sonra bütün dikkatini okula vererek yeni şeyler öğrenmeye devam etti. Aradan geçen zaman içinde arkadaşlarını aramayı da ihmal etmedi. Dilek, yeni arkadaşlar edinmeye ve sınıfında daha aktif olmaya devam etti. Semra'yla da sık sık telefonla konuşarak ...

Hatay Depreminin İkinci Yıldönümü: Yıkımın ve Umudun İzleri

  Hatay'da depremin üzerinden iki yıl geçti. Ancak, bu doğal afetin açtığı yaralar hala sarılmayı bekliyor. Depremzedeler, yaşadıkları acıları ve çaresizlikleri unutamıyor. Onların hikayeleri, bizlere dayanışmanın ve insanlığın önemini hatırlatıyor. Depremde evlerini, sevdiklerini kaybeden insanlar, yeni bir hayat kurma çabası içinde. Bu zorlu süreçte, birbirlerine destek olarak ayakta kalmaya çalışıyorlar. Her şeye rağmen umutlarını yitirmeyen depremzedeler, yarınlara daha güçlü bakma arzusu taşıyor. Depremin getirdiği yıkımın ardından, hayatlarını yeniden inşa etmeye çalışan bu insanların sesine kulak vermek ve onların yaşadığı zorlukları anlamak, hepimiz için bir sorumluluk. Bir daha bu acıların yaşanmaması için, toplum olarak bilinçli ve duyarlı olmalıyız. Bu yıldönümünde, depremzedelerin acılarını ve çaresizliklerini unutmamak için bir kez daha hatırlatmak istiyoruz: Yaşananlardan ders çıkararak, gelecekte daha sağlam adımlar atmalıyız. Bu süreçte en önemli şey, dayanışma v...