Ana içeriğe atla

DEĞERLİ TAŞLAR


 

Eylül, çok akıllı ve başarılı bir çocuktu; ancak ellerini yıkamaktan pek hoşlanmıyordu. Bir gün Eylül ve arkadaşları Cemre, Miray, Ayaz, Arda ve Yiğit, okul bahçesinde küçük şekilli taşlar toplamaya başladılar. Topladıkları taşları kalemliklerine ya da çantalarına koydular. Eylül, çantasının çok ağır olduğunu fark edince annesi Sema Hanım'a gösterdi. Sema Hanım çantanın içine baktığında, gelişigüzel atılmış kalemler ve içi taşla dolu bir kalemlik gördü. Gülümsedi çünkü Eylül'ün taşlara olan merakını biliyordu.

Sema Hanım, taşları bir poşetin içine koydu ve Eylül'ün çantasını temizledi. Daha sonra Eylül'e bu taşların güzel göründüğünü, ancak değerli olmadıklarını anlattı. Eylül, taşlarla oyun oynayabileceğini söyledi; ancak onları satma planı suya düşmüştü. Sema Hanım, evde bu taşlarla farklı şeyler yapabileceklerini söyledi ve poşet dolusu taşları saksının etrafına dizerek güzel bir görünüm kazandırdı. Eylül de güzel bir çiçek saksısına kavuştuğu için mutlu olmuştu. Ayrıca, ellerini temiz tutmanın ve hijyenin önemini anlamaya başlamıştı.

Bu deneyim, Eylül'ün temizlik alışkanlıklarını geliştirmesine yardımcı oldu. Artık ellerini yıkamaktan kaçınmıyor ve düzenli olarak eşyalarını temiz tutuyordu. Eylül'ün annesi, onun bu değişimini fark edince çok mutlu oldu ve onu her fırsatta teşvik etti. Eylül, temizlik ve düzenin ne kadar önemli olduğunu anlamış ve bunu hayatının bir parçası haline getirmişti.

Bir gün, Eylül ve arkadaşları okulda bir temizlik kampanyası başlattılar. Herkes sınıflarını ve okul bahçesini temizlemek için bir araya geldi. Eylül, arkadaşlarına hijyenin önemini anlattı ve ellerini yıkamaları gerektiğini hatırlattı. Bu kampanya sayesinde, okul daha temiz ve düzenli bir hale geldi. Öğretmenler ve veliler, çocukların bu çabasını takdir etti ve onları ödüllendirdi.

Eylül, temizlik ve düzenin sadece kendi sağlığı için değil, aynı zamanda çevresindeki insanların sağlığı için de önemli olduğunu anladı. Bu deneyim, onun hayatında kalıcı bir değişiklik yarattı ve temizlik alışkanlıklarını daha da pekiştirdi. Eylül, artık temizlik ve düzenin ne kadar önemli olduğunu biliyor ve bunu hayatının her alanında uyguluyordu.
   30.01.2025
Mesime Elif Ünalmış
Sorular

1. Eylül ve arkadaşları okul bahçesinde ne topluyorlardı?
  
2. Eylül neden çantasının ağır olduğunu fark etti ve annesine gösterdi?
  
3. Sema Hanım, Eylül'ün taşlarını nasıl değerlendirdi?
  
4. Bu deneyim Eylül'ün hangi alışkanlığını değiştirdi?
  
5. Eylül ve arkadaşları okulda hangi kampanyayı başlattılar?

Cevaplar

1. Eylül ve arkadaşları okul bahçesinde ne topluyorlardı?
   - Eylül ve arkadaşları okul bahçesinde küçük şekilli taşlar topluyorlardı.

2. Eylül neden çantasının ağır olduğunu fark etti ve annesine gösterdi?
   - Eylül, çantasının çok ağır olduğunu fark edince annesi Sema Hanım'a gösterdi.

3. Sema Hanım, Eylül'ün taşlarını nasıl değerlendirdi?
   - Sema Hanım, poşet dolusu taşları saksının etrafına dizerek güzel bir görünüm kazandırdı.

4. Bu deneyim Eylül'ün hangi alışkanlığını değiştirdi?
   - Bu deneyim, Eylül'ün temizlik ve hijyen alışkanlıklarını değiştirdi ve ellerini yıkama alışkanlığı kazandırdı.

5. Eylül ve arkadaşları okulda hangi kampanyayı başlattılar?
   - Eylül ve arkadaşları okulda bir temizlik kampanyası başlattılar.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KIRILMADAN GÜÇLENMEK   5. Bölüm – Sessizden Söze: Duygularla Var Olmak   Hazal sabah kahvesini içerken pencereye baktı. Camın buğusuna parmağıyla bir çizgi çekti, sonra sildi. İçinde bir şeyler birikmişti ama ne olduğunu tam adlandıramıyordu. Annesinin sesi yankılandı zihninde: “Bazı şeyleri içine at, evin huzuru bozulmasın.” Bu cümle yıllardır onunla birlikteydi. Ama artık başka bir yerdeydi. Sessizlik, huzur değil, eksiklik getiriyordu. Duygularını tanımak, ifade etmek, kendini anlatmak istiyordu. Ama bunu nasıl yapacağını hâlâ tam bilmiyordu. Eşiyle olan ilişkisi zamanla bir sessizlik yarışına dönüşmüştü. Konuşmalar yüzeysel, duygular eksikti. Hazal, onunla değil, onun varlığının içinde yankılanan sessizlikle mücadele ediyordu. Çünkü baskı her zaman bağırarak gelmezdi. Bazen bir suskunluk, bazen bir “ne gerek var” cümlesi, bazen bir göz devirmeydi. Hazal, bu görünmez baskının içinde kendi sesini arıyordu. Her geçen gün biraz daha içine çekiliyor, ama bir yandan da...

Hatay Depreminin İkinci Yıldönümü: Yıkımın ve Umudun İzleri

  Hatay'da depremin üzerinden iki yıl geçti. Ancak, bu doğal afetin açtığı yaralar hala sarılmayı bekliyor. Depremzedeler, yaşadıkları acıları ve çaresizlikleri unutamıyor. Onların hikayeleri, bizlere dayanışmanın ve insanlığın önemini hatırlatıyor. Depremde evlerini, sevdiklerini kaybeden insanlar, yeni bir hayat kurma çabası içinde. Bu zorlu süreçte, birbirlerine destek olarak ayakta kalmaya çalışıyorlar. Her şeye rağmen umutlarını yitirmeyen depremzedeler, yarınlara daha güçlü bakma arzusu taşıyor. Depremin getirdiği yıkımın ardından, hayatlarını yeniden inşa etmeye çalışan bu insanların sesine kulak vermek ve onların yaşadığı zorlukları anlamak, hepimiz için bir sorumluluk. Bir daha bu acıların yaşanmaması için, toplum olarak bilinçli ve duyarlı olmalıyız. Bu yıldönümünde, depremzedelerin acılarını ve çaresizliklerini unutmamak için bir kez daha hatırlatmak istiyoruz: Yaşananlardan ders çıkararak, gelecekte daha sağlam adımlar atmalıyız. Bu süreçte en önemli şey, dayanışma v...

KAVRAMSAL ÖYKÜLER

  Yaş Sınırı: Genel İzleyici (Tüm yaş grupları için uygundur)   Sevgi Dilek, henüz 1. sınıfa gidiyordu. Sapsarı saçları ve mavi gözleriyle çok sevimliydi. Dilek, okulun açılmasıyla yeni arkadaşlar edinmiş ve okuluna iyice alışmaya başlamıştı. Yeni şeyler öğrenmek onu heyecanlandırıyordu. Okulu çok seviyordu ve arkadaşlarını da çok değerli buluyordu. Ancak en çok arkadaşı Semra'yı seviyordu. Semra'nın babası öğretmen olduğu için başka bir okula tayin olmuştu ve Semra'dan ayrılmak zorunda kaldı. Dilek bu duruma çok üzülmüştü. Ancak annesi durumu kabul etmesi için Dilek'i karşısına alarak durumu izah etti. Annesi, Dilek'in dilediği zaman Semra'yı arayabileceğini söyledi. Dilek bunun üzerine çok sevindi. O günden sonra bütün dikkatini okula vererek yeni şeyler öğrenmeye devam etti. Aradan geçen zaman içinde arkadaşlarını aramayı da ihmal etmedi. Dilek, yeni arkadaşlar edinmeye ve sınıfında daha aktif olmaya devam etti. Semra'yla da sık sık telefonla konuşarak ...