Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eylül, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

UYUYAN BEYİNLER – Bölüm 4: Boşluğun Yankısı

UYUYAN BEYİNLER –  Bölüm 4: Boşluğun Yankısı Zeynep defterini açtığında bu kez kelimeler değil, boşluklar dökülüyordu sayfaya.   Önceki sesler hâlâ zihninde yankılanıyordu ama bu kez aralarında bir sessizlik değil—bir eksiklik vardı.   Sanki her şey söylenmişti ama hiçbir şey tamamlanmamıştı.   “Sesin Hafızası” platformu yayındaydı, sesler yükleniyordu, yorumlar geliyordu.   Ama Zeynep bir şeyin eksik olduğunu hissediyordu.   O eksik, bir boşluktu.   Ve bu boşluk, yeni bir bölümün başlangıcıydı.  Elif – Mekânın Sessizliği İlk mesaj Berlin’den geldi.   Gönderen: Elif.   Genç bir mimardı.   Ama mimarlık onun için sadece bina değil—boşlukları anlamaktı. Çocukken evlerinin salonunda hep aynı köşeye otururdu.   Orası sessizdi, ışıksızdı, kimsenin dikkatini çekmezdi.   Ama Elif orada hayal kurardı.   Duvarların arasındaki boşlukları, tavanla zemin arasındaki sessiz...

Sevgili okurlarım,

   Sevgili okurlarım Uzun süredir sessizliğimi fark etmiş olabilirsiniz. Ne yazık ki bazı teknik aksaklıklar nedeniyle blogda yeni içerikler paylaşamadım. Bu süreçte sizlerden uzak kalmak benim için oldukça zorlayıcıydı; hikâyelerin sesini duymak, yorumlarınızı okumak ve birlikte düşünmek en büyük motivasyonum. Sorunları çözmek için yoğun bir şekilde çalışıyorum ve çok yakında kaldığımız yerden, hatta daha da derin bir yerden devam edeceğim. Sabırla bekleyen, desteğini esirgemeyen herkese içtenlikle teşekkür ederim.   Yeni yazılarda buluşmak üzere… 25.09.2025 Mesime Elif Ünalmış 

Gizemli Satırlar – Küçük Bilim Kaşifi (Bölüm 4): Newton’un Sessiz Düşüşü

  Gizemli Satırlar – Küçük Bilim Kaşifi (Bölüm 4): Newton’un Sessiz Düşüşü Hedef Yaş Grubu: 8–12 yaş   Bu seri, çocukların bilimsel merakını desteklemek ve hayal gücünü teşvik etmek amacıyla hazırlanmıştır. Ulaş o sabah pencere kenarında oturuyordu. Elinde bir elma vardı. Ama bu onun için sıradan bir meyve değildi.   “Bu elma neden hep aşağıya düşüyor?” diye düşündü.   “Yerçekimi mi? Ama neden hep aynı yöne?” Kahvaltıda annesi Yasemin Hanım ona yeni bir kitap uzattı:   “Bugün sıra Newton’da.”   “Yerçekimini bulan kişi mi?”   “Evet. Ama aynı zamanda hareketin kurallarını da yazdı.”   Babası Serdar Bey ekledi:   “Ve bunu yaparken çok yalnızdı. Ama çok derin düşündü.” Ulaş kitabı aldı. Kapakta bir elma ağacı vardı. Altında bir adam oturuyordu.   “Ben de onun gibi düşünmek istiyorum,” dedi.   “Düşünmek, bazen düşmekle başlar,” dedi annesi. Okulda öğretmeni tahtaya üç yasa yazdı: ...