Ana içeriğe atla

Gizemli Satırlar – Küçük Bilim Kaşifi (Bölüm 4): Newton’un Sessiz Düşüşü



 
Gizemli Satırlar – Küçük Bilim Kaşifi (Bölüm 4): Newton’un Sessiz Düşüşü

Hedef Yaş Grubu: 8–12 yaş  
Bu seri, çocukların bilimsel merakını desteklemek ve hayal gücünü teşvik etmek amacıyla hazırlanmıştır.

Ulaş o sabah pencere kenarında oturuyordu. Elinde bir elma vardı. Ama bu onun için sıradan bir meyve değildi.  
“Bu elma neden hep aşağıya düşüyor?” diye düşündü.  
“Yerçekimi mi? Ama neden hep aynı yöne?”

Kahvaltıda annesi Yasemin Hanım ona yeni bir kitap uzattı:  
“Bugün sıra Newton’da.”  
“Yerçekimini bulan kişi mi?”  
“Evet. Ama aynı zamanda hareketin kurallarını da yazdı.”  
Babası Serdar Bey ekledi:  
“Ve bunu yaparken çok yalnızdı. Ama çok derin düşündü.”

Ulaş kitabı aldı. Kapakta bir elma ağacı vardı. Altında bir adam oturuyordu.  
“Ben de onun gibi düşünmek istiyorum,” dedi.  
“Düşünmek, bazen düşmekle başlar,” dedi annesi.

Okulda öğretmeni tahtaya üç yasa yazdı:  
1. Bir cisim, üzerine kuvvet uygulanmadıkça hareketini korur.  
2. Kuvvet = kütle x ivme  
3. Her etki, zıt bir tepki doğurur.

Ulaş parmak kaldırdı:  
“Bu yasaları nasıl bulmuş?”  
“Gözlemle. Sabırla. Ve çokça düşünerek.”

Öğle arasında okul bahçesinde bir elma ağacının altına oturdu.  
“Elma neden düşer?”  
“Düşmek bir hareket midir?”  
“Newton bunu nasıl fark etti?”

Arkadaşı Mert geldi:  
“Yine mi düşünüyorsun?”  
“Bu kez yerçekimi hakkında.”  
“Senin kafan bir gezegen gibi.”  
Ulaş güldü:  
“Ve her düşünce bir çekim.”
Akşam kitap saatinde Yasemin Hanım yüksek sesle okudu:  
“Isaac Newton, İngiltere’de doğdu. Salgın hastalıklar nedeniyle üniversiteden uzak kaldı. Ama bu dönemde en büyük keşiflerini yaptı.”

Ulaş gözlerini kapattı:  
“Ben de yalnız kalınca daha çok düşünüyorum.”  
Serdar Bey gülümsedi:  
“Yalnızlık, düşüncenin derinliğidir.”

Gece defterine bir cümle daha yazdı:  
“Düşünmek, düşmekle başlar.”

Saat tam 00.00’da gözlerini kapattı.  
Zaman kıvrıldı.  
Ağaç yine oradaydı.

Bu kez ağacın altında yaşlı bir adam oturuyordu. Elinde bir elma vardı.  
“Hoş geldin Ulaş,” dedi.  
“Ben Isaac Newton.”

Ulaş heyecanla yaklaştı:  
“Sizi çok merak ediyorum.”  
“Merak, yerçekiminin zihinsel karşılığıdır,” dedi Newton.  
“Ben düşmeyi anlamak istiyorum.”  
“O zaman gözlemlemeyi öğrenmelisin.”

Newton yere bir elma bıraktı.  
“Bak, düştü. Ama neden?”  
“Çünkü dünya onu çekiyor.”  
“Evet. Ama bu çekim, görünmez bir kuvvet.”

Ulaş: “Ben de bazen bir şeyleri hissediyorum ama göremiyorum.”  
Newton: “İşte bu, bilimin başlangıcıdır.”

Newton: “Ben bu yasaları yazarken çok yalnızdım. Ama her düşen elma, bana bir fikir verdi.”  
Ulaş: “Hiç mi sıkılmadınız?”  
Newton: “Çok. Ama sıkılmak, düşüncenin kapısını açar.”

Ulaş defterini çıkardı:  
“Ben de bir yasa yazmak istiyorum.”  
“Yaz.”  
“Hayal yasası: Bir düşünce, düşerse yeniden yükselir.”

Newton gülümsedi:  
“Harika. Senin yasaların duygusal.”

Sabah Ulaş yatağındaydı. Defterinde yeni bir cümle vardı:  
“Hayal yasası: Bir düşünce, düşerse yeniden yükselir.”

Kahvaltıda annesi: “Bugün çok derinsin.”  
Ulaş: “Newton bana düşmenin düşünmek olduğunu öğretti.”  
Serdar Bey: “O zaman laboratuvarına bir elma ağacı çizelim.”

Okulda öğretmenine rüyasını anlattı:  
“Isaac Newton bana gözlemle düşünmeyi öğretti.”  
Öğretmen: “Bilim, düşen şeyleri anlamaktır.”

Ulaş defterine yazdı:  
“Ben düşüşün izindeyim.”

Gece Newton bir kum saatiyle oynuyordu.  
“Bugün sana zamanla düşünmeyi anlatacağım,” dedi.  
“Zaman mı?”  
“Evet. Çünkü düşünce, zamanla şekillenir.”

Newton: “Bu kumlar, senin fikirlerin gibi. Yavaş ama sürekli.”  
Ulaş: “Ben bazen çok hızlı düşünüyorum.”  
Newton: “Bu da güzel. Ama bazen yavaşlık, derinliği getirir.”

Newton cebinden bir kitap çıkardı:  
“Bu, Principia. Hareketin matematiksel ilkelerini yazdım.”  
Ulaş: “Ben matematikte bazen zorlanıyorum.”  
Newton: “Zorlanmak, öğrenmenin işaretidir.”

Newton: “F = m x a. Kuvvetin tanımı. Ama aynı zamanda bir düşünce biçimi.”  
Ulaş: “Yani düşünceler de kuvvet gibi mi?”  
Newton: “Evet. Eğer bir düşünceye ivme verirsen, o seni ileri taşır.”

Ulaş: “Benim düşüncem: Hayal gücü x cesaret = keşif.”  
Newton: “Harika. Senin formülün duygusal.”

Newton: “Şimdi bir görev vereceğim. Bir yasa yaz. Ama bu kez zamanla ilgili.”  
Ulaş: “Zaman yasası: Düşünce zamanla olgunlaşır. Acele eden fikirler çabuk solar.”  
Newton: “Harika. Senin yasaların bilgece.”

Sabah Ulaş defterine yazdı:  
“Zaman yasası: Düşünce zamanla olgunlaşır.”

Kahvaltıda annesi: “Bugün çok sakin görünüyorsun.”  
Ulaş: “Newton bana zamanla düşünmeyi öğretti.”  
Serdar Bey: “O zaman laboratuvarına bir kum saati ekleyelim.”

Okulda öğretmen: “Bilim, sayılarla konuşur.”  
Ulaş defterine yazdı:  
“Ben zamanın izindeyim.”

Gece Newton bir teleskopla gökyüzüne bakıyordu.  
“Bugün sana mirasımı anlatacağım,” dedi.  
“Miras mı?”  
“Evet. Ama sadece yasalar değil. Gözlem biçimi.”

Newton: “Yıldızlar hareket ediyor. Ama bu hareketin bir düzeni var.”  
Ulaş: “Gerçekten çok düzenli.”  
Newton: “İşte bu düzen, doğanın dili.”

Newton: “Benim mirasım, doğayı anlamaya çalışmaktır. Her şeyin bir nedeni olduğunu kabul etmektir.”  
Ulaş: “Ben bazen nedenleri bulamıyorum.”  
Newton: “Çünkü bazı nedenler zamanla ortaya çıkar.”

Ulaş: “Düzen yasası: Her karmaşa, içinde bir düzen taşır. Gözlemle ortaya çıkar.”  
Newton: “Harika. Senin yasaların doğayı dinliyor.”

Newton: “Bu taş sıradan gibi görünür. Ama yere düşerken bir yasa anlatır.”  
Ulaş: “Yerçekimi.”  
Newton: “Evet. Ama aynı zamanda sabır.”

Ulaş: “Ben de sabretmeyi öğreniyorum.”  
Newton: “Sabır, bilimin sessiz gücüdür.”

Newton: “Şimdi uyanma zamanı. Ama unutma, her düşen şey bir düşünceye dönüşebilir. Senin düşüncelerin yükseliyor.”

Sabah Ulaş defterine yazdı:  
“Düzen yasası: Her karmaşa, içinde bir düzen taşır.”

Kahvaltıda annesi: “Bugün çok dinginsin.”  
Ulaş: “Newton bana gözlemle düzeni bulmayı öğretti.”  
Serdar Bey: “O zaman laboratuvarına bir teleskop ekleyelim.”

Okulda öğretmen: “Bilim, sessizliği anlamaktır.”  
Ulaş defterine yazdı:  
“Ben düzenin izindeyim.”


1. Isaac Newton’un en önemli bilimsel katkısı nedir?  
→ Yerçekimi yasasını ve hareketin üç temel ilkesini tanımlamıştır.

2. Newton bilimsel çalışmalarında hangi yöntemleri kullanmıştır?  
→ Gözlem, matematiksel analiz ve sabırlı düşünme yöntemlerini kullanmıştır.

3. Ulaş bu bölümde bilimle ilgili ne öğrenmiştir?  
→ Düşmenin düşünceyle bağlantısını, zamanla olgunlaşan fikirleri ve doğadaki düzeni fark etmiştir.

4. Newton’un bilimsel mirası nedir?  
→ Doğayı anlamaya yönelik gözlem biçimi, matematiksel düşünce ve sabırla keşfetme yaklaşımıdır.

5. Ulaş’ın bu bölümdeki en önemli içsel keşfi nedir?  
→ Karmaşanın içinde düzen olduğunu ve gözlemle her şeyin anlam kazanabileceğini öğrenmiştir.

10.10.2025  
Mesime Elif Ünalmış  

gezensozcukler.blogspot  
Hedef Yaş Grubu: 8–12 yaş  
Bu seri, çocukların bilimsel merakını desteklemek ve hayal gücünü teşvik etmek amacıyla hazırlanmıştır.




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KIRILMADAN GÜÇLENMEK   5. Bölüm – Sessizden Söze: Duygularla Var Olmak   Hazal sabah kahvesini içerken pencereye baktı. Camın buğusuna parmağıyla bir çizgi çekti, sonra sildi. İçinde bir şeyler birikmişti ama ne olduğunu tam adlandıramıyordu. Annesinin sesi yankılandı zihninde: “Bazı şeyleri içine at, evin huzuru bozulmasın.” Bu cümle yıllardır onunla birlikteydi. Ama artık başka bir yerdeydi. Sessizlik, huzur değil, eksiklik getiriyordu. Duygularını tanımak, ifade etmek, kendini anlatmak istiyordu. Ama bunu nasıl yapacağını hâlâ tam bilmiyordu. Eşiyle olan ilişkisi zamanla bir sessizlik yarışına dönüşmüştü. Konuşmalar yüzeysel, duygular eksikti. Hazal, onunla değil, onun varlığının içinde yankılanan sessizlikle mücadele ediyordu. Çünkü baskı her zaman bağırarak gelmezdi. Bazen bir suskunluk, bazen bir “ne gerek var” cümlesi, bazen bir göz devirmeydi. Hazal, bu görünmez baskının içinde kendi sesini arıyordu. Her geçen gün biraz daha içine çekiliyor, ama bir yandan da...

Hatay Depreminin İkinci Yıldönümü: Yıkımın ve Umudun İzleri

  Hatay'da depremin üzerinden iki yıl geçti. Ancak, bu doğal afetin açtığı yaralar hala sarılmayı bekliyor. Depremzedeler, yaşadıkları acıları ve çaresizlikleri unutamıyor. Onların hikayeleri, bizlere dayanışmanın ve insanlığın önemini hatırlatıyor. Depremde evlerini, sevdiklerini kaybeden insanlar, yeni bir hayat kurma çabası içinde. Bu zorlu süreçte, birbirlerine destek olarak ayakta kalmaya çalışıyorlar. Her şeye rağmen umutlarını yitirmeyen depremzedeler, yarınlara daha güçlü bakma arzusu taşıyor. Depremin getirdiği yıkımın ardından, hayatlarını yeniden inşa etmeye çalışan bu insanların sesine kulak vermek ve onların yaşadığı zorlukları anlamak, hepimiz için bir sorumluluk. Bir daha bu acıların yaşanmaması için, toplum olarak bilinçli ve duyarlı olmalıyız. Bu yıldönümünde, depremzedelerin acılarını ve çaresizliklerini unutmamak için bir kez daha hatırlatmak istiyoruz: Yaşananlardan ders çıkararak, gelecekte daha sağlam adımlar atmalıyız. Bu süreçte en önemli şey, dayanışma v...

KAVRAMSAL ÖYKÜLER

  Yaş Sınırı: Genel İzleyici (Tüm yaş grupları için uygundur)   Sevgi Dilek, henüz 1. sınıfa gidiyordu. Sapsarı saçları ve mavi gözleriyle çok sevimliydi. Dilek, okulun açılmasıyla yeni arkadaşlar edinmiş ve okuluna iyice alışmaya başlamıştı. Yeni şeyler öğrenmek onu heyecanlandırıyordu. Okulu çok seviyordu ve arkadaşlarını da çok değerli buluyordu. Ancak en çok arkadaşı Semra'yı seviyordu. Semra'nın babası öğretmen olduğu için başka bir okula tayin olmuştu ve Semra'dan ayrılmak zorunda kaldı. Dilek bu duruma çok üzülmüştü. Ancak annesi durumu kabul etmesi için Dilek'i karşısına alarak durumu izah etti. Annesi, Dilek'in dilediği zaman Semra'yı arayabileceğini söyledi. Dilek bunun üzerine çok sevindi. O günden sonra bütün dikkatini okula vererek yeni şeyler öğrenmeye devam etti. Aradan geçen zaman içinde arkadaşlarını aramayı da ihmal etmedi. Dilek, yeni arkadaşlar edinmeye ve sınıfında daha aktif olmaya devam etti. Semra'yla da sık sık telefonla konuşarak ...