Ana içeriğe atla

Kuruyan Göletin Gözyaşları: Su Samuru Seran'ın Hikâyesi – Bölüm 3




📖 Kuruyan Göletin Gözyaşları: Su Samuru Seran'ın Hikâyesi – Bölüm 3

Kuruyan göletin kıyısında bulduğu eski haritayı dikkatle inceleyen Seran, daha önce fark etmediği işaretleri görmeye başladı. Haritanın kenarına çizilmiş mavi bir damla sembolü, göletin kuzeyindeki terk edilmiş sazlıkları gösteriyordu. Köyde yaşayan hiç kimse uzun yıllardır o bölgeye gitmemişti.
Ertesi sabah güneş doğarken Seran yola çıktı. Sazlıkların arasından ilerlerken rüzgârın taşıdığı hafif bir su sesi duydu. Gölet kuruyordu ama bir yerlerde hâlâ yaşam vardı. Sesin geldiği yönü takip ettiğinde, toprağın altında gizlenmiş dar bir su yolu keşfetti. Bu gizli kaynak, göletin geçmişiyle ilgili büyük bir sırrı saklıyor olabilirdi.
Tam geri dönmek üzereyken suyun içinden yükselen mavi ışık yeniden ortaya çıktı. Işık, sanki ona bir şey anlatmaya çalışıyordu. Seran, göletin gözyaşlarının sadece bir efsane olmadığını artık kesin olarak biliyordu...



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KIRILMADAN GÜÇLENMEK   5. Bölüm – Sessizden Söze: Duygularla Var Olmak   Hazal sabah kahvesini içerken pencereye baktı. Camın buğusuna parmağıyla bir çizgi çekti, sonra sildi. İçinde bir şeyler birikmişti ama ne olduğunu tam adlandıramıyordu. Annesinin sesi yankılandı zihninde: “Bazı şeyleri içine at, evin huzuru bozulmasın.” Bu cümle yıllardır onunla birlikteydi. Ama artık başka bir yerdeydi. Sessizlik, huzur değil, eksiklik getiriyordu. Duygularını tanımak, ifade etmek, kendini anlatmak istiyordu. Ama bunu nasıl yapacağını hâlâ tam bilmiyordu. Eşiyle olan ilişkisi zamanla bir sessizlik yarışına dönüşmüştü. Konuşmalar yüzeysel, duygular eksikti. Hazal, onunla değil, onun varlığının içinde yankılanan sessizlikle mücadele ediyordu. Çünkü baskı her zaman bağırarak gelmezdi. Bazen bir suskunluk, bazen bir “ne gerek var” cümlesi, bazen bir göz devirmeydi. Hazal, bu görünmez baskının içinde kendi sesini arıyordu. Her geçen gün biraz daha içine çekiliyor, ama bir yandan da...

Gizemli Satırlar –Küçük Bilim Kaşifi (Bölüm 5): Franklin’in Sessiz Işığı

Gizemli Satırlar – Küçük Bilim Kaşifi (Bölüm 5): Franklin’in sessiz Işığı  Hedef Yaş Grubu: 8–12 yaş   Bu seri, çocukların bilimsel merakını desteklemek ve hayal gücünü teşvik etmek amacıyla hazırlanmıştır. Hedef Yaş Grubu: 8–12 yaş   Bu seri, çocukların bilimsel merakını desteklemek ve hayal gücünü teşvik etmek amacıyla hazırlanmıştır. Ulaş o sabah kitaplığından bir kitap seçti. Kapağında spiral bir yapı vardı.   “DNA,” dedi sessizce. “Hayatın şifresi.”   İçindekiler kısmında bir isim dikkatini çekti: Rosalind Franklin. Kahvaltı masasında annesi Yasemin Hanım ona baktı:   “Bugün sıra Franklin’de mi?”   “Evet. DNA’yı fotoğraflayan kadın.”   Serdar Bey ekledi:   “Ve ne yazık ki adı uzun süre gizli kaldı.” Ulaş kitabı açtı. Sayfalarda siyah-beyaz bir fotoğraf vardı.   “Bu mu DNA’nın ilk görüntüsü?”   “Evet,” dedi annesi. “Fotoğraf 51.” Okulda öğretmeni tahtaya bir kelime yazdı: ...

KAVRAMSAL ÖYKÜLER

  Yaş Sınırı: Genel İzleyici (Tüm yaş grupları için uygundur)   Sevgi Dilek, henüz 1. sınıfa gidiyordu. Sapsarı saçları ve mavi gözleriyle çok sevimliydi. Dilek, okulun açılmasıyla yeni arkadaşlar edinmiş ve okuluna iyice alışmaya başlamıştı. Yeni şeyler öğrenmek onu heyecanlandırıyordu. Okulu çok seviyordu ve arkadaşlarını da çok değerli buluyordu. Ancak en çok arkadaşı Semra'yı seviyordu. Semra'nın babası öğretmen olduğu için başka bir okula tayin olmuştu ve Semra'dan ayrılmak zorunda kaldı. Dilek bu duruma çok üzülmüştü. Ancak annesi durumu kabul etmesi için Dilek'i karşısına alarak durumu izah etti. Annesi, Dilek'in dilediği zaman Semra'yı arayabileceğini söyledi. Dilek bunun üzerine çok sevindi. O günden sonra bütün dikkatini okula vererek yeni şeyler öğrenmeye devam etti. Aradan geçen zaman içinde arkadaşlarını aramayı da ihmal etmedi. Dilek, yeni arkadaşlar edinmeye ve sınıfında daha aktif olmaya devam etti. Semra'yla da sık sık telefonla konuşarak ...