Ana içeriğe atla

DUYURU Bugün çok özel bir serinin duyurusunu yapıyorum…



DUYURU 
Bugün çok özel bir serinin duyurusunu yapıyorum…

“Yankılarla Yazılmış Bir Zaman Hikâyesi”  
Yedi kuşağın iç sesini sahneye taşıyan, zamanın çizgisel değil yankısal olduğunu anlatan bu seriyi birazdan sizlerle paylaşacağım. Her bölüm bir kuşağın kalbinden yazıldı. Her sahne bir tanıklık, her satır bir yankı…

Öncelikle sizlere teşekkür etmek istiyorum.  
Her gün sayfamı ziyaret eden, bir satır bile olsa uğrayan, varlığıyla bana güç veren çok değerli konuklarım…  
Sizleri göremediğimde içim bükülüyor, “Bir şey mi oldu?” diye endişeleniyorum.  
O kadar içselleştirdim ki sizleri…  
Lütfen ziyaretlerinizde çok ara vermeyin.  
Hepiniz benim için çok kıymetlisiniz.  
Desteklerinizi bekliyorum.  

Sitemle ilgili yaşadığım sorunları çözmeye çalışıyorum.  
Elimden geleni yapıyor, çok çalışıyorum.  
Ama elbette sadece yazmak değil…  
Bir insanın kaldıramayacağı kadar ağır şartlarda, hiç hak etmediğim şeylere maruz kalarak mücadele ediyorum.  
Pes etmeden, yılmadan, her şeye rağmen güçlü kalmaya çalışıyorum.  

Çünkü zihin kütüphanemde beslediğim duygular ve düşünceler sadece bana ait değil.  
Onları topluma yansıtmak, fayda sağlamak istiyorum.  
Bir satır bile olsa birine dokunmak, bir yankı bırakmak istiyorum.

Bugün bu seriyi duyururken aslında size kalbimi açıyorum.  
Birazdan giriş yazısını da paylaşacağım.  
Lütfen bu sahneyi birlikte tamamlayalım.  
Çünkü bu sahne artık hepimizin.

📢 Duyuru: Yayın Takvimi Değişti!  
“Susuz Orman Günlükleri” artık haftada iki kez yayınlanacak.  
Yeni bölümler aşağıdaki gün ve saatlerde yayında olacak:  
- Salı – Saat 10:30  
- Perşembe – Saat 20:30  

Yazıyla iyileşen çocukların yolculuğu bu ritimde devam ediyor…  

Sevgiyle,  

02.03.2026  
Mesime Elif Ünalmış

Birinci bölüm

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KIRILMADAN GÜÇLENMEK   5. Bölüm – Sessizden Söze: Duygularla Var Olmak   Hazal sabah kahvesini içerken pencereye baktı. Camın buğusuna parmağıyla bir çizgi çekti, sonra sildi. İçinde bir şeyler birikmişti ama ne olduğunu tam adlandıramıyordu. Annesinin sesi yankılandı zihninde: “Bazı şeyleri içine at, evin huzuru bozulmasın.” Bu cümle yıllardır onunla birlikteydi. Ama artık başka bir yerdeydi. Sessizlik, huzur değil, eksiklik getiriyordu. Duygularını tanımak, ifade etmek, kendini anlatmak istiyordu. Ama bunu nasıl yapacağını hâlâ tam bilmiyordu. Eşiyle olan ilişkisi zamanla bir sessizlik yarışına dönüşmüştü. Konuşmalar yüzeysel, duygular eksikti. Hazal, onunla değil, onun varlığının içinde yankılanan sessizlikle mücadele ediyordu. Çünkü baskı her zaman bağırarak gelmezdi. Bazen bir suskunluk, bazen bir “ne gerek var” cümlesi, bazen bir göz devirmeydi. Hazal, bu görünmez baskının içinde kendi sesini arıyordu. Her geçen gün biraz daha içine çekiliyor, ama bir yandan da...

KAVRAMSAL ÖYKÜLER

  Yaş Sınırı: Genel İzleyici (Tüm yaş grupları için uygundur)   Sevgi Dilek, henüz 1. sınıfa gidiyordu. Sapsarı saçları ve mavi gözleriyle çok sevimliydi. Dilek, okulun açılmasıyla yeni arkadaşlar edinmiş ve okuluna iyice alışmaya başlamıştı. Yeni şeyler öğrenmek onu heyecanlandırıyordu. Okulu çok seviyordu ve arkadaşlarını da çok değerli buluyordu. Ancak en çok arkadaşı Semra'yı seviyordu. Semra'nın babası öğretmen olduğu için başka bir okula tayin olmuştu ve Semra'dan ayrılmak zorunda kaldı. Dilek bu duruma çok üzülmüştü. Ancak annesi durumu kabul etmesi için Dilek'i karşısına alarak durumu izah etti. Annesi, Dilek'in dilediği zaman Semra'yı arayabileceğini söyledi. Dilek bunun üzerine çok sevindi. O günden sonra bütün dikkatini okula vererek yeni şeyler öğrenmeye devam etti. Aradan geçen zaman içinde arkadaşlarını aramayı da ihmal etmedi. Dilek, yeni arkadaşlar edinmeye ve sınıfında daha aktif olmaya devam etti. Semra'yla da sık sık telefonla konuşarak ...

Duygunun Dalgaları Serisi – Bipolar Bozuklukla Bir Yolculuk

  Duygunun Dalgaları Serisi – Bipolar Bozuklukla Bir Yolculuk     Giriş – Bir defterin içine düşen yarım cümlelerle başlayan, bir annenin kahkahasıyla taşınan, bir hastalığın gölgesinde büyüyen on bölümlük bir yolculuk. Bu hikâye, bir hastalığın tanımından çok daha fazlasını anlatıyor.   Bipolar bozukluk, tıbbi terimlerle sınırlı kalmıyor burada;   bir genç kadının iç dünyasında dalgalar gibi kabarıyor,   bir annenin kahkahasında yankılanıyor,   bir defterin sayfalarında yarım cümlelerle iz bırakıyor. Duygu, üniversite birincisi, zeki, güzel kalpli bir genç kadın.   Mezuniyetin ardından hayatı bir görevle bölünüyor—nereden geldiği belirsiz, ama onun için gerçek.   “Görev verildi,” diye başlıyor her şey.   “Ülkem çok güzel. Onlara veremem. Onlar beni izliyor.”   Bu cümle deftere düştüğünde saat sabahın üçü.   Gözleri parlıyor, ama uykusuzluktan değil.   İçinde bir şey k...