Ana içeriğe atla

Görünmeyen Sesler – Belki’nin Gücü (Bölüm 9)



Görünmeyen Sesler – Belki’nin Gücü (Bölüm 9)

Yaş Grubu: 10 – 14  
Neden Önerilir: Çocuklara umudun eksiklikle birlikte var olabileceğini ve “belki”nin dönüştürücü gücünü düşündürür.  

Noah uzun zamandır gülmüyordu.  
Ama kimse fark etmemişti.  
Çünkü gülmemek, yokluk sayılmıyordu.  
Ve eksiklikler bazen sadece dışarıdan sayılıyordu.  

Evde sessizlik vardı.  
Babasının sesi artık duyulmuyordu.  
Annesi çok konuşmazdı.  
Kardeşi hep sorardı:  
“Baba ne zaman gelecek?”  
Noah cevap vermezdi.  
Çünkü bazı cevaplar,  
sadece içte yankılanırdı.  

Okulda herkes yeni yıl dilekleri yazıyordu.  
Noah boş bir kâğıt aldı.  
Kalemi tuttu.  
Ama yazamadı.  
Çünkü dilek, umut isterdi.  
Ve umut, eksikti.  

Bir arkadaş yaklaştı.  
“Sen ne yazdın?”  
Noah kâğıdı gösterdi.  
Boştu.  
Ama sonra fısıldadı:  
“Ben sadece bir şeyin değişmesini istiyorum.  
Ne olduğunu bilmiyorum.  
Ama farklı olsun istiyorum.”  

O gün öğretmen tahtaya bir cümle yazdı:  
“Umut, eksik olanın yerini hayalle doldurmaktır.”  
Noah defterine baktı.  
İlk kez bir kelime yazdı:  
“Belki.”  

  
Aynı gün başka bir şehirde,  
bir çocuk dilek kutusuna “oyuncak” yazdı.  
Bir diğeri, “barış” dedi.  
Bir başkası, “annemin gülmesi.”  
Ve biri, hiçbir şey yazmadı.  
Çünkü dilek, bazen sadece bir nefesti.  

Umut, sadece güzel şeyler istemek değildir.  
Umut, eksik olanı fark edip,  
onunla yaşamayı öğrenmektir.  
Umut, bazen bir kelime.  
Bazen bir bakış.  
Bazen sadece “belki” demektir.  

O gün Noah eve dönerken,  
gökyüzüne baktı.  
Bulutlar ağırdı.  
Ama aralarından bir ışık sızıyordu.  
Ve ilk kez düşündü:  
“Belki de bu, yeter.”  

Çünkü artık biliyordu:  
Bazı eksiklikler,  
umutla taşınır.  
Ve bazen en büyük güç,  
bir çocuğun içindeki “belki”dir.  

💧 DÜŞÜN  
Umut senin için ne zaman eksildi?  
Bir dilek, bazen bir ihtiyaç olabilir mi?  
Eksiklikle yaşamak, umudu yok eder mi?  
Umut, öğrenilebilir mi?  
Bir çocuğun umudu, dünyayı değiştirebilir mi?  

💧 MİNİ ANKET  
Umut ettiğinde en çok ne hissedersin?  
☐ Güç  
☐ Kırılganlık  
☐ Belirsizlik  
☐ Dayanıklılık  

Sence umutta en büyük eksiklik nedir?  
☐ Güven  
☐ Destek  
☐ Zaman  

Yaş Grubu: 10 – 14  
Neden Önerilir: Çocuklara umudun eksiklikle birlikte var olabileceğini ve “belki”nin dönüştürücü gücünü düşündürür.  

28.05.2026
Mesime Elif Ünalmış

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KIRILMADAN GÜÇLENMEK   5. Bölüm – Sessizden Söze: Duygularla Var Olmak   Hazal sabah kahvesini içerken pencereye baktı. Camın buğusuna parmağıyla bir çizgi çekti, sonra sildi. İçinde bir şeyler birikmişti ama ne olduğunu tam adlandıramıyordu. Annesinin sesi yankılandı zihninde: “Bazı şeyleri içine at, evin huzuru bozulmasın.” Bu cümle yıllardır onunla birlikteydi. Ama artık başka bir yerdeydi. Sessizlik, huzur değil, eksiklik getiriyordu. Duygularını tanımak, ifade etmek, kendini anlatmak istiyordu. Ama bunu nasıl yapacağını hâlâ tam bilmiyordu. Eşiyle olan ilişkisi zamanla bir sessizlik yarışına dönüşmüştü. Konuşmalar yüzeysel, duygular eksikti. Hazal, onunla değil, onun varlığının içinde yankılanan sessizlikle mücadele ediyordu. Çünkü baskı her zaman bağırarak gelmezdi. Bazen bir suskunluk, bazen bir “ne gerek var” cümlesi, bazen bir göz devirmeydi. Hazal, bu görünmez baskının içinde kendi sesini arıyordu. Her geçen gün biraz daha içine çekiliyor, ama bir yandan da...

KAVRAMSAL ÖYKÜLER

  Yaş Sınırı: Genel İzleyici (Tüm yaş grupları için uygundur)   Sevgi Dilek, henüz 1. sınıfa gidiyordu. Sapsarı saçları ve mavi gözleriyle çok sevimliydi. Dilek, okulun açılmasıyla yeni arkadaşlar edinmiş ve okuluna iyice alışmaya başlamıştı. Yeni şeyler öğrenmek onu heyecanlandırıyordu. Okulu çok seviyordu ve arkadaşlarını da çok değerli buluyordu. Ancak en çok arkadaşı Semra'yı seviyordu. Semra'nın babası öğretmen olduğu için başka bir okula tayin olmuştu ve Semra'dan ayrılmak zorunda kaldı. Dilek bu duruma çok üzülmüştü. Ancak annesi durumu kabul etmesi için Dilek'i karşısına alarak durumu izah etti. Annesi, Dilek'in dilediği zaman Semra'yı arayabileceğini söyledi. Dilek bunun üzerine çok sevindi. O günden sonra bütün dikkatini okula vererek yeni şeyler öğrenmeye devam etti. Aradan geçen zaman içinde arkadaşlarını aramayı da ihmal etmedi. Dilek, yeni arkadaşlar edinmeye ve sınıfında daha aktif olmaya devam etti. Semra'yla da sık sık telefonla konuşarak ...

Hatay Depreminin İkinci Yıldönümü: Yıkımın ve Umudun İzleri

  Hatay'da depremin üzerinden iki yıl geçti. Ancak, bu doğal afetin açtığı yaralar hala sarılmayı bekliyor. Depremzedeler, yaşadıkları acıları ve çaresizlikleri unutamıyor. Onların hikayeleri, bizlere dayanışmanın ve insanlığın önemini hatırlatıyor. Depremde evlerini, sevdiklerini kaybeden insanlar, yeni bir hayat kurma çabası içinde. Bu zorlu süreçte, birbirlerine destek olarak ayakta kalmaya çalışıyorlar. Her şeye rağmen umutlarını yitirmeyen depremzedeler, yarınlara daha güçlü bakma arzusu taşıyor. Depremin getirdiği yıkımın ardından, hayatlarını yeniden inşa etmeye çalışan bu insanların sesine kulak vermek ve onların yaşadığı zorlukları anlamak, hepimiz için bir sorumluluk. Bir daha bu acıların yaşanmaması için, toplum olarak bilinçli ve duyarlı olmalıyız. Bu yıldönümünde, depremzedelerin acılarını ve çaresizliklerini unutmamak için bir kez daha hatırlatmak istiyoruz: Yaşananlardan ders çıkararak, gelecekte daha sağlam adımlar atmalıyız. Bu süreçte en önemli şey, dayanışma v...