Ana içeriğe atla

Sevimli Geyik ve Şahin’in Dostluğu

 

Sevimli Geyik ve Şahin’in Dostluğu


Bir yaz sabahı, ormanın yemyeşil kucağında küçük ve sevimli bir yavru geyik, sürüsünden ayrı düşmüştü. Çevresindeki ağaçlar ve çiçekler her zamanki gibi rengarenkti, ama yavru geyiğin kalbi korku ve yalnızlıkla doluydu. Ailesini bulmak için çaresizce ormanda dolanıyordu. Karnı da iyice acıkmıştı ve bir yandan beslenmeye çalışıyordu. Bu sırada, rengarenk tüyleriyle etrafta süzülen bir şahin, yüksekten yavru geyiği fark etti.


Şahin, geyiğin çaresiz hâlini görünce yanına kondu. Geyik, ürkerek geri çekildi, ama şahin onu nazik bir sesle selamladı:

"Sen tek başına dolaşmaktan korkmuyor musun, küçük dostum?" diye sordu.

Geyik üzgün bir şekilde cevapladı, "Aslında ailemi arıyorum. Sürü hâlinde dolaşırken o kadar lezzetli bir ot yığını buldum ki, zamanın nasıl geçtiğini fark etmemişim. Kafamı kaldırdığımda sürü çoktan gitmişti. Avazım çıktığı kadar bağırdım ama sesimi kimse duymadı. Zavallı annem şimdi ne kadar üzülmüştür kim bilir…"


Şahin, geyiğin durumuna çok üzüldü. "Bak dostum," dedi. "Madem kayboldun, sana yardım edeceğim. Ama önce karnımı doyurmam gerek. Sonra seni sürüne götüreceğim. Yüksekten uçarak her yeri görebilirim."

Sevimli geyik, "O hâlde sana yiyecek bulmana yardımcı olayım," dedi. Bu teklif şahini sevindirdi. Birlikte yumuşak toprağı eşeleyerek solucan aramaya başladılar. Geyik, güçlü ayaklarıyla toprağı kazdı ve birkaç solucan buldu. Şahin, bu ziyafeti tek hamlede midesine indirdi.


Yemekten sonra şahin, "Henüz tam doymadım, ama hava kararmadan seni sürüne ulaştırmam gerek. Sen  beni burada bekle; birazdan döneceğim," dedi. Giderken, bölgedeki tehlikeler konusunda yavru geyiği uyardı. Şahin, yüksekten süzülerek uçmaya başladı ve kısa süre içinde sürüyü uzak bir çayırda otlarken gördü.


Şahin hızla geri dönüp geyiğe, "Merhaba dostum! Sürünü buldum, beni takip et," dedi. Yavru geyik bu haberi duyunca sevinçten havalara zıpladı. "Şahin dostum, ne kadar teşekkür etsem az," dedi.


Şahin, yavru geyiğe yolu göstererek sürüsüne ulaştırdı. Annesini gören yavru geyik sevinç gözyaşları döktü ve annesine sarıldı. Şahin’e dönüp, "Senin yardımların olmasaydı onları asla bulamazdım. Bana hem arkadaşlık ettin hem de yol gösterdin. Minnettarım," dedi.


Şahin, gülümseyerek, "Sen de bana yiyecek bulmamda yardım ettin. Dostluk böyle bir şey, değil mi?" diye yanıt verdi ve gökyüzüne doğru süzüldü.

09.04.2025

Mesime Elif Ünalmış 

"Dostluk, en zorlu yolları bile aşılabilir kılar."


 Soru ve Cevapları 


1. Yavru geyik neden sürüsünden ayrıldı?

   Yavru geyik, lezzetli bir yiyeceğe takılıp uzun süre oyalanınca sürüsünü kaybetti.


2. Şahin, yavru geyiğe nasıl yardım etti?

   Şahin, gökyüzünden geniş bir alanı görme yeteneğini kullanarak yavru geyiğin sürüsünü buldu.


3. Geyik, şahin için ne yaptı? 

   Geyik, şahin için toprak eşeleyerek solucan buldu.


4. Şahin, yavru geyiği tehlikeler konusunda nasıl uyardı?

   Şahin, bölgenin tehlikeli olduğunu ve dikkatli olması gerektiğini söyledi.


5. Hikayeden çıkarılacak ders nedir?

 Not:  Hikaye, dostluğun ve yardımlaşmanın zorlukların üstesinden gelmede ne kadar önemli olduğunu anlatır. 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KIRILMADAN GÜÇLENMEK   5. Bölüm – Sessizden Söze: Duygularla Var Olmak   Hazal sabah kahvesini içerken pencereye baktı. Camın buğusuna parmağıyla bir çizgi çekti, sonra sildi. İçinde bir şeyler birikmişti ama ne olduğunu tam adlandıramıyordu. Annesinin sesi yankılandı zihninde: “Bazı şeyleri içine at, evin huzuru bozulmasın.” Bu cümle yıllardır onunla birlikteydi. Ama artık başka bir yerdeydi. Sessizlik, huzur değil, eksiklik getiriyordu. Duygularını tanımak, ifade etmek, kendini anlatmak istiyordu. Ama bunu nasıl yapacağını hâlâ tam bilmiyordu. Eşiyle olan ilişkisi zamanla bir sessizlik yarışına dönüşmüştü. Konuşmalar yüzeysel, duygular eksikti. Hazal, onunla değil, onun varlığının içinde yankılanan sessizlikle mücadele ediyordu. Çünkü baskı her zaman bağırarak gelmezdi. Bazen bir suskunluk, bazen bir “ne gerek var” cümlesi, bazen bir göz devirmeydi. Hazal, bu görünmez baskının içinde kendi sesini arıyordu. Her geçen gün biraz daha içine çekiliyor, ama bir yandan da...

Hatay Depreminin İkinci Yıldönümü: Yıkımın ve Umudun İzleri

  Hatay'da depremin üzerinden iki yıl geçti. Ancak, bu doğal afetin açtığı yaralar hala sarılmayı bekliyor. Depremzedeler, yaşadıkları acıları ve çaresizlikleri unutamıyor. Onların hikayeleri, bizlere dayanışmanın ve insanlığın önemini hatırlatıyor. Depremde evlerini, sevdiklerini kaybeden insanlar, yeni bir hayat kurma çabası içinde. Bu zorlu süreçte, birbirlerine destek olarak ayakta kalmaya çalışıyorlar. Her şeye rağmen umutlarını yitirmeyen depremzedeler, yarınlara daha güçlü bakma arzusu taşıyor. Depremin getirdiği yıkımın ardından, hayatlarını yeniden inşa etmeye çalışan bu insanların sesine kulak vermek ve onların yaşadığı zorlukları anlamak, hepimiz için bir sorumluluk. Bir daha bu acıların yaşanmaması için, toplum olarak bilinçli ve duyarlı olmalıyız. Bu yıldönümünde, depremzedelerin acılarını ve çaresizliklerini unutmamak için bir kez daha hatırlatmak istiyoruz: Yaşananlardan ders çıkararak, gelecekte daha sağlam adımlar atmalıyız. Bu süreçte en önemli şey, dayanışma v...

KAVRAMSAL ÖYKÜLER

  Yaş Sınırı: Genel İzleyici (Tüm yaş grupları için uygundur)   Sevgi Dilek, henüz 1. sınıfa gidiyordu. Sapsarı saçları ve mavi gözleriyle çok sevimliydi. Dilek, okulun açılmasıyla yeni arkadaşlar edinmiş ve okuluna iyice alışmaya başlamıştı. Yeni şeyler öğrenmek onu heyecanlandırıyordu. Okulu çok seviyordu ve arkadaşlarını da çok değerli buluyordu. Ancak en çok arkadaşı Semra'yı seviyordu. Semra'nın babası öğretmen olduğu için başka bir okula tayin olmuştu ve Semra'dan ayrılmak zorunda kaldı. Dilek bu duruma çok üzülmüştü. Ancak annesi durumu kabul etmesi için Dilek'i karşısına alarak durumu izah etti. Annesi, Dilek'in dilediği zaman Semra'yı arayabileceğini söyledi. Dilek bunun üzerine çok sevindi. O günden sonra bütün dikkatini okula vererek yeni şeyler öğrenmeye devam etti. Aradan geçen zaman içinde arkadaşlarını aramayı da ihmal etmedi. Dilek, yeni arkadaşlar edinmeye ve sınıfında daha aktif olmaya devam etti. Semra'yla da sık sık telefonla konuşarak ...