Ana içeriğe atla

Büyük Duyuru!

 Büyük Duyuru! 

"Yarın bütün bôlumleri bir catı altında özetleyen ôzel ve ôzet bölüm yayında olacak."


Karanlık yükseliyor, iyilik savaşmak için hazırlanıyor… Bir kehanet uyanıyor!  

Yarın, Gölgeler ve Işık: Kehanetin Çocuğu serisi sizlerle buluşuyor! 

Kötülüğün yedi yüzü, insanlığın kaderini değiştirecek. Ama umudun gücü, her şeyin ötesinde…  

Kim kazanacak? Karanlık mı, yoksa ışık mı?  

Bu epik destan, toplam 9 bölümden oluşuyor:  

1- Özet Bölümü – Hikayenin temel çatısını ve evrenin kurallarını anlatıyor.  

2- Bölüm 1: Umbra Noctis’in Sonsuz Gölgesi– Karanlık örtüsü kasabayı kuşatıyor.  

3- Bölüm 2: Velmoria’nın Zihinsel Çıkmazı – Gerçek ile yanılsama arasındaki sınır kayboluyor.  

4- Bölüm 3: Zyphora’nın Ölümcül Fısıltısı – Zehir, umutları yok etmeye çalışıyor.  

5- Bölüm 4: Nyxara’nın Sonsuz Boşluğu – Yıldızlar kayboluyor, halk unutuluyor.  

6- Bölüm 5: Malvera’nın Yıkıcı Fırtınası– Rüzgarlar yıkımı getirdiğinde…  

7-  Bölüm 6: Morganta’nın Alevleri – Alevler, kasabayı küle çevirmek istiyor.  

8- Bölüm 7: Serpenthia’nın Aldatmacası– Gerçek kaybolduğunda, hiçbir şey net değil.  

9- Son Bölüm: Kehanetin Sonsuz Döngüsü – Kötülük mühürlendi, ama döngü devam ediyor.  

  Destek Ol ve Maceraya Katıl!  

Bu epik seriyi daha büyük bir topluluğa ulaştırmak için senin desteğin çok önemli!  Eğer bu hikaye sana ilham verdiyse, abone ol, her gün siteyi ziyaret et ve bu destanı başkalarına anlat.

Beni desteklemek için yapabileceklerin: 

✅ Abone ol, böylece yeni bölümleri ve içerikleri kaçırma!  

✅ Her gün siteyi ziyaret et, yeni hikayeler ve özel içerikler seni bekliyor!  

✅ Paylaş ve yorum yap, hikayeye sen de katkıda bulun!  

Birlikte daha büyük bir efsane yaratabiliriz!  

Senin desteğinle bu hikaye daha geniş kitlelere ulaşacak ve sonsuz bir döngü olarak yaşayacak! 

Hadi, bu büyülü maceranın bir parçası ol! 

Yarın yayında! Kaçırma!

11.06.2025

Mesime Elif Ünalmış 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KIRILMADAN GÜÇLENMEK   5. Bölüm – Sessizden Söze: Duygularla Var Olmak   Hazal sabah kahvesini içerken pencereye baktı. Camın buğusuna parmağıyla bir çizgi çekti, sonra sildi. İçinde bir şeyler birikmişti ama ne olduğunu tam adlandıramıyordu. Annesinin sesi yankılandı zihninde: “Bazı şeyleri içine at, evin huzuru bozulmasın.” Bu cümle yıllardır onunla birlikteydi. Ama artık başka bir yerdeydi. Sessizlik, huzur değil, eksiklik getiriyordu. Duygularını tanımak, ifade etmek, kendini anlatmak istiyordu. Ama bunu nasıl yapacağını hâlâ tam bilmiyordu. Eşiyle olan ilişkisi zamanla bir sessizlik yarışına dönüşmüştü. Konuşmalar yüzeysel, duygular eksikti. Hazal, onunla değil, onun varlığının içinde yankılanan sessizlikle mücadele ediyordu. Çünkü baskı her zaman bağırarak gelmezdi. Bazen bir suskunluk, bazen bir “ne gerek var” cümlesi, bazen bir göz devirmeydi. Hazal, bu görünmez baskının içinde kendi sesini arıyordu. Her geçen gün biraz daha içine çekiliyor, ama bir yandan da...

Hatay Depreminin İkinci Yıldönümü: Yıkımın ve Umudun İzleri

  Hatay'da depremin üzerinden iki yıl geçti. Ancak, bu doğal afetin açtığı yaralar hala sarılmayı bekliyor. Depremzedeler, yaşadıkları acıları ve çaresizlikleri unutamıyor. Onların hikayeleri, bizlere dayanışmanın ve insanlığın önemini hatırlatıyor. Depremde evlerini, sevdiklerini kaybeden insanlar, yeni bir hayat kurma çabası içinde. Bu zorlu süreçte, birbirlerine destek olarak ayakta kalmaya çalışıyorlar. Her şeye rağmen umutlarını yitirmeyen depremzedeler, yarınlara daha güçlü bakma arzusu taşıyor. Depremin getirdiği yıkımın ardından, hayatlarını yeniden inşa etmeye çalışan bu insanların sesine kulak vermek ve onların yaşadığı zorlukları anlamak, hepimiz için bir sorumluluk. Bir daha bu acıların yaşanmaması için, toplum olarak bilinçli ve duyarlı olmalıyız. Bu yıldönümünde, depremzedelerin acılarını ve çaresizliklerini unutmamak için bir kez daha hatırlatmak istiyoruz: Yaşananlardan ders çıkararak, gelecekte daha sağlam adımlar atmalıyız. Bu süreçte en önemli şey, dayanışma v...

KAVRAMSAL ÖYKÜLER

  Yaş Sınırı: Genel İzleyici (Tüm yaş grupları için uygundur)   Sevgi Dilek, henüz 1. sınıfa gidiyordu. Sapsarı saçları ve mavi gözleriyle çok sevimliydi. Dilek, okulun açılmasıyla yeni arkadaşlar edinmiş ve okuluna iyice alışmaya başlamıştı. Yeni şeyler öğrenmek onu heyecanlandırıyordu. Okulu çok seviyordu ve arkadaşlarını da çok değerli buluyordu. Ancak en çok arkadaşı Semra'yı seviyordu. Semra'nın babası öğretmen olduğu için başka bir okula tayin olmuştu ve Semra'dan ayrılmak zorunda kaldı. Dilek bu duruma çok üzülmüştü. Ancak annesi durumu kabul etmesi için Dilek'i karşısına alarak durumu izah etti. Annesi, Dilek'in dilediği zaman Semra'yı arayabileceğini söyledi. Dilek bunun üzerine çok sevindi. O günden sonra bütün dikkatini okula vererek yeni şeyler öğrenmeye devam etti. Aradan geçen zaman içinde arkadaşlarını aramayı da ihmal etmedi. Dilek, yeni arkadaşlar edinmeye ve sınıfında daha aktif olmaya devam etti. Semra'yla da sık sık telefonla konuşarak ...