Ana içeriğe atla

SON BÖLÜM: YARINLARI İNŞA ETMEK

 


SON BÖLÜM: YARINLARI İNŞA ETMEK 

Güneş, kamp alanını son kez aydınlatıyordu. Çocuklar, çadırlarını toplarken içlerinde garip bir his vardı. Burada geçirdikleri günler boyunca öğrendikleri her şey, onları farklı insanlar yapmıştı. Doğa, teknoloji, etik, bilim ve insan ilişkileri... Bütün bu deneyimler, onların düşüncelerini şekillendirmişti. Ama şimdi, evlerine dönme vakti gelmişti.  

Sinem Hanım çocukları etrafına topladı. Gözlerinde gurur vardı.  

"Bu yolculuğa başladığımızda sadece keşfetmek istiyordunuz. Ama şimdi fark ettiniz ki sizler artık sadece keşfetmiyorsunuz, geleceği inşa etmeye hazırlanıyorsunuz."  

Çocuklar sessizce ona baktılar. Gerçekten de düşünceleri değişmişti. Bir zamanlar sadece oyun oynayan, eğlenen çocuklardı. Ama artık dünya hakkında büyük fikirleri vardı.  

Araçlara binip kamp alanından ayrıldılar. Yol boyunca sohbet ettiler, yaşadıkları deneyimleri yeniden hatırladılar. Sofia camdan dışarı bakarken iç çekti:  

"Burası sadece bir kamp değildi. Burada geleceği öğrendik. Dünyanın bizim ellerimizde olduğunu anladık."  

Emil ona katıldı:  

"Eğer teknolojiyi doğru şekilde kullanırsak, insanlık için harika şeyler başarabiliriz!" 

Li başını salladı:  

"Ama bunu sadece akıl ve bilimle yapamayız. Etik kurallar ve toplumun değerleri geleceğimizi şekillendiriyor."  

Arabalar büyük şehre ulaştığında, onların içindeki düşünceler daha da büyümeye başladı.  

Kendi projelerini nasıl hayata geçireceklerini düşünmeye başladılar. Kamp boyunca geliştirdikleri fikirler artık sadece hayaldi. Şimdi bunları gerçeğe dönüştürmenin zamanı gelmişti.  

Teknoloji ve çevreye duyarlı dev şirketler, onların projeleriyle ilgilenmeye başladı. Özellikle  su israfını önleyen akıllı sistemler, çiftçileri destekleyen tarım teknolojileri, doğayı koruyan geri dönüşüm projeleri büyük ilgi gördü.  

Birçok şirket çocuklara fırsatlar sundu: Mentorluk programları, mühendislik atölyeleri, bilim merkezleri. Çocukların düşünceleri ve hayalleri artık küresel çapta yankı bulmaya başlamıştı.  

Yasmin heyecanla konuştu:  

"Bundan sonra biz sadece öğrenci değiliz. Bizler geleceğin inşaatçılarıyız!"  

Haruto ekledi:  

"Eğer toplumumuz etik değerlerle şekillendirilirse, herkes daha güvenli ve huzurlu bir dünyada yaşar." 

Emil biraz düşündü ve ekledi:  

"Ama bizler sadece büyük fikirler ortaya koymakla yetinemeyiz. Bunları hayata geçirmek için cesaretimiz olmalı!"  

Sinem Hanım, çocuklara son kez gözlerini gezdirdi.  

"Bütün bu öğrendikleriniz size büyük bir sorumluluk veriyor. Şimdi artık kötülüğe sessiz kalmamanız gerektiğini biliyorsunuz. İyilik her zaman kazanır, ama sessiz kalırsak kötülük büyür. Dünya sizlerin elinde, onu koruyacak olan sizlersiniz."  

Li derin bir nefes aldı ve düşündü:  

"Bundan sonra, sadece iyi bir gelecek hayal etmeyeceğiz. Onu inşa etmek için çalışacağız."  

Ravi gülümsedi:  

"Eğer hepimiz bir araya gelirsek, gerçekten dünyayı değiştirebiliriz."  

Ve böylece çocuklar, geleceğe doğru adımlarını attılar. Onlar artık sadece hayal eden değil, geleceğin inşaatçılarıydı.  

"Gelecek, onu inşa edenlerin ellerinde şekillenir. İyiliğe inan, adaletli ol ve yarınları güvenle kur."  


05.06.2025

Mesime Elif Ünalmış 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KIRILMADAN GÜÇLENMEK   5. Bölüm – Sessizden Söze: Duygularla Var Olmak   Hazal sabah kahvesini içerken pencereye baktı. Camın buğusuna parmağıyla bir çizgi çekti, sonra sildi. İçinde bir şeyler birikmişti ama ne olduğunu tam adlandıramıyordu. Annesinin sesi yankılandı zihninde: “Bazı şeyleri içine at, evin huzuru bozulmasın.” Bu cümle yıllardır onunla birlikteydi. Ama artık başka bir yerdeydi. Sessizlik, huzur değil, eksiklik getiriyordu. Duygularını tanımak, ifade etmek, kendini anlatmak istiyordu. Ama bunu nasıl yapacağını hâlâ tam bilmiyordu. Eşiyle olan ilişkisi zamanla bir sessizlik yarışına dönüşmüştü. Konuşmalar yüzeysel, duygular eksikti. Hazal, onunla değil, onun varlığının içinde yankılanan sessizlikle mücadele ediyordu. Çünkü baskı her zaman bağırarak gelmezdi. Bazen bir suskunluk, bazen bir “ne gerek var” cümlesi, bazen bir göz devirmeydi. Hazal, bu görünmez baskının içinde kendi sesini arıyordu. Her geçen gün biraz daha içine çekiliyor, ama bir yandan da...

Hatay Depreminin İkinci Yıldönümü: Yıkımın ve Umudun İzleri

  Hatay'da depremin üzerinden iki yıl geçti. Ancak, bu doğal afetin açtığı yaralar hala sarılmayı bekliyor. Depremzedeler, yaşadıkları acıları ve çaresizlikleri unutamıyor. Onların hikayeleri, bizlere dayanışmanın ve insanlığın önemini hatırlatıyor. Depremde evlerini, sevdiklerini kaybeden insanlar, yeni bir hayat kurma çabası içinde. Bu zorlu süreçte, birbirlerine destek olarak ayakta kalmaya çalışıyorlar. Her şeye rağmen umutlarını yitirmeyen depremzedeler, yarınlara daha güçlü bakma arzusu taşıyor. Depremin getirdiği yıkımın ardından, hayatlarını yeniden inşa etmeye çalışan bu insanların sesine kulak vermek ve onların yaşadığı zorlukları anlamak, hepimiz için bir sorumluluk. Bir daha bu acıların yaşanmaması için, toplum olarak bilinçli ve duyarlı olmalıyız. Bu yıldönümünde, depremzedelerin acılarını ve çaresizliklerini unutmamak için bir kez daha hatırlatmak istiyoruz: Yaşananlardan ders çıkararak, gelecekte daha sağlam adımlar atmalıyız. Bu süreçte en önemli şey, dayanışma v...

KAVRAMSAL ÖYKÜLER

  Yaş Sınırı: Genel İzleyici (Tüm yaş grupları için uygundur)   Sevgi Dilek, henüz 1. sınıfa gidiyordu. Sapsarı saçları ve mavi gözleriyle çok sevimliydi. Dilek, okulun açılmasıyla yeni arkadaşlar edinmiş ve okuluna iyice alışmaya başlamıştı. Yeni şeyler öğrenmek onu heyecanlandırıyordu. Okulu çok seviyordu ve arkadaşlarını da çok değerli buluyordu. Ancak en çok arkadaşı Semra'yı seviyordu. Semra'nın babası öğretmen olduğu için başka bir okula tayin olmuştu ve Semra'dan ayrılmak zorunda kaldı. Dilek bu duruma çok üzülmüştü. Ancak annesi durumu kabul etmesi için Dilek'i karşısına alarak durumu izah etti. Annesi, Dilek'in dilediği zaman Semra'yı arayabileceğini söyledi. Dilek bunun üzerine çok sevindi. O günden sonra bütün dikkatini okula vererek yeni şeyler öğrenmeye devam etti. Aradan geçen zaman içinde arkadaşlarını aramayı da ihmal etmedi. Dilek, yeni arkadaşlar edinmeye ve sınıfında daha aktif olmaya devam etti. Semra'yla da sık sık telefonla konuşarak ...