Duygu Dedektifleri – Bölüm 4: Paylaşım Adasına Yolculuk
Gülce’nin Cesaretli Kalemi
Yaş Grubu: 6–9 yaş
🎯 Hedef Yaş Grubu: 6–9 yaş arası çocuklar
Bu bölüm, çocukların kıskançlık duygusunu tanımalarına, paylaşmanın zor ama dönüştürücü bir deneyim olduğunu fark etmelerine yardımcı olur. Empati, duygusal farkındalık ve güvenli paylaşım ortamı oluşturma becerilerini destekler.
Gülce o sabah sınıfa yeni kalemiyle geldi.
Kırmızıydı, parlaktı, üzerinde yıldızlar vardı.
Masasına koyar koymaz herkesin gözü ona çevrildi.
Zeynep yaklaştı: “Çok güzelmiş! Bir kere deneyebilir miyim?”
Gülce kalemi hızla çekti. “Hayır. Bu sadece bana ait.”
Öğretmen Elif durumu fark etti.
Tahtaya yazdı:
“Kıskançlık = Korumak mı, Kıyaslamak mı?”
Sonra sordu:
“Hiç bir şeyi paylaşmak istemediğiniz oldu mu?”
Ali: “Çikolatamı kimseyle paylaşmam!”
Zeynep: “Oyuncağımı kardeşimle paylaşmak istemiyorum bazen.”
Gülce sessizdi.
Ama gözleri hep kalemindeydi.
Sanki biri alacak diye tetikteydi.
O gün sınıfta “Cesaretli Paylaşım Oyunu” oynandı.
Her çocuk en sevdiği eşyasını bir arkadaşına verdi.
Ali topunu Zeynep’e verdi.
Zeynep tokasını Gülce’ye uzattı.
Gülce kalemine baktı.
Ama veremedi.
Sadece defterine yazdı:
“Kalemim bana ait. Ama belki bir gün paylaşabilirim.”
Öğretmen Elif gülümsedi:
“Paylaşmak zorunluluk değil. Ama paylaştığımızda kıskançlık kıyısından dostluk adasına geçeriz.”
Ertesi gün sınıfta bir duygu haritası vardı.
Ülkeler değil, duygular çizilmişti.
Ortada bir ada: Paylaşım Adası
Etrafında dalgalar: Kıskançlık Dalgası, Kıyas Fırtınası, Gizli Sahiplenme Kumları
Her çocuk kendi duygusunu haritada işaretledi.
Ali “Kıyas Fırtınası”na bayrak dikti: “Zeynep’ten hep daha iyi olmak istiyorum.”
Zeynep “Gizli Sahiplenme”ye yıldız koydu: “Oyuncağımı kimseye vermek istemiyorum.”
Gülce “Kıskançlık Dalgası”na bir kalp çizdi:
“Kalemim çok güzel. Ama başkası beğenince içim karışıyor.”
Öğretmen Elif tahtaya yazdı:
“Kıskançlık = Değerli olanı kaybetme korkusu”
Ve ekledi:
“Bu duygu evrenseldir. Herkes hisseder. Ama onu tanımak dalgayı sakinleştirir.”
O gün “Duygu Dalgası Oyunu” oynandı.
Ali dalga gibi zıpladı.
Zeynep fırtına gibi döndü.
Gülce ellerini kalbine koydu:
“Benim dalgam içimde. Kimse görmüyor ama ben hissediyorum.”
Defterine yazdı:
“Bugün kıskançlık dalgamı tanıdım. Paylaşmak zor ama artık daha sakinim.”
Sonraki gün sınıfta “Paylaşım Adası” kuruldu.
Renkli minderler, oyuncaklar, kalemler…
Her çocuk en sevdiği eşyasını bu adaya bırakacaktı.
Öğretmen Elif: “Bu ada güvenlidir. Buraya bıraktığınız her şey sevgiyle korunur.”
Ali topunu koydu.
Zeynep tokasını bıraktı.
Gülce kalemine baktı.
İçinden bir ses: “O senin.”
Ama başka bir ses: “Belki biri onunla güzel bir şey çizer.”
Gülce kalemini adaya bıraktı.
Sonra geri çekildi.
Kimse dokunmadı.
Zeynep yaklaştı: “Bir kalp çizebilir miyim?”
Gülce başını salladı.
Zeynep kalemle bir kalp çizdi ve altına yazdı: “Gülce’nin cesareti”
Öğretmen Elif:
“Paylaşmak, bir şeyi kaybetmek değil; çoğaltmaktır.
Kıskançlık kıyısından geçip paylaşım adasına ulaşan herkes, birer cesaret kaptanıdır.”
Gülce gülümsedi.
Kalemini ilk kez biri kullandı.
Ve bu onu üzmedi.
Tam tersine, içi hafiflemişti.
Defterine yazdı:
“Bugün kalemimi paylaştım. Kıskançlık kıyısından geçtim. Paylaşınca içim genişledi.”
16.12.2025
Mesime Elif Ünalmış

Yorumlar
Yorum Gönder
Merhaba sevgili okuyucular, paylaştığım hikayeler ve yazılar hakkındaki düşüncelerinizi çok merak ediyorum! Yorumlarınız benim için çok değerli. Lütfen görüşlerinizi ve önerilerinizi paylaşmaktan çekinmeyin. Hep birlikte daha güzel bir topluluk oluşturalım! ✍️