Duygunun Dalgaları
Bölüm 6 – Sessiz Koridorlar
Önerilen Yaş Grubu: 13+
Yaş Grubu (Türkçe):
13 yaş ve üzeri gençler için uygundur.
Bu bölüm, psikiyatrik kriz, hastane süreci, ebeveyn desteği ve duygusal dayanıklılık gibi hassas temaları işler. Duygusal farkındalığı gelişmiş genç bireyler için önerilir.
Hastane odalarının kokusu hep aynıdır: temizlikle karışmış bir tedirginlik. Fazilet, Duygu’nun başucunda oturuyordu. Gözleri kızının yüzünde, elleri dizlerinde kenetliydi. Duygu uyuyordu ama huzurlu değildi. Göz kapakları titriyor, nefesi düzensiz akıyordu. Fazilet her solukta içinden dua mırıldanıyordu.
O gece Duygu kriz geçirmişti. Aniden bağırmış, eşyaları fırlatmış, kendini banyoya kilitlemişti. Fazilet kapının ardında ağlamamıştı. Sadece konuşmuştu: “Tatlım, buradayım. Yanındayım. Aç kapıyı.” Duygu sessizleşince kapı kırdırılmış, ambulans çağrılmıştı. Duygu direnmemişti. Sadece defterini istemişti.
Hastaneye vardıklarında doktorlar “yatış gerekli” demişti. “İlaçlar yeniden düzenlenmeli, gözlem altında kalmalı.” Fazilet başını sallamıştı. Anlamasa da kabul etmişti.
Duygu defterini açtı. Sayfalarca yazdı. Cümleler yine eksikti. Ama içindeki fırtına sayfalara dökülüyordu. Bir korku. Bir yalnızlık. Bir iç savaş.
Bugün Fazilet ağlamadı. Ama ben bağırdım. Görev verildi. Ama ben taşıyamadım. Hastane sessiz. Ama içim gürültülü.
Fazilet hemşireye sordu: “Burada başka gençler var mı?”
Hemşire başını salladı. “Hepsi çok zeki,” dedi. “Ama zihinleri yorgun.”
Koridorda yürürken odalardan sesler geliyordu. Kimi şarkı söylüyor, kimi ağlıyor, kimi duvarla konuşuyordu. Ama hepsinin gözlerinde tanıdık bir şey vardı. Duygu’nun gözlerinde de olan o şey.
“Bu, zekânın bedeli mi?” diye düşündü Fazilet. “Çok düşünen, çok hisseden insanlar mı daha çok kırılıyor?”
Gece boyunca Duygu uyuyamadı. Fazilet başında bekledi. Elini tuttu. “Buradayım,” dedi. “Yanındayım.”
Duygu gözlerini araladı. “Sen gül,” dedi. “Ben uyurum.”
Fazilet güldü. Sessizce. Ama içten. Duygu uyudu.
Sabah doktorlar geldi. “Durumu dengede,” dediler. “Ama dikkatli olunmalı. Mevsim geçişleri tetikleyici olabilir.”
Fazilet başını salladı. Anlamadı. Ama yine de kabul etti.
Duygu defterine yazdı:
Bugün Fazilet gülümsedi. Hastane sessizdi. Ama onun sesi yüksekti. Görev durdu. Ben sadece kızıyım.
Bahçede yürürken Fazilet bir annenin ağladığını gördü. Yanında genç bir kız vardı. Gözleri boştu. Ama elleri titriyordu. Fazilet yaklaştı. “Ben de buradayım,” dedi. “Benim de kızım içeride.”
Kadın başını salladı. “Hepsi çok zeki,” dedi. “Ama çok hassas.”
Fazilet sustu. O cümle kalbine saplandı. Ama yine de gülümsedi. “Biz güçlüyüz,” dedi. “Çünkü onların yanında biz varız.”
O gün Duygu taburcu edildi. Eve döndüler. Fazilet çorba yaptı. Duygu içti. “Bugün kahve içmedim,” dedi. “Sigara da yok.”
Fazilet gülümsedi. “Bugün sessizlik var,” dedi. “Ama huzurlu.”
Duygu defterine yazdı:
Bugün hastane bitti. Görev durdu. Fazilet gülümsedi. Ben... ben yaşadım.
Gece Fazilet mutfakta şarkı söyledi. Duygu onu izledi. Gözleri doldu. Ama bu kez ağlamadı. Sadece izledi. Ve defterini kapattı.
İlk kez bir cümleyi tamamlamıştı.
07.12.2025
Mesime Elif Ünalmış

Yorumlar
Yorum Gönder
Merhaba sevgili okuyucular, paylaştığım hikayeler ve yazılar hakkındaki düşüncelerinizi çok merak ediyorum! Yorumlarınız benim için çok değerli. Lütfen görüşlerinizi ve önerilerinizi paylaşmaktan çekinmeyin. Hep birlikte daha güzel bir topluluk oluşturalım! ✍️