Duygunun Dalgaları Serisi – Bipolar Bozuklukla Bir Yolculuk
Giriş – Bir defterin içine düşen yarım cümlelerle başlayan, bir annenin kahkahasıyla taşınan, bir hastalığın gölgesinde büyüyen on bölümlük bir yolculuk.
Bu hikâye, bir hastalığın tanımından çok daha fazlasını anlatıyor.
Bipolar bozukluk, tıbbi terimlerle sınırlı kalmıyor burada;
bir genç kadının iç dünyasında dalgalar gibi kabarıyor,
bir annenin kahkahasında yankılanıyor,
bir defterin sayfalarında yarım cümlelerle iz bırakıyor.
Duygu, üniversite birincisi, zeki, güzel kalpli bir genç kadın.
Mezuniyetin ardından hayatı bir görevle bölünüyor—nereden geldiği belirsiz, ama onun için gerçek.
“Görev verildi,” diye başlıyor her şey.
“Ülkem çok güzel. Onlara veremem. Onlar beni izliyor.”
Bu cümle deftere düştüğünde saat sabahın üçü.
Gözleri parlıyor, ama uykusuzluktan değil.
İçinde bir şey kıpır kıpır.
Sanki biri ona bir emir vermiş.
Ama ülkesine olan bağlılığı yüzünden görevi reddetmiş.
Ve bu yüzden cezalandırılmış.
Fazilet, Duygu’nun annesi.
Kahkahasıyla tanınan, neşesiyle çevresini aydınlatan bir kadın.
Ama Duygu’nun krizleri arttıkça o kahkaha eksiliyor.
Fazilet, kızının yanında bir nöbetçi gibi duruyor;
hastane odalarında, kriz anlarında, sessiz gecelerde.
Duygu’nun defterine yazdığı yarım cümleler, onun içsel fırtınasının haritası oluyor.
Seri boyunca Duygu’nun ruh hali dalgalanıyor.
Mani dönemlerinde taşkın bir neşe, hızlı konuşmalar, riskli kararlar…
Depresyon dönemlerinde sessizlik, yorgunluk, kırılganlık…
Her bölümde bu geçişler bir olayla, bir cümleyle, bir kahkahayla anlatılıyor.
İkinci bölümde Fazilet’in kahkahası eksiliyor.
Üçüncüde Duygu’nun paranoyası derinleşiyor.
Dördüncüde denize atlıyor.
Beşinci bölümde bağımlılıklarıyla yüzleşiyor.
Altıncıda yeniden hastaneye yatırılıyor.
Yedincide mevsimlerle ruh hali değişiyor.
Sekizincide iyi niyetle öfke çarpışıyor.
Dokuzuncuda Fazilet’in gözlemleri derinleşiyor.
Ve onuncu bölümde: Dalgalarla Barış.
Duygu artık görevden vazgeçmiş.
“Ben artık görev değilim,” diyor. “Ben sadece Duygu’yum.”
Fazilet kahkaha atıyor.
Duygu gülümsüyor.
Ev doluyor. İçerisi bahar.
Bu seri, bir hastalığın tıbbi tanımını değil;
onun bir insanın hayatındaki yankısını anlatıyor.
Duygu’nun defteri bir ruhun haritası.
Fazilet’in kahkahası bir annenin sabrı.
Bu hikâye bir sevgi biçimini, bir dayanıklılığı ve bir barışı anlatıyor.
🕊️ Bu bir çağrı:
Duygu’nun defterine kulak verin.
Fazilet’in kahkahasını dinleyin.
Ve dalgalarla barışmanın ne demek olduğunu birlikte keşfedin.
24.12.2025
✍️ Mesime Elif Ünalmış

Yorumlar
Yorum Gönder
Merhaba sevgili okuyucular, paylaştığım hikayeler ve yazılar hakkındaki düşüncelerinizi çok merak ediyorum! Yorumlarınız benim için çok değerli. Lütfen görüşlerinizi ve önerilerinizi paylaşmaktan çekinmeyin. Hep birlikte daha güzel bir topluluk oluşturalım! ✍️