Gizemli Satırlar – Küçük Bilim Kaşifi (Bölüm 8): Kodların Kalbindeki Hayal
Hedef Yaş Grubu: 8–12 yaş
Bu seri, çocukların bilimsel merakını desteklemek ve hayal gücünü teşvik etmek amacıyla hazırlanmıştır.
Ulaş o sabah bilgisayar ekranına baktı. Kodlar akıyor, harfler dans ediyordu.
“Bu harfler nasıl bir şeyleri çalıştırıyor?” diye düşündü.
“Bir düşünce nasıl makineye dönüşür?”
Kahvaltı masasında annesi Yasemin Hanım ona yeni bir kitap uzattı:
“Bugün sıra Ada Lovelace’te,” dedi.
“İlk programcı mı?”
“Evet. Matematikle hayal gücünü birleştiren kadın.”
Babası Serdar Bey ekledi:
“Ve bunu yaparken henüz bilgisayar bile yoktu.”
Ulaş kitabı açtı. Kapakta bir hesaplama makinesi vardı. Altında şu cümle yazılıydı:
“Makine düşünebilir mi?”
Okulda öğretmeni tahtaya bir kelime yazdı:
“Algoritma”
“Çocuklar, Ada Lovelace bir makineye ne yapması gerektiğini anlatan ilk algoritmayı yazdı.”
Ulaş parmak kaldırdı:
“Peki nasıl hayal etti?”
“Çünkü o sadece hesaplamadı, düşündü.”
Öğle arasında okul bahçesinde yürürken defterini açtı:
“Bir makine nasıl düşünebilir?”
“Hayal gücü kodlanabilir mi?”
“Lovelace bunu nasıl fark etti?”
Arkadaşı Mert geldi:
“Yine mi düşünüyorsun?”
“Bu kez algoritmalar hakkında.”
“Senin kafan bir işlemci gibi.”
Ulaş güldü:
“Ve her düşünce bir komut.”
Akşam kitap saatinde Yasemin Hanım yüksek sesle okudu:
“Ada Lovelace, İngiltere’de doğdu. Matematik eğitimi aldı. Charles Babbage’ın Analitik Makinesi üzerine çalıştı. Ve bu makinenin sadece hesap değil, müzik bile üretebileceğini hayal etti.”
Ulaş gözlerini kapattı:
“Ben de bazen müzikle düşünürüm.”
Serdar Bey gülümsedi:
“Hayal gücü, kodların ruhudur.”
Gece defterine bir cümle daha yazdı:
“Hayal, kodun kalbidir.”
Saat 00.00 olduğunda gözlerini kapattı.
Zaman kıvrıldı.
Ağaç yine oradaydı.
Bu kez ağacın altında zarif bir kadın duruyordu. Elinde bir hesaplama tablosu vardı.
“Hoş geldin Ulaş,” dedi.
“Ben Ada Lovelace.”
Ulaş heyecanla yaklaştı:
“Sizi çok merak ediyorum.”
“Merak, algoritmanın ilk satırıdır,” dedi Lovelace.
“Ben makineleri anlamak istiyorum.”
“O zaman hayal etmeyi öğrenmelisin.”
Lovelace yere oturdu:
“Ben bir makinenin müzik bestelemesini hayal ettim. Çünkü bilgi sadece sayı değildir.”
Ulaş: “Peki nasıl yazdınız?”
Lovelace: “Adım adım. Her satır bir düşünceydi.”
Ulaş defterini çıkardı:
“Hayali algoritma: Empati döngüsü. İnsanlar birbirini anladıkça işlem tamamlanır.”
Lovelace: “Harika. Senin kodların duygularla çalışıyor.”
Sabah Ulaş yatağındaydı. Defterinde yeni bir cümle vardı:
“Empati döngüsü: Anlayışla çalışan algoritma.”
Kahvaltıda annesi: “Bugün çok yaratıcı görünüyorsun.”
Ulaş: “Lovelace bana hayal gücünün kodlanabileceğini öğretti.”
Serdar Bey: “O zaman laboratuvarına bir algoritma panosu ekleyelim.”
Okulda öğretmenine rüyasını anlattı:
“Ada Lovelace bana düşüncenin satırlara dönüşebileceğini öğretti.”
Öğretmen: “Bilim, hayali adımlara dönüştürmektir.”
Ulaş defterine yazdı:
“Ben algoritmanın izindeyim.”
Gece Lovelace bir müzik kutusu açtı. İçinden notalar değil, sayılar döküldü.
“Bugün sana hayalin matematikle dansını anlatacağım,” dedi.
“Kodlar sadece işlem değil, ritimdir.”
Lovelace: “Bazıları hayran kaldı. Bazıları ‘kadınlar hayal kuramaz’ dedi.”
Ulaş: “Ben de bazen ‘çok uçuk’ diyorlar.”
Lovelace: “Uçuk hayaller, geleceğin kodlarıdır.”
Lovelace bir tablo gösterdi:
“Analitik Makine’nin işlem sırası. Ama ben bu sıraya duygular ekledim.”
Ulaş: “Ben bazen duygularımı anlatmakta zorlanıyorum.”
Lovelace: “İşte o zaman yaz. Çünkü yazmak, kodlamaktır.”
Lovelace: “Benim zamanımda kadınlar bilim yapamaz sanılıyordu. Ama ben yazdım. Çünkü düşünce cinsiyet tanımaz.”
Ulaş: “Hayali kod: Duygu komutu. İnsanlar hissettikçe sistem çalışır.”
Lovelace: “Harika. Senin sistemin kalpten besleniyor.”
Sabah Ulaş defterine yazdı:
“Duygu komutu: Hissettikçe çalışan sistem.”
Kahvaltıda annesi: “Bugün çok sezgisel görünüyorsun.”
Ulaş: “Lovelace bana kodların da duygusu olabileceğini öğretti.”
Serdar Bey: “O zaman laboratuvarına bir müzikli işlem kutusu ekleyelim.”
Okulda öğretmenine rüyasını anlattı:
“Ada Lovelace bana algoritmaların hayalle yazılabileceğini öğretti.”
Öğretmen: “Bilim, sezgiyi sistemleştirmektir.”
Ulaş defterine yazdı:
“Ben hayalin izindeyim.”
16.11.2025
Mesime Elif Ünalmış
gezensozcukler.blogspot
Hedef Yaş Grubu: 8–12 yaş
Bu seri, çocukların bilimsel merakını desteklemek ve hayal gücünü teşvik etmek amacıyla hazırlanmıştır.

Yorumlar
Yorum Gönder
Merhaba sevgili okuyucular, paylaştığım hikayeler ve yazılar hakkındaki düşüncelerinizi çok merak ediyorum! Yorumlarınız benim için çok değerli. Lütfen görüşlerinizi ve önerilerinizi paylaşmaktan çekinmeyin. Hep birlikte daha güzel bir topluluk oluşturalım! ✍️