Ana içeriğe atla

Gizemli Satırlar – Küçük Bilim Kaşifi (Bölüm 6): Doğanın Dönüşen Dili

 

Gizemli Satırlar – Küçük Bilim Kaşifi (Bölüm 6): Doğanın Dönüşen Dili

Hedef Yaş Grubu: 8–12 yaş  
Bu seri, çocukların bilimsel merakını desteklemek ve hayal gücünü teşvik etmek amacıyla hazırlanmıştır.

Ulaş o sabah bahçede karıncaları izliyordu. Bir tanesi yaprak taşıyor, diğeri yol açıyordu.  
“Nasıl bu kadar uyumlu çalışıyorlar?” diye düşündü.  
“Doğa kararlarını nasıl verir?”

Kahvaltıda annesi Yasemin Hanım ona yeni bir kitap uzattı:  
“Bugün sıra Darwin’de,” dedi.  
“Evrim teorisini yazan kişi mi?”  
“Evet. Ama önce doğayı izledi, sonra düşündü.”  
Babası Serdar Bey ekledi:  
“Ve bunu yaparken uzun süre sessiz kaldı.”

Ulaş kitabı açtı. Kapakta bir kaplumbağa vardı. Altında şu cümle yazılıydı:  
“Hayatta kalmak, en güçlü olmak değil; en uyumlu olmaktır.”

Okulda öğretmeni tahtaya bir kelime yazdı:  
“Evrim”  
“Çocuklar, Charles Darwin canlıların zamanla değiştiğini fark etti. Bu gözlemini Galapagos Adaları’nda yaptı.”  
Ulaş parmak kaldırdı:  
“Nasıl fark etti?”  
“Farklı kuşların gagalarını karşılaştırarak.”

Öğle arasında okul bahçesinde yürürken defterini açtı:  
“Değişim neden olur?”  
“Doğa nasıl karar verir?”  
“Darwin bunu nasıl gözlemledi?”

Arkadaşı Mert geldi:  
“Yine mi düşünüyorsun?”  
“Bu kez evrim üzerine.”  
“Senin kafan bir ada gibi.”  
Ulaş güldü:  
“Ve her düşünce bir tür gibi gelişiyor.”
Akşam kitap saatinde Yasemin Hanım yüksek sesle okudu:  
“Charles Darwin, İngiltere’de doğdu. Beagle gemisiyle dünya turuna çıktı. Gözlem yaptı, notlar aldı, karşılaştırmalar yaptı. Ve sonunda ‘Türlerin Kökeni’ adlı kitabı yazdı.”

Ulaş gözlerini kapattı:  
“Ben de bir gün bir kitap yazmak istiyorum.”  
Serdar Bey gülümsedi:  
“Sen zaten her gece bir bölüm yazıyorsun.”

Gece defterine bir cümle daha yazdı:  
“Değişim, gözlemle başlar.”

Saat tam 00.00’da gözlerini kapattı.  
Zaman kıvrıldı.  
Ağaç yine oradaydı.

Bu kez ağacın altında yaşlı bir adam duruyordu. Elinde bir büyüteç vardı.  
“Hoş geldin Ulaş,” dedi.  
“Ben Charles Darwin.”

Ulaş heyecanla yaklaştı:  
“Sizi çok merak ediyorum.”  
“Merak, doğanın dilini çözmenin ilk adımıdır,” dedi Darwin.  
“Ben değişimi anlamak istiyorum.”  
“O zaman sabırla gözlemlemeyi öğrenmelisin.”

Darwin yere oturdu:  
“Ben kuşların gagalarını karşılaştırdım. Kaplumbağaların kabuklarını inceledim. Her fark, bir hikâye taşıyordu.”  
Ulaş: “Peki nasıl karar verdiniz?”  
Darwin: “Karar vermedim. Gözlemledim. Doğa kendi kararını gösterdi.”

Ulaş defterini çıkardı:  
“Ben de insanların duygularını gözlemlemek istiyorum. Zamanla nasıl değiştiklerini.”
Darwin gülümsedi:  
“Harika. Senin evrimin duygusal.”

Sabah Ulaş yatağındaydı. Defterinde yeni bir cümle vardı:  
“Duygular da evrim geçirir.”

Kahvaltıda annesi: “Bugün çok gözlemcisin.”  
Ulaş: “Darwin bana değişimin sessizliğini öğretti.”  
Serdar Bey: “O zaman laboratuvarına bir büyüteç ekleyelim.”

Okulda öğretmenine rüyasını anlattı:  
“Charles Darwin bana doğayı dinlemeyi öğretti.”  
Öğretmen: “Bilim, değişimi fark etmektir.”

Ulaş defterine yazdı:  
“Ben evrimin izindeyim.”

Gece Darwin bir kuş tüyüyle toprağa şekiller çiziyordu.  
“Bugün sana doğayla konuşmayı anlatacağım,” dedi.  
“Doğayla konuşmak mı?”  
“Evet. Çünkü doğa sessizdir ama anlatır.”

Darwin harita açtı.  
“Bu adalarda farklı canlılar yaşar. Ama hepsi aynı kökten gelir.”  
Ulaş: “Yani farklılık, aslında benzerlikten mi doğar?”  
Darwin: “Evet. Çünkü doğa çeşitlilikle güçlenir.”

Ulaş: “İnsanlar neden evrim fikrinden korktu?”  
Darwin: “Çünkü değişim, alışkanlıkları sarsar.”

Ulaş: “Bilim duygularla mı yapılır?”  
Darwin: “Evet. Çünkü gözlem, duyguyla derinleşir.”

Ulaş defterini açtı:  
“Evrim yasası: Değişim, dirençle değil merakla karşılanır.”  
Darwin: “Harika. Senin yasaların doğayı dinliyor.”

Sabah Ulaş defterine yazdı:  
“Ben çeşitliliğin izindeyim.”

14.11.2025  
Mesime Elif Ünalmış  

gezensozcukler.blogspot  
 Hedef Yaş Grubu: 8–12 yaş  
Bu seri, çocukların bilimsel merakını desteklemek ve hayal gücünü teşvik etmek amacıyla hazırlanmıştır.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KIRILMADAN GÜÇLENMEK   5. Bölüm – Sessizden Söze: Duygularla Var Olmak   Hazal sabah kahvesini içerken pencereye baktı. Camın buğusuna parmağıyla bir çizgi çekti, sonra sildi. İçinde bir şeyler birikmişti ama ne olduğunu tam adlandıramıyordu. Annesinin sesi yankılandı zihninde: “Bazı şeyleri içine at, evin huzuru bozulmasın.” Bu cümle yıllardır onunla birlikteydi. Ama artık başka bir yerdeydi. Sessizlik, huzur değil, eksiklik getiriyordu. Duygularını tanımak, ifade etmek, kendini anlatmak istiyordu. Ama bunu nasıl yapacağını hâlâ tam bilmiyordu. Eşiyle olan ilişkisi zamanla bir sessizlik yarışına dönüşmüştü. Konuşmalar yüzeysel, duygular eksikti. Hazal, onunla değil, onun varlığının içinde yankılanan sessizlikle mücadele ediyordu. Çünkü baskı her zaman bağırarak gelmezdi. Bazen bir suskunluk, bazen bir “ne gerek var” cümlesi, bazen bir göz devirmeydi. Hazal, bu görünmez baskının içinde kendi sesini arıyordu. Her geçen gün biraz daha içine çekiliyor, ama bir yandan da...

Hatay Depreminin İkinci Yıldönümü: Yıkımın ve Umudun İzleri

  Hatay'da depremin üzerinden iki yıl geçti. Ancak, bu doğal afetin açtığı yaralar hala sarılmayı bekliyor. Depremzedeler, yaşadıkları acıları ve çaresizlikleri unutamıyor. Onların hikayeleri, bizlere dayanışmanın ve insanlığın önemini hatırlatıyor. Depremde evlerini, sevdiklerini kaybeden insanlar, yeni bir hayat kurma çabası içinde. Bu zorlu süreçte, birbirlerine destek olarak ayakta kalmaya çalışıyorlar. Her şeye rağmen umutlarını yitirmeyen depremzedeler, yarınlara daha güçlü bakma arzusu taşıyor. Depremin getirdiği yıkımın ardından, hayatlarını yeniden inşa etmeye çalışan bu insanların sesine kulak vermek ve onların yaşadığı zorlukları anlamak, hepimiz için bir sorumluluk. Bir daha bu acıların yaşanmaması için, toplum olarak bilinçli ve duyarlı olmalıyız. Bu yıldönümünde, depremzedelerin acılarını ve çaresizliklerini unutmamak için bir kez daha hatırlatmak istiyoruz: Yaşananlardan ders çıkararak, gelecekte daha sağlam adımlar atmalıyız. Bu süreçte en önemli şey, dayanışma v...

KAVRAMSAL ÖYKÜLER

  Yaş Sınırı: Genel İzleyici (Tüm yaş grupları için uygundur)   Sevgi Dilek, henüz 1. sınıfa gidiyordu. Sapsarı saçları ve mavi gözleriyle çok sevimliydi. Dilek, okulun açılmasıyla yeni arkadaşlar edinmiş ve okuluna iyice alışmaya başlamıştı. Yeni şeyler öğrenmek onu heyecanlandırıyordu. Okulu çok seviyordu ve arkadaşlarını da çok değerli buluyordu. Ancak en çok arkadaşı Semra'yı seviyordu. Semra'nın babası öğretmen olduğu için başka bir okula tayin olmuştu ve Semra'dan ayrılmak zorunda kaldı. Dilek bu duruma çok üzülmüştü. Ancak annesi durumu kabul etmesi için Dilek'i karşısına alarak durumu izah etti. Annesi, Dilek'in dilediği zaman Semra'yı arayabileceğini söyledi. Dilek bunun üzerine çok sevindi. O günden sonra bütün dikkatini okula vererek yeni şeyler öğrenmeye devam etti. Aradan geçen zaman içinde arkadaşlarını aramayı da ihmal etmedi. Dilek, yeni arkadaşlar edinmeye ve sınıfında daha aktif olmaya devam etti. Semra'yla da sık sık telefonla konuşarak ...