Ana içeriğe atla

Gizemli Satırlar – Küçük Bilim Kaşifi (Bölüm 10): Işığın İzinde



Gizemli Satırlar – Küçük Bilim Kaşifi (Bölüm 10): Işığın İzinde

 Hedef Yaş Grubu: 8–12 yaş  
Bu seri, çocukların bilimsel merakını desteklemek ve hayal gücünü teşvik etmek amacıyla hazırlanmıştır.

Ulaş o sabah defterini açtı. Sayfalar doluydu. Newton, Franklin, Darwin, Hawking, Lovelace, Mendel… Her biri bir iz bırakmıştı.  
“Ben artık yalnız değilim,” dedi içinden.  
“Bilim, bir yolculuk. Ve ben bu yolculuğun içindeyim.”

Kahvaltı masasında annesi Yasemin Hanım ona baktı:  
“Bugün çok kararlısın.”  
Ulaş: “Çünkü artık biliyorum: Her düşünce bir iz bırakır.”  
Serdar Bey: “O zaman laboratuvarına bir ‘hayal köşesi’ ekleyelim.”

Okulda öğretmeni tahtaya bir cümle yazdı:  
“Bilim, insanın kendini anlamasıdır.”  
Ulaş parmak kaldırdı:  
“Ve başkalarını da.”

Öğle arasında okul bahçesinde yürürken defterini açtı:  
“Bilimin Kalp Yasası: Bilgi, duyguyla birleştiğinde ışık olur.”

Gece gözlerini kapattığında ağaç yine oradaydı.  
Bu kez altında hepsi vardı: Newton teleskopuyla, Franklin fotoğrafıyla, Darwin haritasıyla, Hawking yıldızlarıyla, Lovelace kodlarıyla, Mendel tohumlarıyla…

Ulaş yaklaştı:  
“Sizi özleyeceğim.”  
Franklin: “Biz hep buradayız. Senin düşüncelerinde.”  
Darwin: “Sen artık bir gözlemcisin.”  
Hawking: “Ve bir yolcusun.”  
Lovelace: “Bir kod yazıcısı.”  
Mendel: “Bir sabır taşıyıcısı.”  
Newton: “Ve bir düş gücü kaşifi.”

Ulaş defterini açtı:  
“Son cümlem hazır: Bilim, insanın içindeki ışığı fark etmesidir.”


Sabah olduğunda defterinin kapağına bir cümle yazdı:  
“Küçük Bilim Kaşifi: Işık olmak için büyük olmaya gerek yok.”

Ve böylece hikâye tamamlandı.  
Ama yolculuk yeni başlıyordu.

Okulda o gün farklıydı. Öğretmen tahtaya büyük harflerle yazdı:  
“Bugün Bilim Günü.”

Ulaş sıraya oturdu. Kalbi heyecanla atıyordu.  
Öğretmen: “Ulaş, sen başlamak ister misin?”  
Ulaş: “Hazırım.”

Tahtaya çıktı. Elinde defteri vardı:  
“Ben rüyalarımda bilim insanlarıyla tanıştım,” dedi.  
“Newton bana düşen şeyleri sormayı öğretti. Franklin sessizliği dinlemeyi. Darwin değişimi fark etmeyi. Hawking zamanı düşünmeyi. Lovelace hayal etmeyi. Mendel sabretmeyi.”

Sınıf sessizdi.  
Ulaş defterini açtı:  
“Her biri bana bir iz bıraktı. Ve ben artık sadece bir öğrenci değilim. Ben bir bilim kaşifiyim.”

Bir öğrenci: “Senin en sevdiğin bilim insanı kim?”  
Ulaş: “Hepsi. Çünkü her biri bir duyguyu taşıyor.”

Bir başka öğrenci: “Biz de bilim kaşifi olabilir miyiz?”  
Ulaş: “Tabii. Sadece merak edin. Ve yazın.”

Öğretmen alkışladı:  
“Ulaş, sen bize bilimin kalbini gösterdin.”

Ulaş defterine yazdı:  
“Bilim, paylaşınca büyür.”


Evde o akşam Ulaş odasını düzenledi.  
Bir masa, üzerine defteri, bir teleskop, bir bezelye tohumu, bir kod tablosu, bir yıldız haritası…  
Her biri bir rüyanın izi.

Üzerine bir kart yazdı:  
“Küçük Bilim Köşesi – Işık Burada Başlar”

Annesi Yasemin Hanım: “Bu köşe ne anlatıyor?”  
Ulaş: “Benim yolculuğumu.”  
Serdar Bey: “Ve başkalarının da başlayacağı bir yer.”

Ulaş defterini kapattı. Yanına bir boş defter koydu.  
Üzerine yazdı:  
“Senin hikâyen burada başlasın.”

Ertesi gün okulda bir arkadaşına verdi:  
“Bu defter senin. Hayal ettiğin her şeyi yaz.”  
“Ben bilim insanı değilim ki.”  
“Henüz değilsin. Ama ışığın var.”

Öğretmen: “Ulaş, bu ne?”  
Ulaş: “Bilim köşem artık paylaşılıyor.”  
Öğretmen: “Bilim, bir defterle başlar. Ama bir kalple büyür.”

Ulaş defterine son bir cümle daha ekledi:  
“Ben artık sadece izleri takip etmiyorum.  
Ben iz bırakıyorum.”

Ve böylece “Küçük Bilim Kaşifi” tamamlandı.  
Ama ışık hâlâ yayılıyor.

SORULAR VE CEVAPLAR

1. Ulaş bu bölümde bilimle ilgili ne yaptı?  
→ Rüyalarında öğrendiklerini sınıfıyla paylaştı, kendi bilim köşesini kurdu ve bilgiyi başka çocuklara aktardı.

2. Bilim insanlarının ortak özelliği neydi?  
→ Hepsi merakla, sabırla ve duyguyla çalıştı; bilgiyi insanlıkla birleştirdi.

3. Ulaş’ın sunumunda hangi mesaj öne çıktı?  
→ Bilim sadece bilgi değil, duygularla büyüyen bir yolculuktur.

4. Ulaş’ın bilim köşesi neyi simgeliyor?  
→ Kendi içsel keşfini, öğrendiklerini paylaşma isteğini ve bilimin herkes için ulaşılabilir olduğunu.

5. Bu bölümde çocuklara verilen en önemli mesaj nedir?  
→ Her çocuk bir ışık taşır; bilim, paylaşınca büyür ve herkesin içinde başlar.

18.11.2025  
Mesime Elif Ünalmış  

gezensozcukler.blogspot  
Hedef Yaş Grubu: 8–12 yaş  
Bu seri, çocukların bilimsel merakını desteklemek ve hayal gücünü teşvik etmek amacıyla hazırlanmıştır.




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KIRILMADAN GÜÇLENMEK   5. Bölüm – Sessizden Söze: Duygularla Var Olmak   Hazal sabah kahvesini içerken pencereye baktı. Camın buğusuna parmağıyla bir çizgi çekti, sonra sildi. İçinde bir şeyler birikmişti ama ne olduğunu tam adlandıramıyordu. Annesinin sesi yankılandı zihninde: “Bazı şeyleri içine at, evin huzuru bozulmasın.” Bu cümle yıllardır onunla birlikteydi. Ama artık başka bir yerdeydi. Sessizlik, huzur değil, eksiklik getiriyordu. Duygularını tanımak, ifade etmek, kendini anlatmak istiyordu. Ama bunu nasıl yapacağını hâlâ tam bilmiyordu. Eşiyle olan ilişkisi zamanla bir sessizlik yarışına dönüşmüştü. Konuşmalar yüzeysel, duygular eksikti. Hazal, onunla değil, onun varlığının içinde yankılanan sessizlikle mücadele ediyordu. Çünkü baskı her zaman bağırarak gelmezdi. Bazen bir suskunluk, bazen bir “ne gerek var” cümlesi, bazen bir göz devirmeydi. Hazal, bu görünmez baskının içinde kendi sesini arıyordu. Her geçen gün biraz daha içine çekiliyor, ama bir yandan da...

Hatay Depreminin İkinci Yıldönümü: Yıkımın ve Umudun İzleri

  Hatay'da depremin üzerinden iki yıl geçti. Ancak, bu doğal afetin açtığı yaralar hala sarılmayı bekliyor. Depremzedeler, yaşadıkları acıları ve çaresizlikleri unutamıyor. Onların hikayeleri, bizlere dayanışmanın ve insanlığın önemini hatırlatıyor. Depremde evlerini, sevdiklerini kaybeden insanlar, yeni bir hayat kurma çabası içinde. Bu zorlu süreçte, birbirlerine destek olarak ayakta kalmaya çalışıyorlar. Her şeye rağmen umutlarını yitirmeyen depremzedeler, yarınlara daha güçlü bakma arzusu taşıyor. Depremin getirdiği yıkımın ardından, hayatlarını yeniden inşa etmeye çalışan bu insanların sesine kulak vermek ve onların yaşadığı zorlukları anlamak, hepimiz için bir sorumluluk. Bir daha bu acıların yaşanmaması için, toplum olarak bilinçli ve duyarlı olmalıyız. Bu yıldönümünde, depremzedelerin acılarını ve çaresizliklerini unutmamak için bir kez daha hatırlatmak istiyoruz: Yaşananlardan ders çıkararak, gelecekte daha sağlam adımlar atmalıyız. Bu süreçte en önemli şey, dayanışma v...

KAVRAMSAL ÖYKÜLER

  Yaş Sınırı: Genel İzleyici (Tüm yaş grupları için uygundur)   Sevgi Dilek, henüz 1. sınıfa gidiyordu. Sapsarı saçları ve mavi gözleriyle çok sevimliydi. Dilek, okulun açılmasıyla yeni arkadaşlar edinmiş ve okuluna iyice alışmaya başlamıştı. Yeni şeyler öğrenmek onu heyecanlandırıyordu. Okulu çok seviyordu ve arkadaşlarını da çok değerli buluyordu. Ancak en çok arkadaşı Semra'yı seviyordu. Semra'nın babası öğretmen olduğu için başka bir okula tayin olmuştu ve Semra'dan ayrılmak zorunda kaldı. Dilek bu duruma çok üzülmüştü. Ancak annesi durumu kabul etmesi için Dilek'i karşısına alarak durumu izah etti. Annesi, Dilek'in dilediği zaman Semra'yı arayabileceğini söyledi. Dilek bunun üzerine çok sevindi. O günden sonra bütün dikkatini okula vererek yeni şeyler öğrenmeye devam etti. Aradan geçen zaman içinde arkadaşlarını aramayı da ihmal etmedi. Dilek, yeni arkadaşlar edinmeye ve sınıfında daha aktif olmaya devam etti. Semra'yla da sık sık telefonla konuşarak ...