Ana içeriğe atla

Gizemli Satırlar – Küçük Bilim Kaşifi: Tesla’nın Titreşimli Mirası




Gizemli Satırlar – Küçük Bilim Kaşifi: Tesla’nın Titreşimli Mirası  

 Hedef Yaş Grubu: 8–12 yaş  
Bu seri, çocukların bilimsel merakını desteklemek ve hayal gücünü teşvik etmek amacıyla hazırlanmıştır.

Ulaş sabah erkenden uyandığında, odasında hafif bir elektrik sesi duyar gibi oldu. Gerçek miydi, hayal mi, bilemedi. Ama içinde bir kıpırtı vardı: enerji.

Kahvaltıda Serdar Bey yeni bir projeden söz etti:  
“Hırvatistan’a gideceğim. Elektrik sistemleri çok farklı.”  
Ulaş’ın gözleri parladı:  
“Hırvatistan mı? Tesla’nın doğduğu yer!”  
Yasemin Hanım gülümsedi:  
“Bugün kitap saatinde Tesla’yı okuyalım mı?”  
“Lütfen,” dedi Ulaş.

Okulda öğretmen tahtaya bir isim yazdı:  
“Nikola Tesla”  
“Bu mucit elektriği kablosuz iletmeye çalıştı. Hayal etti, denedi, ama çoğu zaman yalnız kaldı.”  
Ulaş parmak kaldırdı:  
“Neden yalnız kaldı?”  
“Çünkü fikirleri zamanının ötesindeydi.”

Öğle arasında Ulaş okul bahçesinde yürürken defterine yazdı:  
“Elektrik neden görünmez?”  
“Enerji nasıl kablosuz taşınır?”  
“Tesla bunu nasıl hayal etti?”

Arkadaşı Mert geldi:  
“Yine mi düşünüyorsun?”  
“Bu kez elektrik hakkında.”  
“Senin kafan bir santral gibi.”  
Ulaş güldü:  
“Ve her düşünce bir kıvılcım.”

Akşam kitap saatinde Yasemin Hanım yüksek sesle okudu:  
“Nikola Tesla, Sırp kökenli bir mucitti. Alternatif akımı geliştirdi. Kablosuz enerji üzerine çalıştı. Ama çoğu zaman anlaşılmadı.”

Ulaş gözlerini kapattı:  
“Ben de bazen anlaşılmıyorum. Ama hayal kuruyorum.”  
Serdar Bey gülümsedi:  
“Hayal kuranlar, geleceği şekillendirir.”

Gece defterine bir cümle daha yazdı:  
“Her düşünce bir kıvılcımdır.”

Saat tam 00.00’da gözlerini kapattı.  
Zaman kıvrıldı.  
Ağaç yine oradaydı.


Bu kez ağacın altında uzun boylu, zarif yapılı bir adam duruyordu.  
“Hoş geldin Ulaş,” dedi.  
“Ben Nikola Tesla.”

Ulaş heyecanla yaklaştı:  
“Sizi çok merak ediyorum.”  
“Merak, elektriğin ilk kıvılcımıdır,” dedi Tesla.  
“Ben enerjiyi anlamak istiyorum.”  
“O zaman hayal etmeyi öğrenmelisin.”

Tesla yere oturdu:  
“Bir gün yıldırımı izlerken düşündüm: Bu enerji neden sadece gökten gelmeli?”  
“Sonra ne yaptınız?”  
“Hayal ettim. Bir kule kurdum. Kablosuz enerji göndermeye çalıştım.”

Ulaş şaşkındı:  
“Gerçekten işe yaradı mı?”  
“Kısmen. Ama insanlar anlamadı. Destek vermediler.”

Tesla bir bobin çıkardı:  
“Bu, Tesla bobinim. Elektriği havada taşıyabilir.”  
Ulaş dikkatle baktı:  
“Bu çok etkileyici.”  
“Çünkü enerji görünmez ama hissedilir.”

Ulaş: “Ben de bir şey yapmak istiyorum. Ama bazen zor geliyor.”  
Tesla: “Zorluk, enerjinin direncidir. Ama senin aklın bir iletkendir.”

Tesla: “Haydi bir deney yapalım. Hayal et: bir şehir var. Elektrik kablosuz yayılıyor.”  
Ulaş gözlerini kapattı:  
“Her yerde ışık var. Ama kablo yok.”  
“İşte bu, benim hayalimdi.”

Ulaş: “Ben de böyle bir şey hayal edebilir miyim?”  
Tesla: “Sen zaten hayal ediyorsun. Her gece bu ağaca geliyorsun.”

Ulaş defterini açtı:  
“Hayali enerji: Sevgi akımı. İnsanlar birbirine bağlandığında ışık yayılır.”  
Tesla: “Harika. Senin enerjin duygusal.”

Sabah Ulaş yatağındaydı. Defterinde yeni bir cümle vardı:  
“Sevgi akımı: Bağ kuran enerji.”


Kahvaltıda annesi: “Bugün çok parlaksın.”  
Ulaş: “Tesla bana enerjiyi hayal etmeyi öğretti.”  
Serdar Bey: “O zaman laboratuvarına bir bobin ekleyelim.”

Okulda öğretmenine rüyasını anlattı:  
“Nikola Tesla bana görünmeyeni hayal etmeyi öğretti.”  
Öğretmen: “Bilim, görünmeyeni hissetmektir.”

Ulaş defterine yazdı:  
“Ben enerjinin izindeyim.”

Gece Tesla yine oradaydı.  
“Bugün sana yalnızlığı anlatacağım,” dedi.  
“Çünkü fikirlerim insanların alışkanlıklarına uymuyordu.”

Tesla cebinden bir mektup çıkardı:  
“Edison’a yazdığım mektup. Alternatif akımı anlattım ama dinlemedi.”  
Ulaş: “Bu çok üzücü.”  
Tesla: “Ama yılmadım. Çünkü elektriğin doğasını anlamıştım.”

Tesla: “Alternatif akım dalgalar gibi hareket eder. Tıpkı düşünceler gibi.”  
Ulaş: “Benim düşüncelerim bazen çok hızlı oluyor.”  
Tesla: “Bu iyi. Çünkü hızlı düşünceler kıvılcım yaratır.”

Tesla: “Şimdi bir görev vereceğim. Bir icat hayal et. Ama onu bir duyguyla bağla.”  
Ulaş: “Hayali icat: Duygu lambası. İnsanlar mutlu olduğunda ışık yayar.”  
Tesla: “Harika. Senin icatların kalpten geliyor.”

Sabah Ulaş defterine yazdı:  
“Duygu lambası: Kalpten gelen ışık.”

Son gece Tesla bir çizim tahtasının önündeydi.  
“Bugün sana mirasımı anlatacağım,” dedi.  
“Benim mirasım sadece icatlar değil. Düşünce biçimi.”

Tesla: “Evrenin sırları titreşimde gizlidir.”  
Ulaş: “Hayal: Titreşimle çalışan kalp. Sevgiyle elektrik üretir.”  
Tesla: “Senin hayalin, benim mirasımın devamı.”

Sabah Ulaş defterine yazdı:  
“Titreşimle çalışan kalp: Sevgiyle elektrik üretir.”

Kahvaltıda annesi: “Bugün çok yaratıcısın.”  
Ulaş: “Tesla bana hayalin miras olduğunu öğretti.”  
Serdar Bey: “O zaman laboratuvarına bir hayal panosu ekleyelim.”

Okulda öğretmen: “Bilim, hayalle başlar.”  
Ulaş defterine yazdı:  
“Ben titreşimin izindeyim.”

12.11.2025  
Mesime Elif Ünalmış  

gezensozcukler.blogspot  
 Hedef Yaş Grubu: 8–12 yaş  
Bu seri, çocukların bilimsel merakını desteklemek ve hayal gücünü teşvik etmek amacıyla hazırlanmıştır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KIRILMADAN GÜÇLENMEK   5. Bölüm – Sessizden Söze: Duygularla Var Olmak   Hazal sabah kahvesini içerken pencereye baktı. Camın buğusuna parmağıyla bir çizgi çekti, sonra sildi. İçinde bir şeyler birikmişti ama ne olduğunu tam adlandıramıyordu. Annesinin sesi yankılandı zihninde: “Bazı şeyleri içine at, evin huzuru bozulmasın.” Bu cümle yıllardır onunla birlikteydi. Ama artık başka bir yerdeydi. Sessizlik, huzur değil, eksiklik getiriyordu. Duygularını tanımak, ifade etmek, kendini anlatmak istiyordu. Ama bunu nasıl yapacağını hâlâ tam bilmiyordu. Eşiyle olan ilişkisi zamanla bir sessizlik yarışına dönüşmüştü. Konuşmalar yüzeysel, duygular eksikti. Hazal, onunla değil, onun varlığının içinde yankılanan sessizlikle mücadele ediyordu. Çünkü baskı her zaman bağırarak gelmezdi. Bazen bir suskunluk, bazen bir “ne gerek var” cümlesi, bazen bir göz devirmeydi. Hazal, bu görünmez baskının içinde kendi sesini arıyordu. Her geçen gün biraz daha içine çekiliyor, ama bir yandan da...

Hatay Depreminin İkinci Yıldönümü: Yıkımın ve Umudun İzleri

  Hatay'da depremin üzerinden iki yıl geçti. Ancak, bu doğal afetin açtığı yaralar hala sarılmayı bekliyor. Depremzedeler, yaşadıkları acıları ve çaresizlikleri unutamıyor. Onların hikayeleri, bizlere dayanışmanın ve insanlığın önemini hatırlatıyor. Depremde evlerini, sevdiklerini kaybeden insanlar, yeni bir hayat kurma çabası içinde. Bu zorlu süreçte, birbirlerine destek olarak ayakta kalmaya çalışıyorlar. Her şeye rağmen umutlarını yitirmeyen depremzedeler, yarınlara daha güçlü bakma arzusu taşıyor. Depremin getirdiği yıkımın ardından, hayatlarını yeniden inşa etmeye çalışan bu insanların sesine kulak vermek ve onların yaşadığı zorlukları anlamak, hepimiz için bir sorumluluk. Bir daha bu acıların yaşanmaması için, toplum olarak bilinçli ve duyarlı olmalıyız. Bu yıldönümünde, depremzedelerin acılarını ve çaresizliklerini unutmamak için bir kez daha hatırlatmak istiyoruz: Yaşananlardan ders çıkararak, gelecekte daha sağlam adımlar atmalıyız. Bu süreçte en önemli şey, dayanışma v...

KAVRAMSAL ÖYKÜLER

  Yaş Sınırı: Genel İzleyici (Tüm yaş grupları için uygundur)   Sevgi Dilek, henüz 1. sınıfa gidiyordu. Sapsarı saçları ve mavi gözleriyle çok sevimliydi. Dilek, okulun açılmasıyla yeni arkadaşlar edinmiş ve okuluna iyice alışmaya başlamıştı. Yeni şeyler öğrenmek onu heyecanlandırıyordu. Okulu çok seviyordu ve arkadaşlarını da çok değerli buluyordu. Ancak en çok arkadaşı Semra'yı seviyordu. Semra'nın babası öğretmen olduğu için başka bir okula tayin olmuştu ve Semra'dan ayrılmak zorunda kaldı. Dilek bu duruma çok üzülmüştü. Ancak annesi durumu kabul etmesi için Dilek'i karşısına alarak durumu izah etti. Annesi, Dilek'in dilediği zaman Semra'yı arayabileceğini söyledi. Dilek bunun üzerine çok sevindi. O günden sonra bütün dikkatini okula vererek yeni şeyler öğrenmeye devam etti. Aradan geçen zaman içinde arkadaşlarını aramayı da ihmal etmedi. Dilek, yeni arkadaşlar edinmeye ve sınıfında daha aktif olmaya devam etti. Semra'yla da sık sık telefonla konuşarak ...