Ana içeriğe atla

KAFAMIN İÇİNDEKİ KRALLIK Bölüm 6 – Denge Savaşı: İçsel Uyumu Aramak



 
KAFAMIN İÇİNDEKİ KRALLIK  
Bölüm 6 – Denge Savaşı: İçsel Uyumu Aramak

 Yaş Grubu 
9–13 yaş arası çocuklar için uygundur.  
Fiziksel denge, duygusal uyum ve beden-zihin ilişkisi temalarıyla ortaokul düzeyindeki çocuklara hitap eder.  
Beyin karakterleri aracılığıyla stres, koordinasyon ve içsel denge kavramları eğlenceli ve öğretici şekilde sunulmuştur.

Age Group 
Suitable for children aged 9–13.  
Themes of physical balance, emotional regulation, and body-mind connection are tailored for middle-grade readers.  
Through brain characters, concepts like stress, coordination, and inner harmony are presented in a fun and educational way.


 आयु वर्ग (हिंदी):  
9–13 वर्ष के बच्चों के लिए उपयुक्त।  
शारीरिक संतुलन, भावनात्मक सामंजस्य और शरीर-मन संबंध की थीम मध्य विद्यालय स्तर के बच्चों के लिए बनाई गई है।  
मस्तिष्क पात्रों के माध्यम से तनाव, समन्वय और आंतरिक संतुलन जैसे विषयों को मनोरंजक और शिक्षाप्रद रूप में प्रस्तुत किया गया है।
Çiğdem o sabah merdivenlerden inerken birden dengesini kaybetti.  
Ayakkabısı ayağından çıktı, çantasındaki kalemler yere saçıldı.  
Kafasının içindeki krallıkta sirenler çalmaya başladı.

Denge Bey, yani Beyincik, panikle bağırdı:  
“Motor koordinasyon bozuldu! Denge sistemi sarsıldı!”

Fikri Bey (Prefrontal Korteks), analiz yaptı:  
“Bu fiziksel bir dengesizlik ama altında duygusal bir neden olabilir.”

Duygu Abla (Amigdala), gözlerini kıstı:  
“Çiğdem dün gece ağlamıştı. Belki hâlâ etkisinde.”

Mini Müdür (Hipotalamus), stres raporunu sundu:  
“Uyku kalitesi düşüktü. Kortizol seviyesi yüksek.”

Hafize Nine (Hipokampus), geçmişe döndü:  
“Çiğdem ne zaman duygusal olarak zorlanırsa, fiziksel denge de bozulur.”

Kontrolcü Komutan (Bazal Ganglionlar), rutinleri kontrol etti:  
“Sabah yürüyüşü değişmiş. Alışkanlıklar sarsılmış.”

Hayalperest Talamus, sessizce fısıldadı:  
“Belki... bu sarsıntı... yeni bir içsel dengeye yol açar...”
 Denge Savaşı Başlıyor..."

Denge Bey, krallığın motor merkezinde askerlerini topladı:  
- Kas Koordinasyon Birliği  
- Duruş Takımı  
- Göz-Hareket Senkronizasyon Ekibi

Ama hepsi şaşkındı.  
“Komutlar karışıyor! Vücut ne yapacağını bilmiyor!”

Fikri Bey: “Zihinsel planlama eksik.”  
Duygu Abla: “Duygusal dalgalanma var.”  
Mini Müdür: “Vücut alarmda.”  
Hafize Nine: “Geçmişte benzer bir olay vardı.”  
Kontrolcü Komutan: “Rutin dışı davranışlar tespit edildi.”  
Talamus: “Belki... bir dansla denge yeniden kurulabilir...”
Dengeyi Aramak

Çiğdem okulda beden eğitimi dersinde topu kaçırdı.  
Koşarken birden durdu.  
“Ben... kendimi dengesiz hissediyorum.”

Öğretmeni gülümsedi:  
“Denge sadece kaslarda değil, kafamızda da kurulur.”

Kafasının içindeki karakterler birbirine baktı.

Fikri Bey: “Zihinsel denge planlanmalı.”  
Duygu Abla: “Duygular tanınmalı.”  
Mini Müdür: “Vücut rahatlatılmalı.”  
Denge Bey: “Motor sistem yeniden eğitilmeli.”  
Hafize Nine: “Bu günü kaydediyorum: ‘Denge Arayışı Günü’”  
Kontrolcü Komutan: “Yeni rutin: denge egzersizleri.”  
Talamus: “Bu sahne... bir hikâyeye dönüşebilir!”

Çiğdem o akşam annesiyle birlikte yoga yaptı.  
Nefes aldı, gözlerini kapattı, dengede durmaya çalıştı.  
Kafasının içindeki karakterler sessizce izliyordu.

Denge Bey: “Motor sistem yeniden eğitiliyor.”  
Fikri Bey: “Zihinsel odak artıyor.”  
Duygu Abla: “Duygular sakinleşiyor.”  
Mini Müdür: “Vücut ritmi dengeleniyor.”  
Hafize Nine: “Bu anı... huzurla kaydediyorum.”  
Kontrolcü Komutan: “Yeni rutin: akşam denge egzersizi.”  
Talamus: “Bu sahne... bir şiire dönüşebilir!”

 Denge Yeniden Kuruluyor

Ertesi gün Çiğdem okulda merdivenleri dikkatle çıktı.  
Adımları sabitti. Çantası düzenliydi.  
Öğretmeni fark etti:  
“Bugün çok dengelisin Çiğdem.”

Çiğdem gülümsedi:  
“Dün yoga yaptım. Kafam da vücudum da rahatladı.”

Kafasının içindeki karakterler birbirine baktı.

Fikri Bey: “Zihinsel planlama başarılı.”  
Duygu Abla: “Duygusal denge sağlandı.”  
Mini Müdür: “Vücut rahat.”  
Denge Bey: “Motor sistem uyumlu.”  
Hafize Nine: “Bu günü kaydediyorum: ‘Denge Günü’”  
Kontrolcü Komutan: “Yeni rutin onaylandı.”  
Talamus: “Bu sahne... bir hikâyeye dönüşmeli!”

 Dengeyle Güçlenmek

Çiğdem eve döndüğünde kardeşiyle oynarken ona dedi ki:  
“Denge sadece yürümekle ilgili değil. İçinde de denge olmalı.”

Kardeşi başını salladı:  
“Ben bazen dengemi kaybediyorum ama sonra gülüyorum.”

Kafasının içindeki karakterler alkışladı.

Fikri Bey: “Denge, farkındalıkla başlar.”  
Duygu Abla: “Ve duygularla büyür.”  
Mini Müdür: “Vücut bunu seviyor.”  
Denge Bey: “Bu oyun... dengeyi öğretiyor.”  
Hafize Nine: “Bu anı... gülümsetenlerden.”  
Kontrolcü Komutan: “Yeni rutin: dengeyle oyun.”  
Talamus: “Bu sahne... bir çocuk kitabına dönüşebilir!”

 Bölüm Sonu Mesajı

Denge, sadece ayakta durmak değil—hayatta durmaktır.  
Ve içsel denge, dışarıdaki adımları güzelleştirir.

"Çiğdem artık biliyor: Denge, sessiz bir güçtür. Ve her sarsıntı, yeniden kurulan bir uyumun başlangıcı olabilir."

25.10 2025
Mesime Elif Ünalmış 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KIRILMADAN GÜÇLENMEK   5. Bölüm – Sessizden Söze: Duygularla Var Olmak   Hazal sabah kahvesini içerken pencereye baktı. Camın buğusuna parmağıyla bir çizgi çekti, sonra sildi. İçinde bir şeyler birikmişti ama ne olduğunu tam adlandıramıyordu. Annesinin sesi yankılandı zihninde: “Bazı şeyleri içine at, evin huzuru bozulmasın.” Bu cümle yıllardır onunla birlikteydi. Ama artık başka bir yerdeydi. Sessizlik, huzur değil, eksiklik getiriyordu. Duygularını tanımak, ifade etmek, kendini anlatmak istiyordu. Ama bunu nasıl yapacağını hâlâ tam bilmiyordu. Eşiyle olan ilişkisi zamanla bir sessizlik yarışına dönüşmüştü. Konuşmalar yüzeysel, duygular eksikti. Hazal, onunla değil, onun varlığının içinde yankılanan sessizlikle mücadele ediyordu. Çünkü baskı her zaman bağırarak gelmezdi. Bazen bir suskunluk, bazen bir “ne gerek var” cümlesi, bazen bir göz devirmeydi. Hazal, bu görünmez baskının içinde kendi sesini arıyordu. Her geçen gün biraz daha içine çekiliyor, ama bir yandan da...

Hatay Depreminin İkinci Yıldönümü: Yıkımın ve Umudun İzleri

  Hatay'da depremin üzerinden iki yıl geçti. Ancak, bu doğal afetin açtığı yaralar hala sarılmayı bekliyor. Depremzedeler, yaşadıkları acıları ve çaresizlikleri unutamıyor. Onların hikayeleri, bizlere dayanışmanın ve insanlığın önemini hatırlatıyor. Depremde evlerini, sevdiklerini kaybeden insanlar, yeni bir hayat kurma çabası içinde. Bu zorlu süreçte, birbirlerine destek olarak ayakta kalmaya çalışıyorlar. Her şeye rağmen umutlarını yitirmeyen depremzedeler, yarınlara daha güçlü bakma arzusu taşıyor. Depremin getirdiği yıkımın ardından, hayatlarını yeniden inşa etmeye çalışan bu insanların sesine kulak vermek ve onların yaşadığı zorlukları anlamak, hepimiz için bir sorumluluk. Bir daha bu acıların yaşanmaması için, toplum olarak bilinçli ve duyarlı olmalıyız. Bu yıldönümünde, depremzedelerin acılarını ve çaresizliklerini unutmamak için bir kez daha hatırlatmak istiyoruz: Yaşananlardan ders çıkararak, gelecekte daha sağlam adımlar atmalıyız. Bu süreçte en önemli şey, dayanışma v...

KAVRAMSAL ÖYKÜLER

  Yaş Sınırı: Genel İzleyici (Tüm yaş grupları için uygundur)   Sevgi Dilek, henüz 1. sınıfa gidiyordu. Sapsarı saçları ve mavi gözleriyle çok sevimliydi. Dilek, okulun açılmasıyla yeni arkadaşlar edinmiş ve okuluna iyice alışmaya başlamıştı. Yeni şeyler öğrenmek onu heyecanlandırıyordu. Okulu çok seviyordu ve arkadaşlarını da çok değerli buluyordu. Ancak en çok arkadaşı Semra'yı seviyordu. Semra'nın babası öğretmen olduğu için başka bir okula tayin olmuştu ve Semra'dan ayrılmak zorunda kaldı. Dilek bu duruma çok üzülmüştü. Ancak annesi durumu kabul etmesi için Dilek'i karşısına alarak durumu izah etti. Annesi, Dilek'in dilediği zaman Semra'yı arayabileceğini söyledi. Dilek bunun üzerine çok sevindi. O günden sonra bütün dikkatini okula vererek yeni şeyler öğrenmeye devam etti. Aradan geçen zaman içinde arkadaşlarını aramayı da ihmal etmedi. Dilek, yeni arkadaşlar edinmeye ve sınıfında daha aktif olmaya devam etti. Semra'yla da sık sık telefonla konuşarak ...