Ana içeriğe atla

MEYVELERİN DÜNYASI PORTAKAL


 

Merhaba Eylül,

- Merhaba Portakal, nasılsın? İyi misin?

- Sevgili Eylül,  sana yetistiğim için şimdi çok iyiyim. Sabırlı bir meyveyim. Bu yüzden
arkadaşlarıma öncelik verdim. Bir çok yerde yetiştirildiğim için her çocuğa kolaylıkla ulaşırım. Bu yüzden en son seninle konuşmak istedim. Ama arkadaşlarım Eylül uyanabilir deyince, biraz telaşlandım ve koşmaya başladım.  Sana önce geldiğim  topraklardan bahsedeğim. anavatanım olan Güneydoğu Asya'dır, ancak dünyanın dört bir yanına yayıldım. Özellikle Akdeniz bölgelerinde çok seviliyorum. Meyve bahçelerinde bolca bulunurum ve her zaman taze ve lezzetliyim.

- Bu çok ilginç sevgili Portakal, tazeliğini koruman çok güzel. Peki, nasıl faydaların var? Anlatmak ister misin?

- Tabii ki, Eylül. Faydalarımdan bahsederek hem seni hem de kendimi biraz neşelendireyim. Öncelikle, C vitamini deposuyum. Bağışıklık sistemini güçlendiririm ve soğuk algınlığına karşı koruyucu etkilerim vardır. İçerdiğim antioksidanlar sayesinde vücudu serbest radikallerden korurum. Ayrıca cildin genç kalmasına yardımcı olurum ve kolajen üretimini artırırım. Böylece cildin daha pürüzsüz ve sağlıklı görünür.

- Evet, gerçekten çok faydalısın. Hatta ben hastalandığımda annem meyve tabağı hazırlarken seni bolca kullanır.  Ayrıca suyunu sıkıp içmeyi de çok severim. Offf simdiden ağzım sulandı  Peki başka ne gibi faydaların var?

- Sindirim sistemine de iyi gelirim. Lifli yapım sayesinde sindirimi kolaylaştırırım ve kabızlığı önlerim. Kan basıncını düzenlerim ve kalp sağlığını korurum. Ayrıca düşük kalorili bir meyve olduğum için kilo vermeye yardımcı olurum.

- Şey, sevgili Portakal, bize doğru koşarak gelen kırmızı bir meyve var. Belki o da benimle tanışmak istiyordur.  Gelen meyve Ejder Meyvesi seninle tanışmayı çok istiyor.

- O gelinceye kadar zararlarından da bahsetsen iyi olur.

- Aslında çok zararım yok. Aşırı tüketildiğinde mide yanmasına ve ishal yapabilir. Ayrıca, içerdiğim asitler nedeniyle diş minesine zarar verebilirim. Bu yüzden tüketirken dikkatli olmak gerekir.

- Merhaba Eylül, biraz geciktim. Ben Ejder Meyvesi.

- Merhaba Ejder Meyvesi.

- Portakal, ben artık vedalaşsam iyi olur. Faydalarımı anlattım. Sırayı sana bırakıyorum. Ejder Meyvesi, Eylül ile tanışmak istedim. Yetisemiyecrgim diye endişelendim. Portakal ben artık gitsem iyi olur.Görüşürüz.
- Görüşürüz Portakal.

08.02.2025
Mesime Elif Ünalmış

Soru ve Cevaplar

1. Portakalın içerdiği önemli vitamin ve mineraller nelerdir?
   Portakal, C vitamini, A vitamini, potasyum, kalsiyum ve magnezyum gibi önemli vitamin ve mineraller içerir.

2. Portakalın bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nelerdir?
   Portakal, yüksek C vitamini içeriği sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir ve soğuk algınlığına karşı koruyucu etkiler gösterir.

3. Portakalın cilt sağlığına olan faydaları nelerdir?
   Portakal, içerdiği C vitamini ve antioksidanlar sayesinde cildin genç kalmasına yardımcı olur, kolajen üretimini artırır ve cildin daha pürüzsüz ve sağlıklı görünmesini sağlar.

4. Portakalın sindirim sistemi üzerindeki faydaları nelerdir?
   Portakal, lifli yapısı sayesinde sindirimi kolaylaştırır, kabızlığı önler ve sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlar.

5. Portakalın aşırı tüketimi hangi sağlık sorunlarına yol açabilir?
   Portakalın aşırı tüketimi mide yanmasına, ishal yapabilir ve içerdiği asitler nedeniyle diş minesine zarar verebilir. Bu yüzden tüketirken dikkatli olunmalıdır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KIRILMADAN GÜÇLENMEK   5. Bölüm – Sessizden Söze: Duygularla Var Olmak   Hazal sabah kahvesini içerken pencereye baktı. Camın buğusuna parmağıyla bir çizgi çekti, sonra sildi. İçinde bir şeyler birikmişti ama ne olduğunu tam adlandıramıyordu. Annesinin sesi yankılandı zihninde: “Bazı şeyleri içine at, evin huzuru bozulmasın.” Bu cümle yıllardır onunla birlikteydi. Ama artık başka bir yerdeydi. Sessizlik, huzur değil, eksiklik getiriyordu. Duygularını tanımak, ifade etmek, kendini anlatmak istiyordu. Ama bunu nasıl yapacağını hâlâ tam bilmiyordu. Eşiyle olan ilişkisi zamanla bir sessizlik yarışına dönüşmüştü. Konuşmalar yüzeysel, duygular eksikti. Hazal, onunla değil, onun varlığının içinde yankılanan sessizlikle mücadele ediyordu. Çünkü baskı her zaman bağırarak gelmezdi. Bazen bir suskunluk, bazen bir “ne gerek var” cümlesi, bazen bir göz devirmeydi. Hazal, bu görünmez baskının içinde kendi sesini arıyordu. Her geçen gün biraz daha içine çekiliyor, ama bir yandan da...

Hatay Depreminin İkinci Yıldönümü: Yıkımın ve Umudun İzleri

  Hatay'da depremin üzerinden iki yıl geçti. Ancak, bu doğal afetin açtığı yaralar hala sarılmayı bekliyor. Depremzedeler, yaşadıkları acıları ve çaresizlikleri unutamıyor. Onların hikayeleri, bizlere dayanışmanın ve insanlığın önemini hatırlatıyor. Depremde evlerini, sevdiklerini kaybeden insanlar, yeni bir hayat kurma çabası içinde. Bu zorlu süreçte, birbirlerine destek olarak ayakta kalmaya çalışıyorlar. Her şeye rağmen umutlarını yitirmeyen depremzedeler, yarınlara daha güçlü bakma arzusu taşıyor. Depremin getirdiği yıkımın ardından, hayatlarını yeniden inşa etmeye çalışan bu insanların sesine kulak vermek ve onların yaşadığı zorlukları anlamak, hepimiz için bir sorumluluk. Bir daha bu acıların yaşanmaması için, toplum olarak bilinçli ve duyarlı olmalıyız. Bu yıldönümünde, depremzedelerin acılarını ve çaresizliklerini unutmamak için bir kez daha hatırlatmak istiyoruz: Yaşananlardan ders çıkararak, gelecekte daha sağlam adımlar atmalıyız. Bu süreçte en önemli şey, dayanışma v...

KAVRAMSAL ÖYKÜLER

  Yaş Sınırı: Genel İzleyici (Tüm yaş grupları için uygundur)   Sevgi Dilek, henüz 1. sınıfa gidiyordu. Sapsarı saçları ve mavi gözleriyle çok sevimliydi. Dilek, okulun açılmasıyla yeni arkadaşlar edinmiş ve okuluna iyice alışmaya başlamıştı. Yeni şeyler öğrenmek onu heyecanlandırıyordu. Okulu çok seviyordu ve arkadaşlarını da çok değerli buluyordu. Ancak en çok arkadaşı Semra'yı seviyordu. Semra'nın babası öğretmen olduğu için başka bir okula tayin olmuştu ve Semra'dan ayrılmak zorunda kaldı. Dilek bu duruma çok üzülmüştü. Ancak annesi durumu kabul etmesi için Dilek'i karşısına alarak durumu izah etti. Annesi, Dilek'in dilediği zaman Semra'yı arayabileceğini söyledi. Dilek bunun üzerine çok sevindi. O günden sonra bütün dikkatini okula vererek yeni şeyler öğrenmeye devam etti. Aradan geçen zaman içinde arkadaşlarını aramayı da ihmal etmedi. Dilek, yeni arkadaşlar edinmeye ve sınıfında daha aktif olmaya devam etti. Semra'yla da sık sık telefonla konuşarak ...