Ana içeriğe atla

MEYVELERİN DÜNYASI LİMON

 

MEYVELERİN DÜNYASI
LİMON

Evet, şimdi sıra limonda. Bakalım limon Eylül'e neler söyleyecek. Limon, önce şöyle bir etrafında döndü. Altın sarısı rengi ile Eylül'ü etkilemeye çalıştı. Tam konuşmaya başlayacakken, sırada bekleyen muz tepki gösterdi.

- "Anlatacaksan anlat artık, yoksa sıranı alırım," dedi muz

Limon,  muz arkadaşını fazla kızdırmadan anlatmaya başladı:

- "Sevgili Eylül, öncelikle herkes beni sebze olarak bilir. Ama aslında ben bir meyveyim. Herkes tarafından çok sevilirim," dedi.

Muz ona biraz burun bükerek mırıldandı:

- "Ben senden daha çok seviliyorum."

Limon, muzun söze karışmasına sinirlendi.

Eylül:

- "Limon seni dinliyorum. Hadi anlat, çok hastayım biliyorsun," dedi.

Limon özür dileyerek anlatmaya devam etti:

- "Öncelikle sana bazı faydalarımdan bahsedeyim. Kalbe iyi gelirim, böbrek taşlarını düşürmek için ilk bana başvururlar, eklem ağrıları için de çok faydalıyım. Sindirime yardımcı olurum çünkü limon vücudu alkali yapar," dedi.

Limon biraz düşündü ve devam etti:

- "Tabii bu kadar övgüden sonra zararlarımdan da bahsetmem gerek. Eğer fazla tüketirsen mide yanmasına ve diş minelerine zarar verebilirim. Sevgili Eylül, beni tüketirken de kontrollü olmaya dikkat et," dedi.

Muz onu sıkıştırarak:

- "Tamam tamam, şimdi sıramı alıyorum," dedi.

Limon:

- "Hoşça kal Eylül, dikkatli olmayı unutma," diyerek sırasını muza verdi.
06.02.2025
Mesime Elif Ünalmış

Sorular ve Cevapları

1. Limon neden kendisinin bir meyve olduğunu vurgulamak istemiştir?
   - Limon, herkes tarafından sebze olarak bilindiği için aslında bir meyve olduğunu vurgulamak istemiştir.

2. Limonun faydalarından biri nedir?
   - Limon, kalbe iyi gelir ve böbrek taşlarını düşürmek için faydalıdır.

3. Limonun zararları nelerdir?
   - Limon fazla tüketildiğinde mide yanmasına ve diş minelerine zarar verebilir.

4. Elma, limon konuşurken ne yapmıştır?
   - Elma, limon konuşurken söze karışmış ve limonun anlatmasını hızlandırmak istemiştir.

5. Eylül, limona ne söylemiştir?
   - Eylül, limona onu dinlediğini ve çok hasta olduğunu söylemiştir.
Tabii ki, memnuniyetle size yardımcı olacağım. İşte yazınızın düzeltilmiş ve genişletilmiş hali:


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KIRILMADAN GÜÇLENMEK   5. Bölüm – Sessizden Söze: Duygularla Var Olmak   Hazal sabah kahvesini içerken pencereye baktı. Camın buğusuna parmağıyla bir çizgi çekti, sonra sildi. İçinde bir şeyler birikmişti ama ne olduğunu tam adlandıramıyordu. Annesinin sesi yankılandı zihninde: “Bazı şeyleri içine at, evin huzuru bozulmasın.” Bu cümle yıllardır onunla birlikteydi. Ama artık başka bir yerdeydi. Sessizlik, huzur değil, eksiklik getiriyordu. Duygularını tanımak, ifade etmek, kendini anlatmak istiyordu. Ama bunu nasıl yapacağını hâlâ tam bilmiyordu. Eşiyle olan ilişkisi zamanla bir sessizlik yarışına dönüşmüştü. Konuşmalar yüzeysel, duygular eksikti. Hazal, onunla değil, onun varlığının içinde yankılanan sessizlikle mücadele ediyordu. Çünkü baskı her zaman bağırarak gelmezdi. Bazen bir suskunluk, bazen bir “ne gerek var” cümlesi, bazen bir göz devirmeydi. Hazal, bu görünmez baskının içinde kendi sesini arıyordu. Her geçen gün biraz daha içine çekiliyor, ama bir yandan da...

Hatay Depreminin İkinci Yıldönümü: Yıkımın ve Umudun İzleri

  Hatay'da depremin üzerinden iki yıl geçti. Ancak, bu doğal afetin açtığı yaralar hala sarılmayı bekliyor. Depremzedeler, yaşadıkları acıları ve çaresizlikleri unutamıyor. Onların hikayeleri, bizlere dayanışmanın ve insanlığın önemini hatırlatıyor. Depremde evlerini, sevdiklerini kaybeden insanlar, yeni bir hayat kurma çabası içinde. Bu zorlu süreçte, birbirlerine destek olarak ayakta kalmaya çalışıyorlar. Her şeye rağmen umutlarını yitirmeyen depremzedeler, yarınlara daha güçlü bakma arzusu taşıyor. Depremin getirdiği yıkımın ardından, hayatlarını yeniden inşa etmeye çalışan bu insanların sesine kulak vermek ve onların yaşadığı zorlukları anlamak, hepimiz için bir sorumluluk. Bir daha bu acıların yaşanmaması için, toplum olarak bilinçli ve duyarlı olmalıyız. Bu yıldönümünde, depremzedelerin acılarını ve çaresizliklerini unutmamak için bir kez daha hatırlatmak istiyoruz: Yaşananlardan ders çıkararak, gelecekte daha sağlam adımlar atmalıyız. Bu süreçte en önemli şey, dayanışma v...

KAVRAMSAL ÖYKÜLER

  Yaş Sınırı: Genel İzleyici (Tüm yaş grupları için uygundur)   Sevgi Dilek, henüz 1. sınıfa gidiyordu. Sapsarı saçları ve mavi gözleriyle çok sevimliydi. Dilek, okulun açılmasıyla yeni arkadaşlar edinmiş ve okuluna iyice alışmaya başlamıştı. Yeni şeyler öğrenmek onu heyecanlandırıyordu. Okulu çok seviyordu ve arkadaşlarını da çok değerli buluyordu. Ancak en çok arkadaşı Semra'yı seviyordu. Semra'nın babası öğretmen olduğu için başka bir okula tayin olmuştu ve Semra'dan ayrılmak zorunda kaldı. Dilek bu duruma çok üzülmüştü. Ancak annesi durumu kabul etmesi için Dilek'i karşısına alarak durumu izah etti. Annesi, Dilek'in dilediği zaman Semra'yı arayabileceğini söyledi. Dilek bunun üzerine çok sevindi. O günden sonra bütün dikkatini okula vererek yeni şeyler öğrenmeye devam etti. Aradan geçen zaman içinde arkadaşlarını aramayı da ihmal etmedi. Dilek, yeni arkadaşlar edinmeye ve sınıfında daha aktif olmaya devam etti. Semra'yla da sık sık telefonla konuşarak ...