Ana içeriğe atla

JALENİN BÖRÜLCE SEVGİSİ VE DEDESİNİN UMUDU

 

JALENİN BÖRÜLCE SEVGİSİ VE DEDESİNİN UMUDU
Bir sabah, Jale, dedesi, anneannesi ve annesi birlikte kahvaltı yapıyorlardı. Kahvaltı sofrasında çeşit çeşit lezzetler vardı. Kahvaltılarını bitirdikten sonra dedesi alışveriş yapmaya gitmeye karar verdi. Annanesi de dedesini uğurladı ve mutfağa dönerek öğle yemeği için hazırlıklara başladı. Jale'nin en sevdiği börülce salatasını da hazırlıyordu.

Dedesi alışverişten döndüğünde, sofrada çeşit çeşit lezzetler bulunuyordu ve Jale'nin en sevdiği şey olan börülce salatası da vardı. Annesi bu salatayı sık sık yapardı çünkü Jale bayılıyordu.

Öğle yemeği sırasında Jale dedesine döndü ve sordu: “Dedeciğim, bugün hangi bakliyat tarlasına gideceğiz?”

Dedesi gülümseyerek cevap verdi: “Bugün börülce tarlasına gideceğiz Jale. Yemek sonrası, sana börülce ile ilgili her şeyi anlatacağım.”

Jale telaşla yemeğini bitirdi ve dedesinin yemeğini bitirmesini sabırsızlıkla beklemeye başladı. Dedesi, Jale'nin merakını gidermek için acele etti ve birlikte börülce tarlasına gittiler.

Börülce tarlasına vardıklarında dedesi anlatmaya başladı: “Börülce, besleyici ve lezzetli bir bakliyattır. Ayrıca hem taze hem de kurutulmuş olarak tüketilebilir. Börülcenin anavatanı Afrika'dır, ancak Türkiye'de özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde yetiştirilir. Börülceler, ilkbaharda ekilir ve yaz sonunda hasat edilir.”



Jale, dedesini büyük bir ilgiyle dinledi ve sordu: “Dedeciğim, börülce salatasını çok seviyorum ama bazı marketlerde bulamıyorum. Börülcenin daha iyi korunması ve her yerde satılması için ne gibi önlemler alınabilir?”

Dedesi gülümseyerek açıkladı: “Börülcenin bozulmaması için doğru şekilde kurutulması ve uygun koşullarda saklanması gerekiyor. Ayrıca, çiftçilerin ürünlerini daha geniş kitlelere ulaştırabilmesi için desteklenmeleri lazım. Bu şekilde börülceler daha uzun süre saklanabilir ve marketlerde bulunabilir.”

Jale'nin gözleri parladı ve devam etti: “Dedeciğim, peki Türkiye'de çiftçilik zor mu?”

Dedesi biraz üzgün bir şekilde cevap verdi: “Evet Jale, çiftçilik bazen zor olabilir. Yeteri kadar çiftçiye destek olunmadığı için bu verimli toprakların yakında ekilmeyeceğinden korkuyorum. Ancak senin gibi meraklı ve istekli çocuklar olduğu sürece umut var.”

Jale dedesinin üzüldüğünü görünce ona sarıldı ve dedi: “Sana söz veriyorum dedeciğim, senin bakliyat tarlalarını ben ekeceğim. Bu ülkenin kaynaklarını korumak için elimden geleni yapacağım.”

Dedesi Jale'ye sarılarak ona teşekkür etti ve duygusal anlar yaşadılar. Jale'nin bu kararlılığı, dedesini çok mutlu etti ve ona büyük bir umut verdi.
"Bir ülkenin geleceği, topraklarının bereketini korumaya ve onları işleyip geliştirmeye kararlı nesillerin ellerindedir."

23.02.2025
Mesime Elif Ünalmış

Sorular:
1. Jale'nin öğle yemeğindeki en sevdiği yiyecek nedir ve annesi bu yiyeceği neden sık sık yapar?
2. Dedesi, börülce tarlasında börülce hakkında Jale'ye hangi bilgileri verdi?
3. Jale'nin dedesi, börülcenin bozulmaması ve daha uzun süre saklanması için hangi önlemlerin alınması gerektiğini anlattı?
4. Jale, Türkiye'de çiftçilik yapmanın zorlukları hakkında dedesine hangi soruları sordu?
5. Jale, dedesine hangi sözü verdi ve dedesi bu söz karşısında nasıl tepki verdi?

Cevaplar:
1. Jale'nin öğle yemeğindeki en sevdiği yiyecek börülce salatasıdır. Annesi bu salatayı sık sık yapar çünkü Jale bu salatayı çok sever.
2. Dedesi, börülcenin besleyici ve lezzetli bir bakliyat olduğunu, hem taze hem de kurutulmuş olarak tüketilebileceğini, börülcenin anavatanının Afrika olduğunu ve Türkiye'de özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde yetiştirildiğini anlattı. Börülceler, ilkbaharda ekilir ve yaz sonunda hasat edilir.
3. Dedesi, börülcenin bozulmaması için doğru şekilde kurutulması ve uygun koşullarda saklanması gerektiğini, ayrıca çiftçilerin ürünlerini daha geniş kitlelere ulaştırabilmesi için desteklenmeleri gerektiğini söyledi. Bu şekilde börülceler daha uzun süre saklanabilir ve marketlerde bulunabilir.
4. Jale, Türkiye'de çiftçilik yapmanın zorluklarını öğrenmek için dedesine çiftçilerin yeterince desteklenip desteklenmediğini ve bu durumun toprakların ekilmesine nasıl etki ettiğini sordu.
5. Jale, dedesine bakliyat tarlalarını kendisinin ekeceğine ve ülkenin kaynaklarını korumak için elinden geleni yapacağına söz verdi. Dedesi, Jale'ye sarılarak ona teşekkür etti ve duygusal anlar yaşadılar. Jale'nin bu kararlılığı, dedesini çok mutlu etti ve ona büyük bir umut verdi.

Not. Sayfamı her zaman takip etmeyi, paylasmayı beğendiyseniz like atmayı unutmayın. Sizlerde yazmamı istediğiniz konularda fikir beyan edebilir, yorumlarınızla  beni desteklemenizi çok önemsiyorum.
Hepinize çok teşekkür ediyorum.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KIRILMADAN GÜÇLENMEK   5. Bölüm – Sessizden Söze: Duygularla Var Olmak   Hazal sabah kahvesini içerken pencereye baktı. Camın buğusuna parmağıyla bir çizgi çekti, sonra sildi. İçinde bir şeyler birikmişti ama ne olduğunu tam adlandıramıyordu. Annesinin sesi yankılandı zihninde: “Bazı şeyleri içine at, evin huzuru bozulmasın.” Bu cümle yıllardır onunla birlikteydi. Ama artık başka bir yerdeydi. Sessizlik, huzur değil, eksiklik getiriyordu. Duygularını tanımak, ifade etmek, kendini anlatmak istiyordu. Ama bunu nasıl yapacağını hâlâ tam bilmiyordu. Eşiyle olan ilişkisi zamanla bir sessizlik yarışına dönüşmüştü. Konuşmalar yüzeysel, duygular eksikti. Hazal, onunla değil, onun varlığının içinde yankılanan sessizlikle mücadele ediyordu. Çünkü baskı her zaman bağırarak gelmezdi. Bazen bir suskunluk, bazen bir “ne gerek var” cümlesi, bazen bir göz devirmeydi. Hazal, bu görünmez baskının içinde kendi sesini arıyordu. Her geçen gün biraz daha içine çekiliyor, ama bir yandan da...

Hatay Depreminin İkinci Yıldönümü: Yıkımın ve Umudun İzleri

  Hatay'da depremin üzerinden iki yıl geçti. Ancak, bu doğal afetin açtığı yaralar hala sarılmayı bekliyor. Depremzedeler, yaşadıkları acıları ve çaresizlikleri unutamıyor. Onların hikayeleri, bizlere dayanışmanın ve insanlığın önemini hatırlatıyor. Depremde evlerini, sevdiklerini kaybeden insanlar, yeni bir hayat kurma çabası içinde. Bu zorlu süreçte, birbirlerine destek olarak ayakta kalmaya çalışıyorlar. Her şeye rağmen umutlarını yitirmeyen depremzedeler, yarınlara daha güçlü bakma arzusu taşıyor. Depremin getirdiği yıkımın ardından, hayatlarını yeniden inşa etmeye çalışan bu insanların sesine kulak vermek ve onların yaşadığı zorlukları anlamak, hepimiz için bir sorumluluk. Bir daha bu acıların yaşanmaması için, toplum olarak bilinçli ve duyarlı olmalıyız. Bu yıldönümünde, depremzedelerin acılarını ve çaresizliklerini unutmamak için bir kez daha hatırlatmak istiyoruz: Yaşananlardan ders çıkararak, gelecekte daha sağlam adımlar atmalıyız. Bu süreçte en önemli şey, dayanışma v...

KAVRAMSAL ÖYKÜLER

  Yaş Sınırı: Genel İzleyici (Tüm yaş grupları için uygundur)   Sevgi Dilek, henüz 1. sınıfa gidiyordu. Sapsarı saçları ve mavi gözleriyle çok sevimliydi. Dilek, okulun açılmasıyla yeni arkadaşlar edinmiş ve okuluna iyice alışmaya başlamıştı. Yeni şeyler öğrenmek onu heyecanlandırıyordu. Okulu çok seviyordu ve arkadaşlarını da çok değerli buluyordu. Ancak en çok arkadaşı Semra'yı seviyordu. Semra'nın babası öğretmen olduğu için başka bir okula tayin olmuştu ve Semra'dan ayrılmak zorunda kaldı. Dilek bu duruma çok üzülmüştü. Ancak annesi durumu kabul etmesi için Dilek'i karşısına alarak durumu izah etti. Annesi, Dilek'in dilediği zaman Semra'yı arayabileceğini söyledi. Dilek bunun üzerine çok sevindi. O günden sonra bütün dikkatini okula vererek yeni şeyler öğrenmeye devam etti. Aradan geçen zaman içinde arkadaşlarını aramayı da ihmal etmedi. Dilek, yeni arkadaşlar edinmeye ve sınıfında daha aktif olmaya devam etti. Semra'yla da sık sık telefonla konuşarak ...