Ana içeriğe atla

Kırılan Ağaç Dalı ve Doğa Bilinci

 

Simge, arkadaşları Hasan ve Cemre ile okul bahçesinde oyun oynuyorlardı. Ancak hava çok rüzgarlıydı ve nöbetçi öğretmenleri onları şiddetle esen rüzgara karşı uyardı. Öğretmenin cümlesini bitirmesiyle birlikte arkadan bir ses duyuldu. Bu ses, rüzgarın etkisiyle ağacın kuruyan dalının düşmesiydi. Şans eseri çocuklar yaralanmamışlardı, ancak biraz korkmuşlardı.

Hasan birden söze karıştı: "Benim babam, kırılan ağaç dalını itinayla keserdi. Hem odun elde ederdi hem de doğanın nimetlerinden en iyi şekilde yararlanırdı. Böylece kimseye zarar gelmezdi." Simge ve Cemre, Hasan'ın sözlerini dikkatle dinlediler ve doğanın korunması gerektiğini anladılar.

Bu olay, çocukların doğaya karşı daha duyarlı olmalarını sağladı. Simge, Hasan ve Cemre, okuldaki diğer arkadaşlarına da doğanın korunması gerektiğini anlatarak bu bilinci yaymaya çalıştılar. Öğretmenleri de bu konuya dikkat çekmek için çevre bilinci ile ilgili projeler düzenledi. Çocuklar, bu projelerde aktif rol alarak doğanın korunması ve çevre bilincinin artırılması için çaba sarf ettiler.

Zamanla çocuklar, çevre bilinci projelerine daha fazla katıldılar ve doğayı koruma konusunda daha fazla bilgi edindiler. Simge, Hasan ve Cemre'nin liderliğinde, okulda ağaç dikme etkinlikleri düzenlendi ve geri dönüşüm kampanyaları başlatıldı. Öğrenciler, doğayı korumanın ne kadar önemli olduğunu öğrenerek, bu bilinci ailelerine ve çevrelerindeki insanlara da yaydılar.

Bu deneyim, çocukların doğaya olan sevgisini ve duyarlılığını artırdı. Simge, Hasan ve Cemre, doğanın korunması için ellerinden geleni yapmaya devam ettiler ve bu konuda örnek oldular.
02.02.2025
Mesime Elif Ünalmış

Sorular ve Cevapları

1. Olayın geçtiği yer neresidir?
   - Olay, okul bahçesinde geçmektedir.
2. Çocukları rüzgara karşı uyaran kimdir?
   - Çocukları rüzgara karşı uyaran nöbetçi öğretmendir.
3. Rüzgarın etkisiyle ne düşmüştür?
   - Rüzgarın etkisiyle ağacın kuruyan dalı düşmüştür.
4. Hasan'ın babası kırılan ağaç dallarını ne yapardı?
   - Hasan'ın babası, kırılan ağaç dallarını itinayla keser ve odun olarak kullanırdı.

  5- Çocuklar doğanın korunması için neler yapmışlardır?
   - Çocuklar, doğanın korunması gerektiğini arkadaşlarına anlatarak bu bilinci yaymaya çalışmışlar ve çevre bilinci projelerinde aktif rol almışlardır.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KIRILMADAN GÜÇLENMEK   5. Bölüm – Sessizden Söze: Duygularla Var Olmak   Hazal sabah kahvesini içerken pencereye baktı. Camın buğusuna parmağıyla bir çizgi çekti, sonra sildi. İçinde bir şeyler birikmişti ama ne olduğunu tam adlandıramıyordu. Annesinin sesi yankılandı zihninde: “Bazı şeyleri içine at, evin huzuru bozulmasın.” Bu cümle yıllardır onunla birlikteydi. Ama artık başka bir yerdeydi. Sessizlik, huzur değil, eksiklik getiriyordu. Duygularını tanımak, ifade etmek, kendini anlatmak istiyordu. Ama bunu nasıl yapacağını hâlâ tam bilmiyordu. Eşiyle olan ilişkisi zamanla bir sessizlik yarışına dönüşmüştü. Konuşmalar yüzeysel, duygular eksikti. Hazal, onunla değil, onun varlığının içinde yankılanan sessizlikle mücadele ediyordu. Çünkü baskı her zaman bağırarak gelmezdi. Bazen bir suskunluk, bazen bir “ne gerek var” cümlesi, bazen bir göz devirmeydi. Hazal, bu görünmez baskının içinde kendi sesini arıyordu. Her geçen gün biraz daha içine çekiliyor, ama bir yandan da...

Hatay Depreminin İkinci Yıldönümü: Yıkımın ve Umudun İzleri

  Hatay'da depremin üzerinden iki yıl geçti. Ancak, bu doğal afetin açtığı yaralar hala sarılmayı bekliyor. Depremzedeler, yaşadıkları acıları ve çaresizlikleri unutamıyor. Onların hikayeleri, bizlere dayanışmanın ve insanlığın önemini hatırlatıyor. Depremde evlerini, sevdiklerini kaybeden insanlar, yeni bir hayat kurma çabası içinde. Bu zorlu süreçte, birbirlerine destek olarak ayakta kalmaya çalışıyorlar. Her şeye rağmen umutlarını yitirmeyen depremzedeler, yarınlara daha güçlü bakma arzusu taşıyor. Depremin getirdiği yıkımın ardından, hayatlarını yeniden inşa etmeye çalışan bu insanların sesine kulak vermek ve onların yaşadığı zorlukları anlamak, hepimiz için bir sorumluluk. Bir daha bu acıların yaşanmaması için, toplum olarak bilinçli ve duyarlı olmalıyız. Bu yıldönümünde, depremzedelerin acılarını ve çaresizliklerini unutmamak için bir kez daha hatırlatmak istiyoruz: Yaşananlardan ders çıkararak, gelecekte daha sağlam adımlar atmalıyız. Bu süreçte en önemli şey, dayanışma v...

KAVRAMSAL ÖYKÜLER

  Yaş Sınırı: Genel İzleyici (Tüm yaş grupları için uygundur)   Sevgi Dilek, henüz 1. sınıfa gidiyordu. Sapsarı saçları ve mavi gözleriyle çok sevimliydi. Dilek, okulun açılmasıyla yeni arkadaşlar edinmiş ve okuluna iyice alışmaya başlamıştı. Yeni şeyler öğrenmek onu heyecanlandırıyordu. Okulu çok seviyordu ve arkadaşlarını da çok değerli buluyordu. Ancak en çok arkadaşı Semra'yı seviyordu. Semra'nın babası öğretmen olduğu için başka bir okula tayin olmuştu ve Semra'dan ayrılmak zorunda kaldı. Dilek bu duruma çok üzülmüştü. Ancak annesi durumu kabul etmesi için Dilek'i karşısına alarak durumu izah etti. Annesi, Dilek'in dilediği zaman Semra'yı arayabileceğini söyledi. Dilek bunun üzerine çok sevindi. O günden sonra bütün dikkatini okula vererek yeni şeyler öğrenmeye devam etti. Aradan geçen zaman içinde arkadaşlarını aramayı da ihmal etmedi. Dilek, yeni arkadaşlar edinmeye ve sınıfında daha aktif olmaya devam etti. Semra'yla da sık sık telefonla konuşarak ...