Ana içeriğe atla

JALENİN BAKLİYAT SERÜVENİ: BAKLA

 

JALENİN BAKLİYAT SERÜVENİ: BAKLA

Jale'nin köy tatilinin son günüydü ve bu zamanı en sevdikleriyle geçirmek istiyordu. Anneannesi, dedesi,  annesi ve Zeynep ile birlikte gün boyu eğlendiler. Jale, çayın yanına pasta ve börek yaparak Zeynep'in annesini de davet etti. Terasta hep birlikte oturdular ve Jale, köyde geçirdiği süre içinde çok mutlu olduğunu Zeynep'e anlattı.

Öğleden sonra, Jale'nin babası arabasıyla onları almaya geldiğinde, ailece güzel bir piknik yapmaya karar verdiler. Piknik sırasında, dedesi baklanın faydalarından bahsetti. Bakla, içerdiği protein, lif, demir, magnezyum, potasyum ve folat ile besleyici bir bakliyattı. Ayrıca, baklanın kalp sağlığını koruduğunu, sindirimi düzenlediğini ve kemik sağlığını desteklediğini anlattı. Ancak, baklanın bazı kişilerde favizm adı verilen bir alerjik reaksiyona yol açabileceği konusunda da uyardı.



Akşama doğru, Jale'nin babası arabasıyla onları almaya geldi. Babasını gören Jale çok mutlu oldu ama köyden ayrılacağı için de biraz hüzünlendi. Dedesi ve anneannesi, onları uğurlarken arkalarından su döktüler ve duygusal anlar yaşadılar.

Şehre geldiklerinde, Jale sürekli köyde neler yaşadığını ve neler öğrendiğini anlattı. Bir sonraki tatilde tekrar köye gitmek istediğini arkadaşlarına ve öğretmenine söyledi. Ayrıca, köyde bakliyatlar hakkında öğrendiği detaylı bilgileri de paylaştı. Öğretmeni ve arkadaşları, Jale'nin köy hayatında edindiği bilgileri hayranlıkla dinlediler.

SORULAR
1. Jale son gününü kimlerle geçirdi?
2. Jale çayın yanına ne yaparak Zeynep'in annesini de davet etti?
3. Akşama doğru Jale'yi kim almaya geldi?
4. Dedesi ve anneannesi Jale ve ailesini uğurlarken ne yaptılar?
5. Jale şehre döndüğünde arkadaşlarına ve öğretmenine ne söyledi?
6. Anneannesi, baklanın hangi faydalarından bahsetti?
7. Baklanın zararları nelerdir?

Cevaplar
1. Jale son gününü anneannesi, annesi ve Zeynep ile geçirdi.
2. Jale çayın yanına pasta ve börek yaparak Zeynep'in annesini de davet etti.
3. Akşama doğru Jale'nin babası arabasıyla onları almaya geldi.
4. Dedesi ve anneannesi Jale ve ailesini uğurlarken arkalarından su döktüler.
5. Jale şehre döndüğünde, bir sonraki tatilde tekrar köye gitmek istediğini arkadaşlarına ve öğretmenine söyledi. Ayrıca bakliyatlar hakkında öğrendiği bilgileri de paylaştı.
6. Anneannesi, baklanın içerdiği protein, lif, demir, magnezyum, potasyum ve folat ile besleyici olduğunu; kalp sağlığını koruduğunu, sindirimi düzenlediğini ve kemik sağlığını desteklediğini anlattı.
7. Baklanın bazı kişilerde favizm adı verilen bir alerjik reaksiyona yol açabileceği zararları vardır.

"Her deneyim, hayatın bir dersidir ve bu dersler, sevgi ve bilgiyle birlikte nesiller boyu aktarılmalıdır."
26.02.2025
Mesime Elif Ünalmış


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KIRILMADAN GÜÇLENMEK   5. Bölüm – Sessizden Söze: Duygularla Var Olmak   Hazal sabah kahvesini içerken pencereye baktı. Camın buğusuna parmağıyla bir çizgi çekti, sonra sildi. İçinde bir şeyler birikmişti ama ne olduğunu tam adlandıramıyordu. Annesinin sesi yankılandı zihninde: “Bazı şeyleri içine at, evin huzuru bozulmasın.” Bu cümle yıllardır onunla birlikteydi. Ama artık başka bir yerdeydi. Sessizlik, huzur değil, eksiklik getiriyordu. Duygularını tanımak, ifade etmek, kendini anlatmak istiyordu. Ama bunu nasıl yapacağını hâlâ tam bilmiyordu. Eşiyle olan ilişkisi zamanla bir sessizlik yarışına dönüşmüştü. Konuşmalar yüzeysel, duygular eksikti. Hazal, onunla değil, onun varlığının içinde yankılanan sessizlikle mücadele ediyordu. Çünkü baskı her zaman bağırarak gelmezdi. Bazen bir suskunluk, bazen bir “ne gerek var” cümlesi, bazen bir göz devirmeydi. Hazal, bu görünmez baskının içinde kendi sesini arıyordu. Her geçen gün biraz daha içine çekiliyor, ama bir yandan da...

Hatay Depreminin İkinci Yıldönümü: Yıkımın ve Umudun İzleri

  Hatay'da depremin üzerinden iki yıl geçti. Ancak, bu doğal afetin açtığı yaralar hala sarılmayı bekliyor. Depremzedeler, yaşadıkları acıları ve çaresizlikleri unutamıyor. Onların hikayeleri, bizlere dayanışmanın ve insanlığın önemini hatırlatıyor. Depremde evlerini, sevdiklerini kaybeden insanlar, yeni bir hayat kurma çabası içinde. Bu zorlu süreçte, birbirlerine destek olarak ayakta kalmaya çalışıyorlar. Her şeye rağmen umutlarını yitirmeyen depremzedeler, yarınlara daha güçlü bakma arzusu taşıyor. Depremin getirdiği yıkımın ardından, hayatlarını yeniden inşa etmeye çalışan bu insanların sesine kulak vermek ve onların yaşadığı zorlukları anlamak, hepimiz için bir sorumluluk. Bir daha bu acıların yaşanmaması için, toplum olarak bilinçli ve duyarlı olmalıyız. Bu yıldönümünde, depremzedelerin acılarını ve çaresizliklerini unutmamak için bir kez daha hatırlatmak istiyoruz: Yaşananlardan ders çıkararak, gelecekte daha sağlam adımlar atmalıyız. Bu süreçte en önemli şey, dayanışma v...

KAVRAMSAL ÖYKÜLER

  Yaş Sınırı: Genel İzleyici (Tüm yaş grupları için uygundur)   Sevgi Dilek, henüz 1. sınıfa gidiyordu. Sapsarı saçları ve mavi gözleriyle çok sevimliydi. Dilek, okulun açılmasıyla yeni arkadaşlar edinmiş ve okuluna iyice alışmaya başlamıştı. Yeni şeyler öğrenmek onu heyecanlandırıyordu. Okulu çok seviyordu ve arkadaşlarını da çok değerli buluyordu. Ancak en çok arkadaşı Semra'yı seviyordu. Semra'nın babası öğretmen olduğu için başka bir okula tayin olmuştu ve Semra'dan ayrılmak zorunda kaldı. Dilek bu duruma çok üzülmüştü. Ancak annesi durumu kabul etmesi için Dilek'i karşısına alarak durumu izah etti. Annesi, Dilek'in dilediği zaman Semra'yı arayabileceğini söyledi. Dilek bunun üzerine çok sevindi. O günden sonra bütün dikkatini okula vererek yeni şeyler öğrenmeye devam etti. Aradan geçen zaman içinde arkadaşlarını aramayı da ihmal etmedi. Dilek, yeni arkadaşlar edinmeye ve sınıfında daha aktif olmaya devam etti. Semra'yla da sık sık telefonla konuşarak ...