Ana içeriğe atla

Kayıtlar

SAFLIĞIN ÖTESİNDE

  SAFLIĞIN ÖTESİNDE İnsani değerlere önem veren bir toplumda yaşamak, Kenan için belki büyük bir şanstı. Çünkü Kenan, akli dengesi yerinde olmayan, saf ve temiz yürekli bir insandı. Rahatsızlığı herkes tarafından biliniyordu ve davranışları artık rahatsızlık yaratmadığı için Kenan özgürce dolaşabiliyordu. Kenan, yoksul bir ailenin çocuklarından biriydi. Tüm saflığıyla toplumda varlığını sürdürüyordu ve yaşam tarzı ile kimseye rahatsızlık vermiyordu. Bu saf delikanlının her yerde bir açık kapısı vardı. Çünkü onun masumiyetini herkes çok seviyordu. Ancak Kenan’ın kıyafetlere karşı bir tahammülsüzlüğü vardı. Kışın ortasında dahi ince bir tişört ve pijamayla çetin hava koşullarıyla baş ediyordu. O, bir çocuk gibi bakıma muhtaç yaşıyordu. Kapalı ortamları sevmezdi. Sürekli geziyor, sık sık çarşıya gidiyordu. Birçok esnafı ziyaret ederek, aklınca onlara yardım ediyordu. İstediği lokantaya girer, karnını doyurup çıkardı. Para ödeme derdi yoktu. Bu güzel insanın, açık bir kredisi vardı. ...

GERİ DÖNÜŞÜME ÖNEM VER, ÇEVREYİ KORU

  GERİ DÖNÜŞÜME ÖNEM VER, ÇEVREYİ KORU Bir gün okulda Nazife öğretmen, çevre kirliliği ve doğayı koruma ile ilgili öğrencilerden hikaye yazmalarını istedi. Arda ve arkadaşları, bu konu ile ilgili öyküler yazmak için kendi aralarında konuşurlarken, Arda okulun bahçesine gelişigüzel atılan çöpleri fark etti ve arkadaşlarına, "Hep birlikte bu çöpleri toplayarak doğamızı korumaya başlayabiliriz," dedi. Eda, Eylül, Miray, Miraç ve diğerleri, Arda'nın bu fikrine katılarak okulun bahçesini temizlemeye başladılar. Arda, arkadaşlarını yeniden toplayarak ikinci bir öneri sundu: "Çöpler sadece okul bahçesinde değil, her yerde. Bu yüzden bir grup kuralım ve haftanın iki günü okulumuzun çevresindeki çöpleri toplayalım. Öğretmenimize de bu fikirden bahsedelim." Arkadaşları bu fikri de desteklediler ve Nazife öğretmenlerine planlarını anlattılar. Öğretmenleri, Arda ve arkadaşlarının bu girişimlerini takdir ederek onlara destek verdi. Arda, daha büyük bir etki yaratmak adına...

TEMBEL OĞLANIN DÖNÜŞÜMÜ

  TEMBEL OĞLANIN DÖNÜŞÜMÜ Bir varmış bir yokmuş, çok eski zamanların birinde, yaşlı bir değirmenci ve hanımı yaşarmış. Değirmenci oldukça yoksul ama çok iyi kalpli biriymiş. Bu değirmencinin bir de yakışıklı fakat tembel bir oğlu varmış. Değirmenci ve karısı onun tembelliğinden çok rahatsızlık duysalar da bunu ona hissettirmemişler. Bir süre sonra herkes tarafından tembel olarak anılmaya başlamış. Oğlan bu söylemlerden çok rahatsız olduğu için bir karar alarak evi terk edeceğini, kendine bir hayat kuracağını ve artık kimseye yük olmak istemediğini söylemiş. Değirmenci ve karısı üzülmüş gibi yapsa da aslında içten içe seviniyorlarmış. Değirmenci, oğluna yolda yemesi için ona çok güzel ekmekler ve çeşitli süt ürünleri koymuş. Oğlan, anne ve babasından helallik istedikten sonra yola koyulmuş. Az gitmiş uz gitmiş, dere tepe düz gitmiş. Oğlanın yürümeye mecali kalmamış. Kendi kendine "Şu güzel ağacın altında biraz dinlenip azığımı yiyeyim," demiş. Oğlan bohçasını yere koyarak ke...

Mor Işıkların Çağrısı. (Şiir Denemesi)

  Mor Işıkların Çağrısı Ey karanlık, aç mor ışıklarını  Düştüm yola, geliyorum.  Zifiri karanlıkta beyazı arıyorum.  Bir yanım siyah, diğer yarımı arıyorum.  Duygular tutuklu, yer ise eksik.  Gökyüzü nerede, bulamıyorum.  Korku sarmış her yeri.  Güneş de küsmüş ahali. Sen açmazsan mor ışıklarını  Kapatırım sana gözlerimi.  Beyaz bulur elbet beni.  Yeşil de küsmesin, dönsün geri. Mor ışıklar öpüyor karanlığı,  Sonunda beyaz da görünüyor.  Bir iki adım sonra beyaz siyaha,  Siyah beyaza karışıyor.  Gülümsüyor güneş oradan.  Yeşil de veriyor selamı oradan. Ortalık curcuna,  Çocuklar dans ediyor.  Kelebekler gökyüzünde  Son kozunu oynuyor. Güneş gülümseyince oradan,  Tüm canlılar hareketleniyor.  Mor ışıklar öpsün hep karanlığı,  Aydınlık hep siyahla yarışsın,  Alsın intikamını.  Dengesini bozmayın bu dünyanın.  Kötülükle olmuyor, inanın....

ZAMLARLA ÇİZİLEN HAYATLAR

  ZAMLARLA ÇİZİLEN HAYATLAR Akşam yemeği yemek için masaya oturduk. Ana haber bülteni spikeri, arka arkaya yapılan zamları sıraladı. Hemen ardından, sokak röportajında vatandaşa uzatılan mikrofon, insanların sabrını zorlayan ekonomik kriz, vatandaşı çileden çıkarmıştı. Çalışan da, çalışmayan da, isyan etme noktasına gelmişti. Birbirini izleyen iç karartıcı haberler canımı sıkmıştı. Her gün daha da kötüye gideceğimizin bilincinde süreci izliyorduk. Sabah uyandıktan ve evdeki rutin işleri yaptıktan sonra markete gittim. Rafların çoğu boştu. İnsanlar kıtlık var söylentilerini dikkate alarak, marketteki raflara hücum etmişlerdi. Ben rafların arasında dolaşırken, anne baba ve çocuk meyve reyonunu izliyordu. Çocuk, “Anne bundan, bir de bundan istiyorum,” diyerek parmağıyla işaret ediyordu. Anne-baba küçük kızı kıramadılar. Poşetin içine iki elma, iki portakal, bir de muz koydular. Anne ve baba meyve yiyemezdi. Çocuk ise belki bir ay sonra iki elma, iki portakal, bir de muz alabilirdi. ...

" Pulsuz Mektup"

  " Pulsuz Mektup" Bir yıldız kaydı yüreğimin en derinlerinden. Gökyüzüne doğru yürürken o, yüreğimde derin bir sızı bırakmıştı. Tarifsiz bir acıydı hissettiğim. Dinmeyen gözlerimden akan sevgi tomurcuklarının, her damlasında ayrı bir anlam vardı. Kolay mıydı? Hayal kurmayı, her koşulda ayakta durmayı, yaşamın en olumlu yanlarını görmeyi öğreten birinden ayrılmak. Hele de hayalini kurduğun her şeyi küçük bir köyde yaşayarak, hayatın bütün varyantlarının bu köyün ekseninde döndüğünü düşünen bir çocuğun yüreğinde derin izler bıraktın. Küçük bir köyde yaşayan çocukların eğlence kaynağıydın. Benle beraber ağlayan çocuklar da hâlâ masalcı amcalarını arıyorlar. Her birinin yüzünde seni anımsadıkları zaman acı bir gülüş beliriyor. Kaybetmişlik çok acıydı. Masalcı amcasını sonsuzluğa yolcu eden çocuklar, beraberinde umudu da yitirmişlerdi. Canım amcam, sen orada iyi misin? Bize, insanlar öldüğünde yıldız olup gökyüzüne yükselir diyordun. Yıldızlar ne kadar da parlıyordu ve biz ne ç...

MEYVELERİN DÜNYASI EJDER MEYVESİ

  EJDER MEYVESİ Merhaba Eylül, - Merhaba Ejder Meyvesi, nasılsın? İyi misin? - Sevgili Eylül, seni gördüm, biraz daha iyi oldum. Burada en çok merak ettiğim meyvelerden birisin. Ejder Meyvesi, nasıl faydaların olduğunu bilmiyorum ama baştan söyleyeyim, seni çok merak ediyorum. İsmini ilk duyduğumda çok heyecanlandım. Seni özellikle çok merak edince Muz bu konuda bana biraz darıldı, ama ne yapayım, seni görünce biraz heyecanlandım. - Tamam Eylül  O halde önce faydalarımdan bahsedeyim. Şunu belirtmeden geçemeyeceğim, en merak ettiğim  tropikal meyvelerden birisin. Herkes senin egzotik görüntünü konuşuyor, tabii tadını da , teşekkur ederim. Hazır arkamda kimse yokken sana rahat rahat faydalarımdan bahsedeyim. Öncelikle, C vitamini deposuyum. Bağışıklık sistemini güçlendiririm ve vücudu hastalıklara karşı korurum. Lifli yapım sayesinde sindirimi kolaylaştırırım ve kabızlığı önlerim. Ayrıca, içerdiğim antioksidanlar sayesinde cildin genç ve sağlıklı kalmasına yardımcı olu...

MEYVELERİN DÜNYASINDA -- Eylül Uyanıyor --

  Eylül Uyanıyor -- Anne : Canım prensesim, çok güzel uyuyordun, seni kaldırmaya kıyamadım. Sana güzel bir meyve tabağı hazırladım ama önce kahvaltını yapmalısın. Eylül : Anne, ben çok güzel bir rüya gördüm. Rüyamda meyvelerin dünyasına gittim. Çok güzel bir kapı açıldı ve içeri girdim. Her taraf yemyeşildi ve etrafımda çok güzel meyveler vardı. Beni görmek için sıraya girmişlerdi. Anne : Meyveler seninle tanışmak için sıraya mı girdi? Orada meyveler konuşuyor muydu? Eylül : Evet, anne. Uyanmadan önce sen bana çok abur cubur yiyorsun demiştin ya, bu aklıma takıldı. Senin ne demek istediğini anlamaya çalıştım. Sırada bekleyen meyveler benim merakımı gidermek istediler ve bana faydalarını anlatmaya başladılar. Rüyamda elma bile itiraz etmişti. Anne : Hangi konuda itiraz etmişti? Eylül : O faydalarından bahsedince diğer meyveler onun sözünü bölüyorlardı. Sıranın onlara gelemeyeceğinden korkuyorlardı. Anne : Hımm! Eylül : Elma  o kadar çok şey anlattı ki, hangi birini hatı...

MEYVELERİN DÜNYASI PORTAKAL

  Merhaba Eylül, - Merhaba Portakal, nasılsın? İyi misin? - Sevgili Eylül,  sana yetistiğim için şimdi çok iyiyim. Sabırlı bir meyveyim. Bu yüzden arkadaşlarıma öncelik verdim. Bir çok yerde yetiştirildiğim için her çocuğa kolaylıkla ulaşırım. Bu yüzden en son seninle konuşmak istedim. Ama arkadaşlarım Eylül uyanabilir deyince, biraz telaşlandım ve koşmaya başladım.  Sana önce geldiğim  topraklardan bahsedeğim. anavatanım olan Güneydoğu Asya'dır, ancak dünyanın dört bir yanına yayıldım. Özellikle Akdeniz bölgelerinde çok seviliyorum. Meyve bahçelerinde bolca bulunurum ve her zaman taze ve lezzetliyim. - Bu çok ilginç sevgili Portakal, tazeliğini koruman çok güzel. Peki, nasıl faydaların var? Anlatmak ister misin? - Tabii ki, Eylül. Faydalarımdan bahsederek hem seni hem de kendimi biraz neşelendireyim. Öncelikle, C vitamini deposuyum. Bağışıklık sistemini güçlendiririm ve soğuk algınlığına karşı koruyucu etkilerim vardır. İçerdiğim antioksidanlar sayesinde vücudu...

MEYVELERİN DÜNYASI ÇİLEK 🍓

  ÇİLEK 🍓 Merhaba Eylül, - Merhaba Çilek, nasılsın? İyi misin? - Sevgili Çilek, seni gördüm, çok daha iyi oldum. Burada en çok merak ettiğim meyvelerden birisin. Çilek, nasıl faydaların olduğunu bilmiyorum ama baştan söyleyeyim, seni çok seviyorum. Armut bu konuda bana biraz darıldı, ama ne yapayım, seni görünce biraz heyecanlandım. - Tamam  Eylül O halde önce faydalarımdan bahsedeyim. Şunu belirtmeden geçemeyeceğim, en sevdiğim yanım mis kokulu meyvelerden biri olmam. Herkes benim mis kokunu çok seviyor, tabii görünüşümü de çok severler. O halde, hazır arkamda kimse yokken sana rahat rahat faydalarımdan bahsedeyim. Öncelikle, insan vücudundaki kanı temizleme özelliğim var. Tanıdığın gergin insanlar varsa, benden bahsedebilirsin. Çünkü sakinleştirici bir etkiye sahibim. Diş etlerini güçlendiririm. Şey, konuşurken fark ettim, sanırım senin de diş etlerinde sorun var, beni rahatlıkla tüketebilirsin. - Evet, meyvelerinizin yanı sıra abur cubur da seviyorum, özellikle çikol...

MEYVELERİN DÜNYASI AYVA

  AYVA Merhaba sevgili Eylül, Ben Ayva. Şeftali biraz utangaç olduğumu söylemiş, ve evet, biraz utangaç olduğumu kabul edebilirim. Seni görünce heyecanlandım, ama benden utanmana gerek yok. Benimle rahatça konuşabilirsin. Şimdi sana faydalarımdan bahsedeyim. Öncelikle, zayıflamaya yardımcı olurum. Beni yiyen kolay kolay acıkmaz, çünkü mideyi tok tutarım. Virüslere karşı koruyucu bir kalkan görevi yaparım ve saç uzamasına yardımcı olurum. Senin uzun saçları sevdiğini duydum ve bu durumu sana hemen anlatmak istedim. Prensesler gibi saçlarının uzamasını istiyorsan, beni yemelisin. Ben de birçok arkadaşım gibi cilt güzelliğine katkıda bulunurum. Çekirdeklerime çok az su ekleyerek kremsi bir jel elde edebilir ve bu jeli yüzüne sürerek cildinin güzelleşmesini sağlayabilirsin. Ancak bu söylediğim yetişkinler için geçerli ve her cilde uyum sağlamayabilir. Bu yüzden dikkatli olunmalıdır kullanırken. Ah, kusura bakma Eylül, seni pek ilgilendirmeyen bir ayrıntıdan bahsettim. Eylül gülüms...

MEYVELERİN DÜNYASI ŞEFTALİ

  ŞEFTALİ Merhaba Eylül, Ben Şeftali. Çocuklar beni çok severler, ancak bazı akrabalarım tüylüdür ve bu yüzden birçok insan tüylerimden rahatsız olur. Tadım çok güzeldir, ancak tüylerimden rahatsız olanlar beni soyarak da yiyebilir. Ama unutma, meyveleri iyice yıkadıktan sonra kabukları ile tüketmek çok daha sağlıklıdır. Faydalarımı saymakla bitiremem. Arkadaşlarım benim için "burnu havada" derler, ama aslında hiç de öyle değilim. Senin kafanı daha fazla şişirmeden faydalarımdan bahsetsem iyi olur. Sırada bekleyen arkadaşım Ayva beni güldürüp duruyor. Biraz utangaçtır ama seninle tanışmak için can atıyor. Neyse, sözü daha fazla uzatmadan faydalarımı anlatayım. Özellikle bağırsak sağlığına iyi gelirim. Muz gibi elma gibi birçok arkadaşım gibi ben de tam bir kalp dostuyum. Kilo vermeye yardımcı olurum. Cilde faydalı olduğum için birçok kozmetik ürünlerinde kullanılıyorum. Ayrıca vücuttaki demir düzeyini ayarlamada üstüme yoktur. Ancak, zararlarım da var tabii. Aşırı tüket...

MEYVELERİN DÜNYASI Muz

  Muz Merhaba Eylül, Bekle bekle, sıkıldım nihayet bana sıra geldi. Eylül, burada olmak çok güzel, hepinizi tanımak istiyorum. O halde başlayalım! Herkes gibi ben de önce faydalarımdan bahsetmek istiyorum. Öncelikle, ben bol miktarda potasyum içeririm. Kansere karşı koruyucu etkilerim var ve kalbi korurum. Bu yönümle biraz elmaya benzerim. Nerede kalmıştık? Tamam, hatırladım. Ben kan şekerini dengelerim, sindirim sistemini desteklerim, hafızayı güçlendiririm ve ayrıca enerji veririm. Seni çok seviyorum. Sevgili Eylül, seni bu kadar yakından tanımak çok güzel. Bunu duyduğuma sevindim. Ancak, fazla tüketildiğimde içerdiğim fazla potasyum nedeniyle düzensiz kalp atışına, kas güçsüzlüğüne ve geçici felce neden olabilirim. Beni yerken dikkatli olmayı unutma. Tabii daha sayamadığım çeşitli faydalarım var, ama benim biraz acelem var. Sırada şeftali var. Sorun çıkartmadan gitsem iyi olur. Kendine iyi bak, Eylül. Hoşça kal, sevgili Eylül. Sevgilerle, Muz 07.02.2025 Mesime Elif Ünalm...

MEYVELERİN DÜNYASI HAVUÇ

  Eylül bir gün çok hasta olmuştu. Annesi onun iyi beslenmesi için güzel bir meyve tabağı hazırlamıştı. Eylül meyve yemeyi seviyordu, ancak marketlerde satılan abur cuburları ve tatlı şeyleri de çok tüketiyordu. Annesi Eylül'e: - "Meyvelerin sihirli gücünü bilseydin, böyle şeyler pek yemezdin," demişti. Eylül, çok hasta olduğu için konuşmaya dermanı yoktu. Aklına annesinin söyledikleri takılmıştı. Meyvelerin sihirli dünyasını merak etmiş ve bir süre sonra uykuya dalmıştı. Rüyasında gördüğü şeylere inanamamış ve çok şaşırmıştı. Eylül'ü birbirinden güzel meyveler karşılamıştı. Cenneti andıran bu güzel bahçede birbirinden güzel meyve ağaçları, Eylül’ü görmek için adeta sabırsızlanıyorlardı. Eylül’ü abur cuburlardan uzaklaştırarak çeşitli meyvelerden yemesi için onu ikna etmeye çalışmışlardı. Birinci sırayı havuç almıştı. Eylül'ün kendisini sevmesi için onu ikna etmeye çalışmıştı. - "Gülümseyerek Eylül'e faydalarından bahsetmek istiyorum," demişti h...

MEYVELERİN DÜNYASI ELMA

  ELMA Nihayet sırayı bana verdin sevgili havuç. Eylül birazdan uyanacak, zaman kalmadı. Nasıl anlatayım faydalarımı, o kadar çok faydam var ki, anlat anlat bitmez. Özellikle çok sevildiğimi anlatmam gerek. Her yerde çok rahat yetiştiğim için, bütün insanlar bana kolaylıkla ulaşır. Öyle burnu havada bir meyve değilim ben. Yediden yetmişe herkes beni çok sever. - "Aaaa! Uzatma artık elma arkadaşım. Senin çenenden bize sıra gelmeyecek. Bir de havuç arkadaşımıza kızıyordun, şimdi aynı şeyi sen yapıyorsun. Madem anlatacak çok şeyin var, biraz acele et," dedi şeftali. Eylül, gülümseyerek elmayı pür dikkat dinlemek istediğini söyledi. - "Aslında ben övünmek gibi olmasın ama, hemen hemen her çocuğa ulaşabiliyorum," dedi elma. Eylül, elmanın ne demek istediğini anlayamamıştı. - "Sevgili elma, ne demek istediğini pek anlayamadım?" dedi. Elma gururla: - "Ben her yerde yetiştiğim için insanlar beni çok uygun fiyata alabilirler. Çocukların en iyi dostuyum...

Hatay Depreminin İkinci Yıldönümü: Yıkımın ve Umudun İzleri

  Hatay'da depremin üzerinden iki yıl geçti. Ancak, bu doğal afetin açtığı yaralar hala sarılmayı bekliyor. Depremzedeler, yaşadıkları acıları ve çaresizlikleri unutamıyor. Onların hikayeleri, bizlere dayanışmanın ve insanlığın önemini hatırlatıyor. Depremde evlerini, sevdiklerini kaybeden insanlar, yeni bir hayat kurma çabası içinde. Bu zorlu süreçte, birbirlerine destek olarak ayakta kalmaya çalışıyorlar. Her şeye rağmen umutlarını yitirmeyen depremzedeler, yarınlara daha güçlü bakma arzusu taşıyor. Depremin getirdiği yıkımın ardından, hayatlarını yeniden inşa etmeye çalışan bu insanların sesine kulak vermek ve onların yaşadığı zorlukları anlamak, hepimiz için bir sorumluluk. Bir daha bu acıların yaşanmaması için, toplum olarak bilinçli ve duyarlı olmalıyız. Bu yıldönümünde, depremzedelerin acılarını ve çaresizliklerini unutmamak için bir kez daha hatırlatmak istiyoruz: Yaşananlardan ders çıkararak, gelecekte daha sağlam adımlar atmalıyız. Bu süreçte en önemli şey, dayanışma v...

MEYVELERİN DÜNYASI LİMON

  MEYVELERİN DÜNYASI LİMON Evet, şimdi sıra limonda. Bakalım limon Eylül'e neler söyleyecek. Limon, önce şöyle bir etrafında döndü. Altın sarısı rengi ile Eylül'ü etkilemeye çalıştı. Tam konuşmaya başlayacakken, sırada bekleyen muz tepki gösterdi. - "Anlatacaksan anlat artık, yoksa sıranı alırım," dedi muz Limon,  muz arkadaşını fazla kızdırmadan anlatmaya başladı: - "Sevgili Eylül, öncelikle herkes beni sebze olarak bilir. Ama aslında ben bir meyveyim. Herkes tarafından çok sevilirim," dedi. Muz ona biraz burun bükerek mırıldandı: - "Ben senden daha çok seviliyorum." Limon, muzun söze karışmasına sinirlendi. Eylül: - "Limon seni dinliyorum. Hadi anlat, çok hastayım biliyorsun," dedi. Limon özür dileyerek anlatmaya devam etti: - "Öncelikle sana bazı faydalarımdan bahsedeyim. Kalbe iyi gelirim, böbrek taşlarını düşürmek için ilk bana başvururlar, eklem ağrıları için de çok faydalıyım. Sindirime yardımcı olurum çünkü limon...

Köpek Ailesi ve Kedi Dostları

  🧒 Yaş Sınırı: 13+ (Duygusal yoğunluk ve toplumsal mesajlar nedeniyle orta yaş grubu için daha uygundur) Köpek Ailesi ve Kedi Dostları Kıtır, ailesini her daim bir arada tutan ve onlara kol kanat geren bir anne köpektir. Baba Kral ise zor bulduğu yiyecekleri ailesiyle paylaşmak için gün boyu yollarda, parklarda ve çöp konteynerlarında yiyecek arayışına girerdi. Zira Kıtır, daha önce yaşadığı bir olaydan ötürü her iki gözünü kaybetmişti ve yuvasında yapabileceği tek şey yavrularına bakmak ve onları korumaktı. İnsanların gelişi güzel çöp konteynerlarına attıkları cam kırıkları Kıtır'ın gözüne batmış, diğer gözü ise enfeksiyondan dolayı kör olmuştu. Bu olay Kıtır'ın sevgisini gölge düşürse de, Kıtır dost canlısı bir köpekti. Onu her koşulda seven Kral, her daim onun yanında olmuş ve bütün ihtiyaçlarını karşılamıştı. Kıtır ise Kral eve geldiğinde onun rahat etmesi için elinden geleni yapardı ve nasıl yiyeceklere ulaşabileceğini öğretirdi. Bir gün köpek dostu bir çocuk, birbiri...

Ağaç Dikmenin Önemi

  Ağaç Dikmenin Önemi Arif öğretmen bir gün küçük afacanları toplayarak önemli bir duyuru yapacağını söyledi. Minik afacanlar merakla öğretmenlerini dinlediler. Arif öğretmen büyük bir heyecanla anlatmaya başladı: "Çocuklar, bugün sizlere çok önemli bir görev vereceğim," dedi. Buse hemen atılarak, "Ne görevi vereceksiniz öğretmenim?" diye sordu. "Bugün hep beraber okuldan ağaç dikeceğiz," dedi Arif öğretmen. Çocuklar bu göreve bayıldılar. Ahmet, "Öğretmenim, ben daha önce babamla ağaç dikmiştim," dedi. Arif öğretmen gülümseyerek, "Aferin Ahmet, o halde sen benim yardımcım ol," dedi. Ahmet gururla öğretmenin yanında yer aldı. Arif öğretmenin gözetiminde okulun bahçesine ağaç fidanları dikilecekti. Herkese görevler verildi: Kimisi kiraz ağacı, kimisi erik ağacı, kimisi de kayısı ağacı dikecekti. Bir hafta sonra fidanlar alındı ve Ahmet'in de yardımıyla ağaçlar dikildi. Okul müdürü, ağaç dikimine sevinmişti; ancak meyve ağaçların...

Kırılan Ağaç Dalı ve Doğa Bilinci

  Simge, arkadaşları Hasan ve Cemre ile okul bahçesinde oyun oynuyorlardı. Ancak hava çok rüzgarlıydı ve nöbetçi öğretmenleri onları şiddetle esen rüzgara karşı uyardı. Öğretmenin cümlesini bitirmesiyle birlikte arkadan bir ses duyuldu. Bu ses, rüzgarın etkisiyle ağacın kuruyan dalının düşmesiydi. Şans eseri çocuklar yaralanmamışlardı, ancak biraz korkmuşlardı. Hasan birden söze karıştı: "Benim babam, kırılan ağaç dalını itinayla keserdi. Hem odun elde ederdi hem de doğanın nimetlerinden en iyi şekilde yararlanırdı. Böylece kimseye zarar gelmezdi." Simge ve Cemre, Hasan'ın sözlerini dikkatle dinlediler ve doğanın korunması gerektiğini anladılar. Bu olay, çocukların doğaya karşı daha duyarlı olmalarını sağladı. Simge, Hasan ve Cemre, okuldaki diğer arkadaşlarına da doğanın korunması gerektiğini anlatarak bu bilinci yaymaya çalıştılar. Öğretmenleri de bu konuya dikkat çekmek için çevre bilinci ile ilgili projeler düzenledi. Çocuklar, bu projelerde aktif rol alarak doğanın...

Okulda Temizlik ve Çevre Bilinci

  Yaren, henüz 2. sınıfa gidiyordu. Bir gün öğretmeni, dinlenme dersinde onları okul bahçesine çıkardı ve kağıt, içecek kutuları ve çeşitli çöpleri toplamalarını istedi. Yaren, "Biz neden topluyoruz öğretmenim?" diye itiraz etti. Öğretmeni eğilerek Yaren'in gözlerine bakarak şöyle konuştu: "Yarenciğim, biz eskiden okul ve sınıf temizliğini birlikte yapardık. Bu, bizim çevre temizliği konusunda daha duyarlı olmamızı sağladı. Hayat bilgisi dersinde çevre bilinci konusunda işlediğimiz konuyu daha iyi anlamanız için bu görevi uygun buldum. Ayrıca, temizlik yapan çalışanlara karşı saygılı olmayı ve çevre bilincinin gelişmesini sağlamak için bugün okulumuzun bahçesini biz temizleyeceğiz." Öğretmenin bu açıklaması Yaren'in çok hoşuna gitti ve arkadaşlarıyla birlikte temizlik yapmaya başladılar. Yaren, çöpleri toplarken fark etti ki, okul bahçesinde çevreye karşı duyarlılığı artıracak çok fazla atık vardı. Arkadaşlarıyla birlikte yoğun bir şekilde çalışarak bahçeyi...

Misafirperverliğin Gücü

🧒 Yaş Sınırı: Genel İzleyici (Tüm yaş grupları için uygundur) Misafirperverliğin Gücü Anıl, büyük şehirde doğmuştu ve daha önce oturduğu şehirden hiç ayrılmamıştı. Bir gün tatilde dedesinin köyüne gitmeye karar verdiler. Annesi, yolda Anıl'a köyde nasıl bir yaşam olduğunu anlatıyordu. Anıl, köydeki hayatın farklılıklarını anlamaya çalışıyordu. Köye vardıklarında, dedesi ve anneannesi onları kapıda karşıladı. Dedesi, onlar için birbirinden lezzetli yemekler hazırlatmıştı. Anneannesi daha çok yöresel yemekler yapmıştı. Ellerini yıkadıktan sonra sofraya oturdular. Anıl, hazırlanan bu sofra karşısında şaşkına döndü ve annesine dönerek, "Anne, anneannem ne kadar çok yemek yapmış," dedi. Dedesi söze karıştı: "Neden şaşırdın oğlum? Bir misafir geldiğinde güzel bir sofra hazırlanır, misafirin yatacağı yataklar değiştirilir ve nerede rahat edecekse orada oturtulur. Misafir her zaman başımızın tacıdır." Anıl, dedesinin bu sözlerinden etkilenerek annesine dönüp, "A...

DEĞERLİ TAŞLAR

  Eylül, çok akıllı ve başarılı bir çocuktu; ancak ellerini yıkamaktan pek hoşlanmıyordu. Bir gün Eylül ve arkadaşları Cemre, Miray, Ayaz, Arda ve Yiğit, okul bahçesinde küçük şekilli taşlar toplamaya başladılar. Topladıkları taşları kalemliklerine ya da çantalarına koydular. Eylül, çantasının çok ağır olduğunu fark edince annesi Sema Hanım'a gösterdi. Sema Hanım çantanın içine baktığında, gelişigüzel atılmış kalemler ve içi taşla dolu bir kalemlik gördü. Gülümsedi çünkü Eylül'ün taşlara olan merakını biliyordu. Sema Hanım, taşları bir poşetin içine koydu ve Eylül'ün çantasını temizledi. Daha sonra Eylül'e bu taşların güzel göründüğünü, ancak değerli olmadıklarını anlattı. Eylül, taşlarla oyun oynayabileceğini söyledi; ancak onları satma planı suya düşmüştü. Sema Hanım, evde bu taşlarla farklı şeyler yapabileceklerini söyledi ve poşet dolusu taşları saksının etrafına dizerek güzel bir görünüm kazandırdı. Eylül de güzel bir çiçek saksısına kavuştuğu için mutlu olmuştu. ...